Hizbullah: Aksa Tufanı teslimiyetçi “normalleşme” hattını sarstı
Hizbullah, Aksa Tufanı’nın teslimiyetçi “normalleşme” sürecini sarstığını ve uluslararası düzenin ikiyüzlülüğünü açığa çıkardığını vurguladı.
YDH- Hizbullah, Aksa Tufanı Operasyonu’nun üçüncü yıldönümü vesilesiyle yayımladığı açıklamada, 7 Ekim 2023’te dünyayı sarsan ve Filistin meselesini yeniden dünya gündeminin merkezine taşıyan operasyon etrafındaki tartışmaların hâlâ sonuçlanmadığını ifade etti.
Açıklamada, güçlüler ve işbirlikçiler tarafından Filistin davasını pazarlık ve unutuluş koridorlarında boğmak için uzun süredir yoğun çaba harcandığına dikkat çekildi.
Hizbullah, Aksa Tufanı’nın gerekçelerini anlayanların, operasyonu; Filistin’in ve Filistin halkının varlığını tehdit eden zulmün ve sistematik biçimde görünmez kılınmasının boyutu karşısında, cesur, nitelikli, haklı ve meşru bir direniş eylemi olarak değerlendirdiğini belirtti.
Açıklamada ayrıca operasyonun sonuçlarının; güç, askerî üstünlük ve kadınlarla çocuklara yönelik aşırı şiddet ile soykırım uygulamalarının ölçütleriyle değil, değerler, hukuk ve siyasi etkisi bakımından değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Hizbullah, İsrail’in Gazze’de uyguladığı yöntemin ise tam tersine bu ölçütleri hiçe saydığını belirtti.
Operasyonun bölgesel ve uluslararası etkisi
Hizbullah, dünyanın dört bir yanında halkların ayağa kalkmasına ve Filistin halkının haklarına destek için gösteriler düzenlemesine, Batı’nın başkentleri ve üniversitelerinin soykırım protestolarıyla dolmasına rağmen, Filistin çevresindeki bölgenin Aksa Tufanı karşısında sarsıldığını ifade etti.
Açıklamaya göre bunun temel nedeni, operasyonun; Siyonist oluşumun ve uluslararası destekçilerinin iradesi doğrultusunda bölge ülkelerini sürüklediği teslimiyetçi normalleşme sürecinin tam tersine gerçekleşmiş olmasıydı.
Hizbullah, üç yıl boyunca dünyanın Siyonist ve Amerikan vahşetine ve Batılı ittifaklara ilişkin haberlerle dolup taştığını, buna rağmen Gazze ve gelecekteki siyasi düzen konusunda mücadelenin düşman ile destekçileri lehine sonuçlanmadığını belirtti.
Açıklamada, Aksa Tufanı’na karşı çıkanların anlatısının da üstün gelemediği savunularak, bütün bu yıkıma ve katliamlara rağmen düşmanın Hamas’ı, direniş gruplarını ve Gazze halkını ortadan kaldırmayı başaramadığı; barış ya da istikrar sağlayamadığı ifade edildi.
Bu nedenle durumun, Gazze’nin sınırlarını aşarak bütün bölgenin geleceğini ve hatta uluslararası sistemin gerçekliğini sorgulatacak gelişmelere açık olduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca, “insan haklarını koruduğu” iddiasındaki uluslararası düzenin ve bu iddianın da sorgulanır hâle geldiği vurgulandı.
Hizbullah, “kabaran dalganın” inkârcıları ve zalimleri hâlâ tehdit ettiğini belirterek, düşmanın elde ettiği taktik başarıları kendi lehine istikrarlı bir stratejik düzene dönüştürmekten aciz kalmaya devam edeceğini ifade etti. Açıklamaya göre bunun temelinde, direnişin sarsılmazlığı ve halkının davasının haklılığına duyduğu inanç bulunuyor.
Filistin direnişine destek ve uluslararası düzene eleştiri
Siyonist soykırımı en sert biçimde kınadığını belirten Hizbullah, Filistin halkına ve direnişine destek verme yönündeki değişmez tutumunu bir kez daha yineledi.
Açıklamada, Aksa Tufanı’nın Filistin halkının büyüklüğünü, iradesinin gücünü ve İsrail’in öldürme makinesi karşısındaki sarsılmaz direncini ortaya koyduğu; aynı zamanda Siyonist oluşumun gerçek yüzünü ve onun arkasında duran Amerikan gücü ile küresel tahakküm odaklarını açığa çıkardığı belirtildi.
Operasyonun, özgürlük ve adaleti savunduğunu ileri süren uluslararası toplumun ve kurumlarının söylemlerindeki sahteliği de ortaya çıkardığı ifade edilen açıklamada, bu yapıların en temel insan haklarını dahi korumaktan aciz kaldığı vurgulandı.
Hizbullah ayrıca, işgal ettiği toprakların özgürlüğü, onuru ve haklarının yeniden kazanılması için direnmeyi seçen bir halkın karşı karşıya kaldığı en ağır suçlar, katliamlar ve soykırım karşısında sessiz kalmayı tercih eden korkakların ve suç ortaklarının maskelerinin düştüğünü belirtti.
Açıklamada dünya halklarına, insan haklarını ve adaleti korumak, güçlülerin uluslararası hukuka ve onun uygulanmasına hükmetmesine engel olmak için ayağa kalkma çağrısı yapıldı.
Hizbullah açıklamasını, Hamas, İslami Cihad ve diğer tüm direniş gruplarının liderleri ile savaşçıları arasından hayatını kaybedenlerin Allah tarafından şehitler olarak kabul edilmesi temennisiyle tamamladı. Gazze, Batı Şeria ve tüm Filistin halkının direnişi ve sabrı övüldü.
Hizbullah ayrıca Filistinli gruplara, kendi vizyonları etrafında kararlılıklarını ve birliklerini korumaları çağrısında bulundu. Bölge yöneticilerine ise düşmana karşı sessiz kalmanın ve onunla uzlaşma arayışına girmenin, sonunda yalnızca kendi iktidarlarını zayıflatacağı ve ülkelerinin geleceğini tehlikeye atacağı uyarısında bulundu.
Hizbullah, açıklamasının sonunda halkların iradesinin her zaman bugünü şekillendirme ve geleceği inşa etme gücüne sahip olduğunu vurguladı.
İlgili Haberler
Şeyh Naim Kasım: Seyyid Hasan Nasrallah’ın mirası stratejik bir kaynak…
06 Ekim 2026 20:21
Hizbullah: Lübnan yönetimi, İsrail’in başaramadığını tamamlamaya çalış…
06 Ekim 2026 11:57
Hizbullah: ABD’nin güç efsanesi Hürmüz’de yıkıldı
06 Ekim 2026 11:20
Lübnan’ın güneyinde yardım faaliyetleriyle Hizbullah karşıtı nüfuz ara…
05 Ekim 2026 10:13
