ABD-İran geriliminin gölgesinde Irak: Ekonomik baskılar ve kritik yasa tasarısı
Tahran-Washington hattındaki müzakere ihtimali ve ABD’nin İran’a yönelik baskısının Irak’a ekonomik etkileri tartışılırken, Bağdat’ta Halk Seferberlik Güçleri yasasının meclisten geçirilmesi gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.
YDH ― Tahran ile Washington arasındaki gerilim sürerken, siyasi analistler müzakere kanallarının tamamen kapanmadığını ve tarafların ateşkes, yaptırımlar, nükleer dosya ve bölgesel güvenlik başlıklarında yeni bir pazarlık sürecine girebileceğini değerlendiriyor.
Irak'ta ise ABD'nin İran'a yönelik baskısının hava trafiği, ticaret ve enerji ilişkileri üzerinden ciddi sonuçlar doğurabileceği belirtilirken Halk Seferberlik Güçleri yasasının meclisten geçirilmesi konusunda siyasi tartışmalar yoğunlaşıyor.
Müzakere kapısı hâlâ açık
El-Malume haber ajansına konuşan siyasi analist Muhammed Ali Hakim, Tahran ile Washington arasındaki çatışmalarda gelinen aşamanın tarafların birbirlerinin niyetlerini tarttığı bir süreç olduğunu söyledi.
Hakim, iki taraf arasındaki anlaşmazlıkların derinliğine rağmen siyasi temasların sürdüğünü belirterek, müzakerelerin seyrinin tarafların şartlarını ve taleplerini yeniden şekillendirmeye ne ölçüde hazır olduğuna bağlı olduğunu ifade etti.
İran'ın ateşkesi yalnızca askeri bir talep olmaktan çıkararak karşılıklı taviz ve yükümlülükler içeren siyasi bir anlaşmaya dönüştürmenin yollarını aradığını belirten Hakim, ABD'nin ise ateşkes meselesini yaptırımlar, nükleer dosya ve bölgesel güvenlik düzenlemelerini kapsayan daha geniş bir paket içinde ele aldığını söyledi.
Hakim, “Asıl mesele müzakerelerin yapılıp yapılmaması değil, tarafların vermeye hazır olduğu tavizlerin sınırıdır,” dedi.
ABD başkanının İran'ın daha önceki teklifini reddetmesine rağmen diplomatik temasların yeniden başlamasının önemli olduğunu belirten analist, belirli bir teklifin reddedilmesinin müzakere kanallarının tamamen kapandığı anlamına gelmediğini, koşulların ve tekliflerin yeniden şekillendirilmesine zemin hazırlayabileceğini ifade etti.
Irak'a yönelik baskı tartışması
Hukuk Devleti Koalisyonu üyesi İbrahim Sakini ise el-Malume’ye yaptığı açıklamada, İran'ın ABD'nin politikalarına ve Washington'ın Tahran'a karşı tutum almaları için diğer ülkelere uyguladığı baskılara sessiz kalmayacağını savundu.
Sakini, ABD'nin İran uçuşlarına getirdiği yasağın Irak ile İran arasında iç karışıklık yaratmayı hedeflediğini iddia etti.
ABD'nin bu adımla İran yönetimini kışkırtarak Irak gemilerinin veya Hürmüz Boğazı üzerinden diğer ülkelere Irak petrolü taşıyan tankerlerin geçişini engellemeye zorlamayı amaçladığını öne sürdü.
İran'ın Irak'a uygun fiyatlarla büyük miktarlarda gıda ürünü ihraç ettiğini belirten Sakini, ABD'nin Irak'ın bu ürünlere bağımlılığına rağmen söz konusu ticareti sekteye uğratmaya çalıştığını söyledi.
Sakini, bu tür adımların Irak'ta gıda fiyatlarının yükselmesine yol açacağını savundu.
Siyasi analist Said Bedri de ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının hukuki dayanağının bulunmadığını ve Washington'ın Tahran üzerindeki baskısının hava trafiğinin durdurulması üzerinden Irak'a kadar uzandığını ileri sürdü.
Bedri, "Irak hükümetinin sürekli diline pelesenk ettiği o egemenlik, çok derin tarihi bağlarımız olan bir ülkeyle ilgili alınan bu tür kararlarda nerede kalıyor?" diye sordu.
İran'ın uluslararası yaptırımların uygulandığı zorlu dönemlerde dahi Irak'a destek verdiğini belirten Bedri, Bağdat'ın zor zamanlarda kendisine destek olan İran halkına en azından resmi düzeyde karşılık vermesi gerektiğini söyledi. Hükümetin net bir tutum alması ve Irak'ın egemenlik haklarını koruması gerektiğini savunan Bedri, Bağdat ile Tahran arasındaki tarihi, sosyal ve ekonomik bağların göz ardı edilmemesi çağrısında bulundu.
Uçuş yasağının ekonomik etkileri
Kuşak ve Yol Girişimi halk hareketinin örgütlenme komitesi başkanı Hüseyin Karavi de el-Malume’ye yaptığı açıklamada, hükümetin ABD baskılarına boyun eğerek Irak havalimanlarını İran uçuşlarına kapatmasının ağır sosyal ve ekonomik sonuçlar doğuracağını söyledi.
Karavi, Irak'ın halen İran'dan ücretsiz doğalgaz temin ettiğini belirterek, hava trafiğine ilişkin kararın İran'ın elektrik santrallerinin işletilmesi için sağladığı doğalgaz karşılığında Irak'tan yüksek miktarda ödeme talep etmesine zemin hazırlayabileceğini öne sürdü.
Karavi, hava ambargosunun ardından sınır kapılarının kapatılması gibi yeni adımların da gündeme gelebileceğini belirtti. Bu tür adımların başta tıbbi tedavi için İran'a giden Irak vatandaşları olmak üzere halkı ciddi biçimde mağdur edeceğini savunan Karavi, iki ülke arasındaki inanç turizminin de telafisi güç zarar görebileceğini söyledi.
Halk Seferberlik Güçleri yasası meclis gündeminde
İran'a yönelik ABD baskısına ilişkin tartışmalar sürerken, Irak'ta Halk Seferberlik Güçleri yasasının meclisten geçirilmesi de siyasi gündemin önemli başlıklarından biri oldu.
Haklar Hareketi Milletvekili Muhammed Hasnavi, hükümetin yasa tasarısı hazırlıklarını tamamlayarak sorumluluğu meclise devrettiğini açıklamasının ardından, Halk Seferberlik Güçleri yasasının herhangi bir siyasi pazarlık veya tavize konu edilmeden kabul edilmesi gerektiğini söyledi.
El-Malume'ye konuşan Hasnavi, “Halk Seferberlik Güçleri yasası bu meclisten geçecek. Bu yapının Irak'ı savunduğu, ülkenin topraklarını ve onurunu koruduğu gerçeği ortadayken, yasanın bir pazarlık kozuna dönüştürülmesine ya da siyasi manevralara alet edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz,” dedi.
Yasanın kabulünün Halk Seferberlik Güçleri’ne verilmiş bir lütuf olmadığını belirten Hasnavi, "Halk Seferberlik Güçleri yasasının oylanıp yasalaşması, meclisin vatan uğruna fedakârlık yapmış bu büyük kesime sunduğu bir lütuf veya hediye değildir. Hiç kimsenin çıkıp da bu yasanın Halk Seferberlik Güçleri’ne bahşedilmiş bir sadaka olduğunu iddia etmesine izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Hasnavi, bazı muhaliflerin Irak'ın çıkarlarına ve egemenliğinin tam olarak korunmasına karşı çıktığını savunarak, tasarının hükümetten meclise ulaşmasının ardından onaylanacağını söyledi. Halk Seferberlik Güçleri yasasının siyasi manevralardan uzak tutulması yönünde güçlü bir toplumsal baskı bulunduğunu belirtti.
Hükümetin bir önceki yasama döneminde geçirmeyi başaramadığı Halk Seferberlik Güçleri yasası, Bakanlar Kurulu'nun son oturumunda onaylanmış ve incelenmesi, tartışılması ve yasalaşması amacıyla Temsilciler Meclisi'ne sevk edilmişti.
ABD baskısı
Anbar İttifakı liderlerinden Fevaz Muhammed Duleymi ise cuma günü yaptığı açıklamada, Trump rejiminin Halk Seferberlik Güçleri yasasının mecliste oylanmasını engellemek amacıyla Irak hükümeti ve meclis üzerinde baskı kurduğunu iddia etti.
El-Malume’ye konuşan Duleymi, Trump rejiminin yaklaşan meclis oturumunda Halk Seferberlik Güçleri yasasının gündeme alınmasını engellemek için merkezi hükümet ve parlamento üzerinde “olağanüstü bir baskı” kurduğunu söyledi.
Duleymi, Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği'nin oturum öncesinde bazı siyasi ittifak liderleriyle görüşmeler yürüttüğünü ve yasanın meclisten geçmesini engellemeye yönelik tavsiyelerde bulunduğunu öne sürdü.
Washington'ın baskısının Meclis Başkanı'na yönelik temasları da kapsadığını iddia eden Duleymi, Trump rejiminin oturum öncesinde yoğun ve gizli bir iletişim trafiği yürüterek Halk Seferberlik Güçleri yasasının gündeme alınmamasını, hatta tartışmaya açılmamasını dayattığını söyledi.
Duleymi, buna rağmen mecliste yasanın gündeme alınması ve maddelerinin oylanması konusunda milletvekilleri arasında "neredeyse bir oy birliği" bulunduğunu savundu.
ABD ve müttefiklerinin muhalefetine rağmen yasanın çoğunluk oyuyla kabul edileceğini ileri süren Duleymi, mevcut parlamento oturumunda Halk Seferberlik Güçleri’ni Irak'ın resmi bir güvenlik kurumu olarak tanıyan yasanın oylanacağını söyledi.
İlgili Haberler
Nüceba Hareketi: ABD, farklı adlar altında Irak’ta kalamaz
02 Ekim 2026 10:18
Fox News, Irak’tan ayrılan son Amerikan askerinin fotoğrafını yayımlad…
01 Ekim 2026 23:20
Seyyidü’ş Şüheda Tugayları: Sabırlı Irak halkımızı tebrik ediyoruz
01 Ekim 2026 20:59
ABD: Irak'a Ürdün'den hava saldırısı düzenleyebiliriz
01 Ekim 2026 20:34
