İsrail’de 7 Ekim hesaplaşması
İsrail basınındaki değerlendirmeler, Hamas’ın saldırısından üç yıl sonra dahi güvenlik açığının kapatılamadığını ve savaşın siyasi, ekonomik ve toplumsal bedellerinin ağırlaştığını ortaya koyuyor.
YDH- İsrail’de 7 Ekim 2023 Aksa Tufanı Operasyonu'nun üçüncü yıl dönümünde, güvenlik ve istihbarat başarısızlığı ile siyasi sorumluluk tartışmaları yeniden gündeme geldi.
İsrail basını ve analistleri, üç yıllık savaşın Hamas ve diğer direniş güçlerini ortadan kaldıramadığını, İsrail’i stratejik çıkmazdan çıkaramadığını ve kamu kurumlarına duyulan güveni onaramadığını yazdı.
Başbakan Benyamin Netanyahu, savaşın yönetimi ve İsrailli esirlerin durumu konusunda siyasi geleceğini öncelemekle suçlanırken, “görevi tamamlayacaklarını” söyledi. Netanyahu, 7 Ekim operasyonuna katılanların "hesabını" soracaklarını da belirtti. Ancak saldırılarla ilgili bağımsız bir soruşturma komisyonu kurulmasını hâlâ reddediyor.
Yıl dönümü öncesinde ordu, polis ve Şin Bet yöneticileri olası yeni bir Hamas, Hizbullah veya İran saldırısına karşı hazırlıkları değerlendirdi. Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, iç cephede habersiz bir tatbikat düzenledi.
Bu sırada protestocular bakanların evleri önünde, savaşta öldürülen esirlerin isimlerini okuyarak 7 Ekim’deki başarısızlığın sorumluluğunun hükümete ait olduğunu söyledi. Yedioth Ahronoth, Netanyahu’nun Kayserya’daki evi önünde soruşturma talebiyle düzenlenen gösteriye katılan iki kişinin gözaltına alındığını bildirdi.
Sorumluluk tartışması sürerken işgal çağrıları
Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir, yıl dönümünü Batı Şeria’ya yönelik saldırıları genişletme çağrısı için kullandı. Tulkerim yakınlarında yaptığı açıklamada Filistin Yönetimi’nin dağıtılması ve silahsızlandırılması gerektiğini savundu. Muhalefet de hükümeti daha fazla saldırı düzenlememekle eleştirdi.
Avigdor Lieberman, Gazze’ye mal girişine izin verilmesini “Hamas’ı finanse etmek” olarak nitelendirerek tüm Gazze’nin işgal edilmesini ve hareketin ortadan kaldırılmasını istedi.
Haaretz’in askerî analisti Amos Harel, İsrail’in 7 Ekim’den sonra hiçbir cephede sonuçlanmamış bir savaşa girdiğini ve yoğun saldırılara rağmen stratejik çıkmazdan kurtulamadığını yazdı.
Harel’e göre Hamas liderleri Yahya Sinvar ve Muhammed Dayf, 2016-2021 yılları arasında saldırı planının on farklı taslağını hazırladı; bunların altısı İsrail askerî istihbaratına ulaştı. Buna rağmen ordu, “Eriha Duvarı” adını verdiği planı engelleyecek önlemleri almadı.
Harel, istihbarat birimlerinin Hamas’ın kapasitesini ve saldırı niyetini küçümsemesini, ayrıca teknolojik ve istihbarî üstünlüğün önceden uyarı sağlayacağına güvenmesini başarısızlığın başlıca nedenleri arasında gösterdi.
Direniş savaşçıları saldırı sabahı 15 ila 30 dakika içinde 100’den fazla noktadan sınırı aşarken, bazı mevzilerde yediye veya sekize bir sayısal üstünlük sağladı. Pusular da işgal güçlerinin ana yollardan takviye göndermesini engelledi. Harel’in aktardığı bir Golani subayı, yaşananları yalnızca istihbarat ya da operasyon başarısızlığı değil, “düşünsel bir başarısızlık” olarak tanımladı.
İşgal ordusunun Nahal Oz üssüne ilişkin soruşturmasını yürüten Albay Eido Katz da Hamas’ın üsse yönelik planlarının kapsamı ve derinliği karşısında şaşkınlığını dile getirerek, “Bize karşı özel bir istihbarat operasyonu yürüttüler.” dedi.
Üç yılın ardından Gazze çevresindeki yerleşimlerde yaşayanların orduya güveni de bütünüyle onarılmış değil. İşgal güçleri, Gazze içinde ve çevresinde yaklaşık 40 askerî mevzi kurdu. Bölge yerel yönetimlerinin başkanları sakinlerin yaklaşık yüzde 90’ının evlerine döndüğünü söylese de yeniden inşa ve dönüş, saldırı günü saatlerce yardım bekleme deneyimini ortadan kaldırmadı.




