Son Dakika
İnşa

Brezilya seçimlerinde İsrail’in nüfuz ağı: Ordu, silah sanayisi ve Evanjelikler

02 Ekim 2026 17:02 Bu sayfayı yazdır

Flavio Bolsonaro, İsrail’le ilişkileri genişletme vaatleriyle yarışırken Lula’nın soykırım karşıtı tutumu, ülkenin savunma sanayisindeki bağımlılığı ve parlamentodaki İsrail yanlısı ittifaklarla karşı karşıya geliyor.

Brezilya seçimlerinde İsrail’in nüfuz ağı: Ordu, silah sanayisi ve Evanjelikler
Brezilya seçimlerinde İsrail’in nüfuz ağı: Ordu, silah sanayisi ve Evanjelikler YDH
Yazı boyutu
100%
5 dk okuma

YDH- Elis Gjevori, Middle East Eye’da (MEE) yayımlanan analizinde, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun Brezilya’da Flavio Bolsonaro’nun seçim zaferinden siyasi ve stratejik kazanımlar beklediğini yazdı. Analiz, İsrail’in Brezilya’daki nüfuzunun Bolsonaro ailesiyle ilişkilerin ötesinde ordu, polis, silah sanayisi ve Evanjelik çevreler üzerinden kurulduğuna dikkat çekiyor.

Netanyahu, temmuz ayında Sao Paulo’da başkanlık kampanyasını başlatan Flavio Bolsonaro’ya gönderdiği video mesajında, kendisini Brezilya’nın ve iki ülke arasındaki dostluğun “büyük savunucusu” olarak nitelendirdi.

Cezaevindeki eski aşırı sağcı başkan Jair Bolsonaro’nun oğlu Flavio, mevcut Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva’yı yenmek için yarışıyor. Brezilyalılar 4 Ekim’de sandığa gidecek; adaylardan hiçbiri yüzde 50’yi aşamazsa ikinci tur 25 Ekim’de yapılacak.

Lula, haziran ayında Donald Trump’a seçimlere müdahale etmemesi çağrısında bulunmuştu. Folha de S.Paulo gazetesine göre BM Genel Kurulu’nda yaptığı dış müdahale uyarısı, isimlerini anmasa da Netanyahu ile İsrail yanlısı Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei’yi de hedef alıyordu.

Uberlandia Federal Üniversitesi’nden uluslararası ilişkiler uzmanı David Magalhaes, Gazze’deki soykırım nedeniyle uluslararası yalnızlığı derinleşen İsrail açısından Flavio Bolsonaro’nun zaferinin önemli olduğunu belirtti. Magalhaes’e göre 27 Ekim’de kendi seçim sınavıyla karşılaşacak Netanyahu, Brezilya’yla yakınlığın yeniden kurulmasını İsrailli seçmenlere tecridin mutlak olmadığının göstergesi olarak sunabilir.

Flavio Bolsonaro, Brezilya Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşıma ve Milei’nin Netanyahu’yla birlikte duyurduğu “İshak Anlaşmaları”na katılma sözü verdi. Bu girişim, İsrail’i Latin Amerika ülkelerinin ekonomik, siyasi ve güvenlik yapılarına yerleştirmeyi amaçlıyor. Bolsonaro ayrıca Filistin topraklarının işgalini kutsal metinlerdeki kehanetlerin gerçekleşmesi olarak gören anlayışı benimsiyor.

Analizde aktarılan bir ankette Lula’nın desteği yüzde 39,4, Flavio Bolsonaro’nunki yüzde 38,4 olarak ölçüldü. Bazı anketler ise ikinci turda Lula’nın dar farkla kazanabileceğine işaret ediyor.

İsrail’in nüfuzu askerî bağlarla kökleşti

Gjevori, Bolsonaro ailesinin İsrail’le ilişkisini, Gazze’de savaş suçu işlemekle suçlanan İsrailli asker Yuval Vagdani hakkındaki soruşturma üzerinden de ele aldı.

Hind Receb Vakfı’nın Ocak 2025’te yaptığı başvurunun ardından Brezilyalı bir hâkim soruşturma emri vermiş, ülkede tatilde bulunan Vagdani kaçmak zorunda kalmıştı. Flavio’nun kardeşi Eduardo Bolsonaro, İsrail Diaspora Bakanı Amichai Chikli ile birlikte soruşturmanın durdurulması için Brezilyalı yetkililere baskı yaptı. Eduardo, soruşturmanın sürdürülmemesini kendi girişimlerinin sonucu olarak sunarak bunun bir emsal oluşturduğunu söyledi.

Sao Paulo Papalık Katolik Üniversitesi’nden Bruno Huberman’a göre İsrail’in Brezilya’daki nüfuzu esas olarak silahlı kuvvetler ve polis üzerinden inşa edildi; buradan aşırı sağcı parti ve hareketlere yayıldı.

Huberman, askerî ilişkilerin Lula’nın ilk başkanlık döneminde de geliştiğini belirtti. Brezilya, Küresel Güney ve Arap ülkeleriyle yakınlaşırken İsrail’den silah ithalatıyla bir “denge unsuru” oluşturdu; ancak bu tercih teknolojik bağımlılık yarattı. Ordu ve polisin İsrail’le yakınlığında “İslamofobi” ve “terörle mücadele” anlayışına dayanan ideolojik ortaklığın da etkili olduğunu vurguladı.

Huberman ile uluslararası ilişkiler uzmanı Isabela Agostinelli dos Santos’un araştırmasına göre iki ülke arasındaki ilişkilerde kopuşlardan çok süreklilikler belirleyici oldu. “Silah diplomasisi”, dönemsel diplomatik anlaşmazlıklara rağmen ilişkileri korudu.

Askerî bağların geçmişi Brezilya’daki 1964 askerî diktatörlüğüne uzanırken, mevcut savunma sanayisi ilişkileri 2000’lerin başında Elbit Systems’in öncülüğünde şekillendi. Elbit’in Brezilyalı AEL şirketini devralması, Embraer ile savaş uçağı modernizasyonunda çalışması ve zırhlı araçlara ekipman sağlaması bu bağımlılığı derinleştirdi. İsrailli Rafael de Brezilya’ya Spike tanksavar füzeleri sattı.

Santos, 2014’e gelindiğinde anlaşmaların yaklaşık 190 milyon dolara ulaştığını ve bu genişlemenin önemli bölümünün Lula’nın İşçi Partisi yönetiminde gerçekleştiğini belirtti. Bolsonaro’nun yeni bir dönem başlatmaktan çok mevcut yapısal ilişkileri yoğunlaştırdığını söyledi.

Bu bağımlılık, Lula’nın İsrail’e yönelik eleştirilerine rağmen askerî ilişkileri hızla çözmesini zorlaştırıyor. Lula, Ağustos 2024’te Elbit’ten 36 Atmos 2000 obüsü alınmasına ilişkin 210 milyon dolarlık sözleşmeyi askıya aldı; ancak iptal etmedi.

Lula’nın soykırım karşıtı tutumu ve sağın İsrail ittifakı

Lula, İsrail’in Gazze’deki savaşını “soykırım ve Filistin halkını yok etme girişimi” olarak nitelendirdi. Brezilya, Güney Afrika’nın Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail’e karşı başlattığı davaya katıldı.

Gazze’deki katliamları Holokost’la karşılaştırmasının ardından İsrail, Lula’yı “istenmeyen kişi” ilan etti. Brezilya da 2024’te Tel Aviv’deki büyükelçisini geri çekti. İlişkiler bugün maslahatgüzar düzeyinde sürüyor.

Buna karşılık Brezilya parlamentosunda asker kökenli siyasetçileri, büyük tarım işletmelerini ve Evanjelikleri temsil eden üç güçlü blok bulunuyor. Kasım 2025’te kurulan Brezilya-İsrail Parlamento Cephesi’nin üyeleri arasında Flavio Bolsonaro da yer alıyor. Bolsonaro, bu yapının kuruluşunda kendi yönetiminin İsrail’le yakın ilişkileri yeniden tesis edeceği mesajını verdi.

Santos’a göre yürütmenin başında İsrail’e daha eleştirel yaklaşan bir başkan bulunsa da Evanjeliklerle asker kökenli milletvekillerinin ittifakı, parlamentodaki İsrail yanlısı eğilimi güçlendiriyor.

Yaklaşık 40 milyon seçmeni temsil eden Evanjelikler arasında Flavio Bolsonaro’nun desteği yüzde 52, Lula’nınki yüzde 26 düzeyinde. İkinci tur senaryosunda bu oranlar sırasıyla yüzde 62 ve yüzde 32’ye çıkıyor. Magalhaes, bu çevrelerin muhafazakâr ve yoğun biçimde dinî bir “tasavvur edilmiş İsrail”in en güçlü savunucuları olduğunu belirtti.

Ancak kamuoyunun genelinde farklı bir eğilim var. Pew araştırmasına göre Brezilyalıların yarısından fazlası İsrail’e olumsuz bakıyor; yüzde 60’tan fazlası Netanyahu’ya güvenmiyor.

Sao Paulo Üniversitesi’nden Feliciano de Sa Guimaraes, Gazze’deki savaşın başında ortalama seçmenin İsrail’e daha yakın olduğunu, zaman içinde ise Lula’nın tutumuna yaklaştığını söyledi. Bununla birlikte dış politikanın Brezilya seçimlerini nadiren belirlediğini; istihdam, yaşam maliyeti ve kamu güvenliğinin seçmenler için daha önemli olduğunu vurguladı.

Guimaraes’e göre İsrail-Filistin meselesi, Brezilya’daki sağ-sol ayrışmasını izleyerek çoğunlukla mevcut siyasi bağlılıkları pekiştiriyor.

İlgili Haberler