Son Dakika
İnşa

İran: BAE, Netanyahu’nun yeni savaş planının ortağı

02 Ekim 2026 09:51 Bu sayfayı yazdır

İran Meclis Başkanının danışmanı Yemen’den gelen darbelerin Suudi yönetimi ve BAE için bir uyarı olduğunu belirterek yeni savaşa katılımın ağır sonuçlar doğuracağını vurguladı.

İran: BAE, Netanyahu’nun yeni savaş planının ortağı
İran: BAE, Netanyahu’nun yeni savaş planının ortağı YDH
Yazı boyutu
100%
3 dk okuma

YDH- İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf’ın strateji danışmanı Mehdi Muhammedi, ABD’nin tereddütlerine ve İran’ın vereceği karşılığa ilişkin kaygılarına rağmen yeni bir askerî saldırıya doğru hızla ilerlediğini belirtti.

Muhammedi, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun savaşı yeniden başlatmak için Washington’a ve bölge ülkelerine yanlış bilgiler aktardığını, Birleşik Arap Emirlikleri’nin de bu çabalara destek verdiğini söyledi.

“Alef” sitesinde yayımlanan yazısında Muhammedi, ABD’de hedefler ve kullanılacak silahlar üzerine yürütülen tartışmaların İran’ın tepkisine ilişkin endişelerle dolu olduğunu kaydetti. Buna rağmen Washington’ın kendi çıkarları açısından bile sağlıklı değerlendirme yapma yeteneğini kaybettiğini savundu.

Muhtemel yeni bir savaşın ABD için “felaket”, İran için ise “tarihî bir zafer” olacağını belirten Muhammedi, bu değerlendirmesinin son bir buçuk yılda yaşananların deneyimine dayandığını ifade etti.

Netanyahu ve BAE’ye yeni savaş suçlaması

Muhammedi, Netanyahu’nun İran’daki yeni nükleer tesisler hakkında ABD’ye ve bazı bölge ülkelerine yanlış bilgiler aktararak savaşı mümkün olan en kısa sürede başlatmaya çalıştığını söyledi. 

Netanyahu’nun son Abu Dabi ziyaretini de bu girişimler kapsamında değerlendirdi.

İsrail Başbakanı’nın bir yandan “önleyici saldırı” gerekçeleri hazırladığını, diğer yandan başka ülkeleri de saldırıya ortak etmeye çalıştığını belirten Muhammedi, İran silahlı kuvvetlerinin komutanlarının planlarını bilememesini karşı tarafın temel açmazı olarak nitelendirdi.

Netanyahu’nun Abu Dabi’den Trump’ı erken bir askerî harekâta zorlamasını istediğini ve Emirlik yetkililerinin bunu kabul ettiğini söyleyen Muhammedi, BAE’yi “suç ortağı” olarak tanımladı.

Muhammedi BAE’nin Afrika, Yemen, Somali ve Arap Yarımadası’ndaki eylemlerinin sonuçlarını bu kez Dubai, Şarika ve Resülhayme’de yaşaması gerektiğini söyledi.

ABD’nin çekilmesi ve bölgesel cepheler

ABD’nin Irak’tan çekilmesini Irak halkı ve direnişi için büyük bir kazanım olarak değerlendiren Muhammedi, bazı Amerikan askerlerinin ülkede kalması nedeniyle bu kazanımın henüz tamamlanmadığını belirtti. Washington’ın mevcut aşamadaki amacının, İran’la yeni bir çatışma durumunda kuvvetlerinin saldırılara açık konumunu azaltmak olduğunu savundu.

Hürmüz Boğazı’nda kuralları ihlal eden gemilere yönelik ateşin yoğunlaştığını ve geçişlerin sınırlandığını belirten Muhammedi, TankerTrackers ve Kpler’in verilerinin CIA tarafından manipüle edildiğini belirtti.

Gemilerin geçişine ilişkin sahte görüntülerin yakında açığa çıkarılacağını vurgulayarak, “Boğaz açıksa ve Amerikan kontrolündeyse neden stratejik petrol rezervlerini piyasaya sürüyorlar?” diye sordu.

İran’ın kuzeybatı ve güneydoğudan gelebilecek muhtemel kara harekâtlarını etkisizleştirmeye odaklandığını da belirten Muhammedi, Irak Kürdistanı’ndaki İran karşıtı terörist gruplara ve Amerikan özel kuvvetlerine ağır darbeler indirildiğini söyledi. 

İran’la kara çatışmasına imkân sağlayacak bir askerî kapasitenin oluşmasına izin vermeyeceklerini vurguladı.

Yemen’de Ensarullah’ın Suudi rejimine yönelik saldırılarını artırdığını kaydeden Muhammedi, bunu Suudi yönetimi ve BAE için bir uyarı olarak değerlendirdi. 

İki ülkenin yeni savaşa katılması hâlinde beklenmedik cezalandırıcı adımlarla karşılaşacağını belirterek, bir haftadan kısa sürede 5 bin kilometrekareyi özgürleştiren güçlerin daha büyük operasyonlar gerçekleştirebileceğini söyledi.

Muhammedi, Trump’ın artık İran’ı tehdit edebilecek veya korkutabilecek bir konumda olmadığını ifade etti. Trump’ın daha önce benzer tehditlerin ardından Türkiye’den bir uçağın kargo bölümünde, bavullar arasında kaçmak zorunda kaldığını hatırlattı. 

İran’ın stratejik hedefini ise “Trump’ın siyasi sonu ve İsrail rejiminin askerî sonu” olarak tanımladı.

Ekonomik baskılara da değinen Muhammedi, başlangıçta ABD yaptırımlarına uyacakları izlenimi veren ülkelerin artık kendilerinin istisnalar önerdiğini belirtti. 

Doların fiyatını yükseltmek amacıyla korku ortamı yaratma çabalarının sağlam bir dayanağı bulunmadığını, ekonomik ve askerî savaşla birlikte yürütülen psikolojik mücadelenin toplumsal bilinçle boşa çıkarılabileceğini savundu.

Washington’ın anlaşma arayışında olmadığını söyleyen Muhammedi, Trump’ın savaşta yenildiğini ve İran’a taviz vermesi gerektiğini kabul etmek istemediğini belirtti. Bu koşullarda müzakereleri ilerletmek için İran’ın taviz vermesini “mantıksız ve sürdürülemez” olarak değerlendirdi.

İran’ın politikasının bütünlüklü olduğunu ve geri adım atmaması gereken konularda taviz vermediğini vurgulayan Muhammedi, yeni bir savaşta saldırganı caydırmak için gerekli bedelleri ödemeye hazır olduklarını söyledi. 

İran’ın ABD iç siyasetindeki dengeleri etkileyebilecek bir konumda olduğunu savunarak yazısını, “Aktif biçimde bekliyoruz, pasif biçimde değil” sözleriyle tamamladı.

İlgili Haberler