Son Dakika
İnşa

İran'dan yeni askeri doktrin: Taarruz pozisyonuna geçildi

06 Ekim 2026 23:21 Bu sayfayı yazdır

İran Savunma Bakanlığı, askeri doktrininde resmen taarruz pozisyonuna geçtiğini duyururken, yedi aydır süren savaş koşullarında yerli silah üretimini iki buçuk katına çıkardığını, olası bir Amerikan veya İsrail saldırısına karşı vurulacak hedeflerin şimdiden belirlendiğini açıkladı.

İran'dan yeni askeri doktrin: Taarruz pozisyonuna geçildi
İran'dan yeni askeri doktrin: Taarruz pozisyonuna geçildi YDH
Yazı boyutu
100%
4 dk okuma

YDH- İran Savunma ve Silahlı Kuvvetler Lojistik Bakanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Rıza Talayinik, Salı günü Tahran'da kameraların karşısına geçerek ülkenin askeri doktrininde resmen taarruz pozisyonuna geçtiğini ilan etti.

Yedi ayı geride bırakan ve “Ramazan Kutsal Savunması” olarak adlandırılan süreçteki askeri gelişmeleri değerlendiren Sözcü, olası bir saldırı durumunda Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail'e ait önceden belirlenmiş hedeflerin anında vurulacağını duyurdu.

Talayinik ayrıca bakanlıktaki son görev değişimlerini ve uluslararası savunma iş birliklerini de detaylandırdı.

Yeni askeri doktrin ve üretim hattındaki sıçrama

İran İslam Cumhuriyeti'nin askeri doktrininde taarruz aşamasına geçildiğini vurgulayan Tuğgeneral Talayinik, silah ve teçhizatlara yönelik araştırma, geliştirme ve üretim programlarını mevcut savaş koşullarına göre güncellediklerini söyledi.

Sözcü, Hatemu'l-Enbiya Merkez Karargâhı ile Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanlığı'nın idaresi altında çalıştıklarını belirtti.

Ordu, Devrim Muhafızları (Sipah) ve Emniyet Teşkilatı'nın (FARAJA) belirlediği öncelikler doğrultusunda hareket ettiklerini anlatan Talayinik, Savunma Bakanlığı ve iş birliği ağının üretim hattında bini aşkın silah, teçhizat ve mühimmat sistemi bulunduğunu ekledi.

Bu sistemlerin bir kısmını yeni taarruzi savunma doktrinlerine uygun olarak teknolojik açıdan geliştirdiklerini ifade eden Talayinik, “Üç ay önce yerli silah üretimimizin Ramazan Savaşı öncesine göre iki kat arttığını duyurmuştuk. Özel sektörün bilgi tabanlı ağından da azami düzeyde yararlanılmasıyla bugün bu oran iki buçuk kata ulaştı,” dedi.

Sözcü, bazı silahlarda ise güvenli ortamlarda üç kattan fazla üretim artışı sağladıklarının altını çizdi.

Koleng Dağı uyarısı ve önceden belirlenmiş hedefler

Basın mensuplarının, düşmanın Koleng Dağı'na yönelik saldırı tehdidi ve olası yeni provokasyonlarına ilişkin sorularını da yanıtlayan Talayinik, her türlü tecavüzün eskisinden çok daha ağır bir mukavemetle karşılaşacağı uyarısında bulundu.

Düşmanın psikolojik operasyonlarına veya olası bir saldırısına karşı verecekleri yanıtın net olduğunu belirten Sözcü, “Düşmanın saldırı ve tecavüzlerini tekrarlaması durumunda vurulacak noktaları Silahlı Kuvvetler şimdiden belirledi,” diye konuştu.

Füze ve İHA alanlarındaki gelişmiş teknolojik silahların, iyileştirilmiş hava savunma sistemlerinin ve deniz, kara, hava sahalarındaki diğer tüm sistemlerin kullanıma hazır olduğunu hatırlattı.

Bu süreçte en temel stratejilerini ulusal direnci artırmak şeklinde tanımlayan Talayinik, nihai hedeflerini de açıkça ortaya koydu.

Sözcü, “işgalci Amerika'nın askeri varlığının bölgeden sökülüp atılmasını ve Siyonist rejimin kötü niyetli eylemlerinin sonlandırılmasını bu son Kutsal Savunma'nın en büyük kazanımları olarak gördüklerini” söyledi.

“Şehit Devrim Lideri’nin, çocukların ve öğrencilerin terörist katillerinin cezalandırılmasını ise İran'ın hiçbir şart altında unutmayacağı, değişmez bir irade” olarak nitelendirdi.

Bakanlıkta yeni dönem ve meclisteki kritik aday

Toplantının bir diğer önemli gündem maddesi, Şehit Savunma Bakanı Tümgeneral Pilot Nasırzade'nin vefatının ardından bakanlıkta yaşanacak yeni idari yapılanmaydı.

Son yedi aydır bakanlığı Tuğgeneral İbnü'r-Rıza'nın başarılı vekâletiyle yönettiklerini hatırlatan Talayinik, yeni Savunma Bakanı adayı olarak Mühendis Mehrdad Ahlaki'yi İslami Şura Meclisi'ne sunduklarını açıkladı.

Mühendis Ahlaki'yi ülkenin füze gücünün artırılmasındaki kilit isimlerden biri olarak tanımlayan Sözcü, adayın kırk üç yıllık teknik, endüstriyel, bilimsel ve stratejik yöneticilik tecrübesine sahip olduğunu aktardı.

Ahlaki'nin geçmişte Şehit Devrim Lideri tarafından bizzat takdir edildiğini ve kırktan fazla liyakat nişanı bulunduğunu belirten Talayinik, Meclis'in güvenoyu vermesi halinde bakanlığı Ahlaki'nin devralacağını ifade etti.

Bu senaryoda Tuğgeneral İbnü'r-Rıza'nın vekil sıfatıyla görevine devam edeceğini ve on dördüncü hükümetin kalan iki yılında bakanlığa stratejik açıdan katlanmış bir yönetim kapasitesi kazandıracaklarını ekledi.

Ahlaki'nin vizyonunun bilim insanlarına ve genç yeteneklere dayandığını anlatan Talayinik, İslami Şura Meclisi'ne sunulan yeni programın Şehit Nasırzade'nin dört yıllık planını tamamlayıcı nitelikte olduğunu ve savaşın önceliklerine paralel güncellemeler barındırdığını dile getirdi.

Savunma kapasitesindeki niceliksel ve niteliksel sıçramanın yanı sıra lojistik ve personel refahı alanında da adımlar attıklarını bildiren Sözcü, silah tedarikiyle eş zamanlı yürüttükleri çalışmalar kapsamında, çalışanların ve emeklilerin ETKA Kurumu bünyesindeki Hekmet hizmetlerinden yararlanma oranının savaş öncesine kıyasla yüzde kırk beş arttığını kaydetti.

Rusya ve Çin ile kesintisiz stratejik ortaklık

Basın toplantısının sonunda İran'ın Çin ve Rusya ile yürüttüğü stratejik ilişkilere de değinen Tuğgeneral Talayinik, bu ülkelerle savunma teknolojilerinin transferi, ortak üretim ve operasyonel kapasitelerin geliştirilmesi konularındaki mutabakatları sürdürdüklerini söyledi.

Yaşanan bölgesel gelişmelere rağmen askeri ve siyasi diplomasinin hız kesmediğini vurgulayan Talayinik, İran, Rusya ve Çin arasındaki köklü stratejik iş birliği ve yakınlaşmayı daima desteklediklerini belirtti.

Her iki ülkeyle de fikir alışverişlerini ve icra birimlerindeki ortak çalışmalarını zayıflatmadıklarını anlatan Sözcü, “Aksine savunma diplomasisi hareketliliğimiz sürekli olarak güçlenme eğilimi gösterdi.” diyerek sözlerini tamamladı.

İlgili Haberler