Son Dakika
İnşa

Bağdat'ta Egemenlik Günü: Direniş silahlarını koruyacağını açıkladı

30 Eylül 2026 18:13 Bu sayfayı yazdır

Bağdat'ta ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun Irak'taki askeri misyonunun sona ermesi dolayısıyla düzenlenen Egemenlik Günü etkinliklerinde, İslami Direniş'in silahlarını koruyacağını açıklaması ile devlet dışındaki silahlanmanın ele alınması ve devlet otoritesinin güçlendirilmesi çağrıları öne çıktı.

Bağdat'ta Egemenlik Günü: Direniş silahlarını koruyacağını açıkladı
Bağdat'ta Egemenlik Günü: Direniş silahlarını koruyacağını açıkladı YDH
Yazı boyutu
100%
3 dk okuma

YDH ― Irak'ın başkenti Bağdat'ta, Filistin Meydanı'nda halkın ve çeşitli grupların katıldığı bir festivalin yanı sıra "Egemenlik Günü ve uluslararası ve Amerikan savaş güçlerinin ülkeden çekilmesi" dolayısıyla resmi bir tören düzenlendi.

Etkinliklerde Irak'ın egemenliği, ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun askeri misyonunun sona ermesi ve ülkedeki silahların geleceği öne çıktı.

İslami Direniş sözcüsü Cafer el-Hüseyni, direnişin herhangi bir hükümet veya siyasi parti tarafından belirlenen takvime ya da yapılan anlaşmaya bağlı olmadığını söyledi. El-Hüseyni, "Silahlarımız bizim elimizde bir emanet olarak kalacak" dedi. 

El-Hüseyni, Irak direnişinin dört fraksiyon tarafından temsil edildiğini ve bu güçlerin işgalcilere karşı silahlandığını söyledi.

Direnişin Amerikan işgalinin yükünü taşıyan güç olduğunu belirten el-Hüseyni, “Amerikan ordusunun 2011'de yenilgiye uğramaktan başka seçeneği yoktu. Böylece Irak ilk zaferini elde edebildi. Ardından Amerikan güçleri terörizmle mücadele bahanesiyle Irak'a geri döndü” dedi. 

İslami Direniş sözcüsü, çatışmanın farklı aşamalarına da değindi. Tekfirci tehdidin ortaya çıkmasıyla Irak İslami Direnişi mensuplarının, başkent Bağdat'ı neredeyse yerle bir eden tekfirci dalgaya karşı koymak için harekete geçtiğini söyledi.

El-Hüseyni, yüce dini otoritenin fetvasının yayımlanmasının ardından direniş gruplarının rolünün, gönüllülerin en büyük bölümünü eğitmek ve böylece fetvanın başarıya ulaşmasını sağlamak olduğunu belirtti.

Amerikan güçlerine karşı direniş vurgusu

El-Hüseyni, Amerikan güçlerinin terörizmle mücadele bahanesiyle Irak'a geri döndüğünü söyledi. Direnişin de bu ikinci Amerikan işgaline karşı koymak için silahlarını geliştirdiğini belirtti.

Sözcü, Amerikan işgalinin Gazze'ye destek savaşı sırasında Halk Seferberlik Güçleri'nin mevzilerini hedef almasını ve İran'a yönelik saldırılarını bu sürece örnek gösterdi.

Ulusal Bilgelik Hareketi Başkanı Ammar el-Hakim ise Irak'ın güçlü kalması için hayatlarını feda eden şehitleri andı. El-Hakim, dini otoritenin Irak halkını tüm çeşitliliği içinde bir arada tutmadaki rolünü vurguladı.

Egemenliğin sınırları korumak ve bağımsız karar alma mekanizmasını sürdürmek için her gün yerine getirilmesi gereken bir sorumluluk olduğunu söyleyen el-Hakim, savaş ve barış kararının devlet kurumlarının elinde olmasıyla egemenliğin tamamlanacağını belirtti.

El-Hakim, uluslararası IŞİD karşıtı koalisyonun misyonunun sona ermesinin, terörizmle mücadele ve örgütün geri dönüşünü önleme sorumluluğunu daha da artırdığını söyledi. Fedakarlıklarla kazanılan zaferin etkili yönetim ve vatandaşlarla devlet kurumları arasındaki yakın işbirliğiyle korunacağını vurguladı.

El-Hakim, Irak halkının birliğinin ve çeşitliliğinin ülkenin egemenliğinin gerçek dayanağı ve refahının kaynağı olduğunu söyledi.

"Farklı görüşlere sahip olmak hakkımızdır, ancak devleti ve anayasayı korumak ve iç barışı muhafaza etmek konusunda hemfikir olmak görevimizdir" dedi.

Devlet dışındaki silahlanmaya diyalog çağrısı

Silahların yönetimi konusunda da konuşan el-Hakim, Irak'ı savunanların kanını korumak için devlet çerçevesi dışında kalan silahlanma meselesinin ciddiyetle ele alınması ve diyalog yoluyla çözülmesi çağrısında bulundu.

El-Hakim, ülkeyi koruma görevinin bir hesaplaşma alanına ya da başkalarını tehdit etmenin başlangıç noktasına dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.

Bölgenin güvenliğinin Irak'ın güvenliği olduğunu, bölge ülkelerinin güvenliğinin de Irak'ın çıkarlarının bir parçası sayıldığını belirten el-Hakim, egemenliğin ekonomik alana da taşınması çağrısında bulundu.

El-Hakim, Irak'ın tüketim bağımlılığından kurtulması gerektiğini söyledi. Egemenliğin, dürüst kurumlar ve vatandaşın egemenlik gururunu hissedebileceği bir performans ortaya koyan üretken bir ekonomiyle korunacağını vurguladı.

Anayasa ve silah mesajı

Irak Başbakanı Ali Zeydi de konuşmasında terörizmin yenilgisini andı ve anayasanın koruyucu şemsiyesinin önemini vurguladı. Zeydi, "Bugün, teröristler tarafından kirletilen topraklarını ve şehirlerini savunan halkımızın görüntüsünü hatırlıyoruz" dedi.

Zeydi, terörle mücadele yıllarında koordinasyonun merkezinde yer alan Ortak Operasyonlar Komutanlığı'nın rolünü övdü. Terörle mücadeleye katılımları nedeniyle uluslararası koalisyonun tüm taraflarına teşekkür etti.

Irak Başbakanı, konuşmasında yasal ve kurumsal yolu da öne çıkardı. Zeydi, "Bugün, anayasanın öngördüğü ve bilge dini otoritenin de çağrıda bulunduğu gibi, hukukun şemsiyesi dışında hiçbir silahın olmadığını teyit ediyoruz" dedi.

Koalisyonun Irak'taki askeri misyonu sona erdi

Pentagon, temmuz ortasında yaptığı açıklamada, iki taraf arasında kararlaştırılan takvime uygun olarak uluslararası koalisyonun Irak'taki askeri misyonunun Eylül 2026'nın sonuna kadar sona ereceğini doğrulamıştı. Koalisyonun Irak'taki askeri misyonu 30 Eylül'de sona erdi ve ABD öncülüğündeki güçlerin çekilmesiyle Irak'ın güvenliğinde yeni bir döneme geçildi.

Bu süreçte Irak hükümeti, ülkedeki silahların devlet otoritesi altında toplanması yönündeki politikasını da öne çıkardı. Başbakan Ali el-Zaidi'nin hükümeti, silahların devlet kontrolüne alınmasını anayasal ve yasal çerçeve içinde yürütme hedefini daha önce açıklamıştı.

İlgili Haberler