İsrail medyası: İran, füze sistemlerini güçlendiriyor
İsrail merkezli Maariv, İran’ın son savaşın ardından füze sistemlerinin menzil, hız ve isabet kabiliyetini artırmaya başladığını ve yeni bir saldırıya önceki çatışmadan daha güçlü karşılık vereceğini açıkladığını yazdı.
YDH ― İsrail merkezli Maariv gazetesi, İran’ın ABD ve İsrail’le yaşanan son savaşın ardından füze kapasitesini geliştirme kararı aldığını yazdı. Habere göre İran, füzelerinin menzilini artırmanın yanı sıra hız ve isabet oranlarını geliştirmek için çalışmalar yürütüyor.
Maariv ayrıca, Devrim Muhafızları’nın üst düzey yetkililerinden Ali Balali’nin bir gün önce yaptığı açıklamaya dikkat çekti.
Balali, İran’ın daha uzak mesafelerden hareketli deniz hedeflerini vurma kabiliyetini geliştirdiğini ve Körfez’deki Amerikan askeri varlığının yeni silahların geliştirilmesini teşvik ettiğini söyledi.
Gazete, bu açıklamaların İran’ın füze programını ABD’ye karşı caydırıcılığının temel unsurlarından biri olarak konumlandırdığını savundu.
Maariv, Reuters’ın son günlerde yayımladığı bir haberde de üst düzey İranlı yetkililerin, ABD’nin yeni bir saldırı düzenlemesi halinde hedef listesini genişletmeyi değerlendirdiğinin aktarıldığını hatırlattı. Buna göre olası hedefler arasında ABD güçlerinin konuşlanmasına veya altyapılarını kullanmasına izin veren ülkelerdeki unsurlar da bulunabilir.
İran Ordu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekreminiya, Fars haber ajansına yaptığı açıklamada, savaş sırasında İran’ın füze menzilini artırması gerektiği sonucuna vardığını söyledi. Ekreminiya, “Savaş sırasında füzelerimizin menzilini artırmamız gerektiği sonucuna vardık ve bu yönde adımlar atmaya başladık bile” dedi. İranlı Tuğgeneral, bu ihtiyacın nedenlerinden birinin Amerikan kuvvetlerinin İran kıyılarından 1000 kilometreye kadar uzaklıkta konuşlanması olduğunu belirtti.
Çalışmaların yalnızca belirli füze modelleriyle sınırlı kalmayacağını, İran ordusunun füze sistemlerinin tamamını kapsayacağını ifade etti. İranlı sözcü, son çatışmalarda kullanılan füzelerin etkili olduğunu savunurken, ABD kuvvetlerinin daha uzak mesafelerden konuşlanması ihtimaline karşı menzil ve hızın artırılması gerektiğini söyledi.
İran’ın füze kapasitesine ilişkin açıklamalar, Tahran’dan ABD ve İsrail’e yönelik daha sert misilleme mesajlarının geldiği bir dönemde yapıldı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran’da diplomatlarla yaptığı toplantıda, ülkesine yönelik yeni bir askeri saldırının daha güçlü bir karşılıkla sonuçlanacağını söyledi. Arakçi, “Düşmanlarımız tekrar askeri çatışma yolunu seçerlerse, daha öncekinden daha güçlü bir karşılıkla karşılaşacaklar” dedi. İranlı bakan bununla birlikte Washington’ın müzakere yolunu seçmesi halinde Tahran’ın diplomatik çözüme açık olduğunu belirtti.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf da ABD ile müzakereler ve Hürmüz Boğazı konusunda açıklamalarda bulundu. Galibaf, İran’ın İslamabad Mutabakatı kapsamında belirlediği yedi koşul karşılanmadığı sürece Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmayacağını söyledi. İran Meclis Başkanı, Tahran’ın aynı anda hem savaş hem de müzakere yürüttüğünü belirterek, “Hem savaşıyoruz hem de müzakere ediyoruz” dedi.
İran’dan gelen açıklamalar, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın nükleer programına ilişkin son değerlendirmeleriyle de karşıt bir tablo ortaya koyuyor. Trump, aylar süren savaş, yaptırımlar ve ABD’nin Tahran üzerindeki baskısının ardından İran’ın nükleer silah geliştirme planlarından “esas olarak vazgeçtiğini” söyledi. Trump, Ohio’daki bir seçim mitingine gitmek üzere Beyaz Saray’dan ayrılırken gazetecilere İran’ın nükleer silah programından esasen vazgeçtiğini söyledi.
Maariv, İran’ın füze kapasitesini geliştirmeye ilişkin açıklamalarının Trump’ın Tahran’ın nükleer programına ilişkin değerlendirmeleriyle çeliştiğini savundu.

