Son Dakika
İnşa

Hizbullah’tan yetkililere: 'Direnişi suç sayan kararlarınızdan dönün'

04 Ekim 2026 20:33 Bu sayfayı yazdır

Hizbullah Yürütme Konseyi Başkanı Şeyh Ali Damuş, Lübnanlı yetkililerin direnişi suç sayan kararlarından vazgeçmedikçe onlarla diyaloğa girmeyeceklerini belirtti.

Hizbullah’tan yetkililere: 'Direnişi suç sayan kararlarınızdan dönün'
Hizbullah’tan yetkililere: 'Direnişi suç sayan kararlarınızdan dönün' YDH
Yazı boyutu
100%
3 dk okuma

YDH ― Hizbullah Yürütme Konseyi Başkanı Şeyh Ali Damuş, hükümetin hem siyasi hem de askeri kriz karşısındaki tutumunu değerlendirerek, iç diyalog ve ateşkes arayışlarına ilişkin grubunun kırmızı çizgilerini ilan etti.

Şeyh Ali Damuş, Lübnanlı yetkililerin direnişi suç sayan kararlarından geri adım atmadığı sürece mevcut yönetimle diyalog masasına oturmayacaklarını açıkladı.

Hükümeti işgale karşı vizyonsuzlukla suçlayan Damuş, masadaki anlaşma taslağının “işgali meşrulaştıran tehlikeli bir taviz” olduğunu savundu.

Lübnanlı yetkililerin işgal altındaki toprakları kurtaracak, göç edenleri evlerine döndürecek ve yıkılan bölgeleri yeniden inşa edecek hiçbir siyasi vizyona sahip olmadığını vurgulayan Damuş, yetkilileri vatanın en değerli parçalarından taviz vermekle suçladı.

Mevcut yönetim anlayışını “devletin egemenliğine vurulan en ağır darbe” olarak nitelendiren Damuş, masadaki anlaşma taslağına işaret ederek “Yetkililer, egemenlikten vazgeçilmesini ve işgalin resmi bir anlaşmayla adeta meşrulaştırılmasını teklif ediyor. Baştan aşağı düşmanın çıkarlarına hizmet eden bu taslağı savunacak tek bir kişi bile bulamazsınız; çünkü taslak, Lübnan halkının büyük çoğunluğu tarafından reddedilmektedir,” ifadelerini kullandı.

Bu “teslimiyetçi” yola karşı tek alternatifin anayasaya ve Ulusal Mutabakat belgesine dönmek olduğunu belirten Hizbullah yetkilisi, halkı kutuplaştırmak yerine birleştirmenin şart olduğunu vurguladı.

Diyalog çağrılarına yönelik tutumlarını da netleştiren Damuş, prensipte diyaloğa inandıklarını, ellerinde haklı argümanlar ve sarsılmaz kanıtlar bulunduğunu belirtti.

Ancak direnişi hedef alan hamleler durmadıkça iç diyaloğun kapılarının açılmayacağının altını çizen Damuş, şunları kaydetti:

"Yetkililer, çerçeve anlaşması da dâhil olmak üzere direnişe karşı sergiledikleri düşmanca tavrı değiştirmedikçe onlardan hiçbir şey beklemiyoruz. Direnişi suç sayan kararlarından geri adım atmadıkları sürece onlarla aynı masaya oturmanın hiçbir anlamı yok. Asıl sorunları çözmeden yapılacak her görüşme, yetkililerin bugüne dek aldığı haksız kararları kabullenmek anlamına gelir. Diyaloğun işe yaramasını istiyorlarsa, bu başarısızlıklar zincirine son vermeli ve kararları iptal etmelidirler. Şeffaf ve dürüst bir zeminde yeniden bir araya gelme ihtimalimiz ancak o zaman doğar."

Açıklamasında sahadaki çatışmalara da geniş yer ayıran Damuş, İsrail’in Güney Lübnan’da uyguladığı yıkım politikalarına, yerleşim yerlerinin buldozerlerle dümdüz edilmesine ve sınır köylerindeki sivil hayatın yok edilmesine dikkat çekti.

Savaşın tüm sorumluluğunun “saldırgan ve işgalci” İsrail'e ait olduğunu hatırlatan Damuş, devletin geçmişte olduğu gibi bugün de sorumluluklarını yerine getirememesi nedeniyle halkın vatanını savunmaktan başka seçeneği kalmadığını ifade etti.

Güney Lübnan meselesinin “tüm ulusun davasına” dönüşmesi gerektiğini vurgulayan Damuş, “Toprakların işgalden kurtarılması ve yeniden inşası; devletin, direnişin ve vatana sadık herkesin omuzlarındaki ortak sorumluluktur. Direniş, bu haklı dava uğruna en yiğit evlatlarını feda etmiştir,” dedi.

Hizbullah'ın askeri yapısına dair de değerlendirmelerde bulunan Damuş, hareketin düzenli bir ordu niteliği taşımadığını, düşmanı yıpratmak ve topraklardan söküp atmak için kendine has yöntemleri olan bir “halk direnişi” olduğunu belirtti.

İsrail'in olası kara hamlelerine karşı uyarıda bulunan Damuş, düşmanın bazı köy veya kasabaları ele geçirmesinin direnişin bittiği anlamına gelmeyeceğini söyledi.

Damuş, “Böyle bir senaryo, onların planlarının başarıya ulaştığını göstermez. Tam aksine direniş, toprakları kurtarmak ve egemenliği yeniden tesis etmek için sıradan bir zorunluluğun ötesine geçerek çok daha hayati bir meseleye dönüşür,” değerlendirmesinde bulundu.

“Zorlu bir süreçten geçtiklerini ancak yegâne önceliklerinin fedakâr ve sabırlı halk olduğunu” belirten Damuş, sözlerini şöyle tamamladı:

"Acılarınızı dindirmek ve yüklerinizi hafifletmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Emin olun ki hiç kimse onurunuza ve bu canım vatandaki varlığınıza el uzatamayacak. Bugüne dek omuz omuza verişimiz ve toprağımıza olan sarsılmaz bağlılığımız sayesinde nice zorluğun üstesinden geldik. Bu krizden de haklarımıza ve ulusal birliğimize sımsıkı sarılarak, çok daha güçlü ve sağlam bir şekilde çıkacağız."

İlgili Haberler