Son Dakika
İnşa

İsrail’den İran’ın nükleer programına “mutlak denetim” planı

10 Ekim 2026 13:22 Bu sayfayı yazdır

İsrailli uzmanların hazırladığı çalışma, İran’ın nükleer faaliyetleri için mevcut denetimlerin ötesine geçen erişim yetkileri ve uranyum kısıtlamaları öngörüyor.

İsrail’den İran’ın nükleer programına “mutlak denetim” planı
İsrail’den İran’ın nükleer programına “mutlak denetim” planı YDH
Yazı boyutu
100%
2 dk okuma

YDH- ABD’li araştırmacı gazeteci Seymour Hersh, Washington ile Tahran arasında gizli görüşmeler yürütüldüğü sırada İsrailli askerî ve nükleer uzmanlarca hazırlanan, İran’ın nükleer programına yönelik ağır denetim koşulları içeren bir belgeyi gündeme taşıdı.

Hersh, 8 Ekim’de yayımladığı yazıda belgenin bir nüshasını bizzat edindiğini, ancak tam metnini ya da görüntüsünü yayımlamadığını belirtti. “İran’da sıkı bir nükleer doğrulama sistemi nasıl görünmeli?” başlıklı belge, sınırlı sayıda nükleer doğrulama uzmanına dağıtıldı.

İran’ın tüm tesislerine 24 saat içinde erişim talebi

Belgede, İran’a güven duyulmaması, ülkenin teknik kapasitesi ve geçmişte gizli nükleer tesislerin ortaya çıkarılmış olması gerekçe gösterilerek “mutlak doğrulama” ilkesine dayalı, benzeri görülmemiş bir denetim sistemi öneriliyor. Mevcut uluslararası güvencelerin açıklanmamış nükleer faaliyetlerin bulunmadığını kanıtlamak için yeterli olmadığı savunuluyor.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na (UAEA), İran’ın nükleer programıyla bağlantılı bilgi ve tesislere geniş erişim yetkisi verilmesi isteniyor. Öneri, denetçilerin askerî ya da sivil ayrımı yapılmaksızın İran’daki herhangi bir tesise 24 saat içinde girebilmesini öngörüyor. Böylece denetçiler ulaşmadan kanıtların gizlenmesinin veya nükleer faaliyet izlerinin ortadan kaldırılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.

İran’ın yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyum stoku içinse iki seçenek sunuluyor: Zenginleştirme oranının tamamen düşürülmesi ya da stokun İran dışındaki bir ülkeye çıkarılması. Hersh’e göre bu talepler, İsrail’in zenginleştirilmiş nükleer malzemenin tamamını gizli operasyonlarla bulup ortadan kaldırmanın zorluğunu kabul ettiğini gösteriyor.

Hersh’in belgeyi incelettiği ABD’li bir uzman, çalışmayı İran’ın nükleer tesislerinin kapatılması için gerekli teknik meseleleri ve doğrulama yöntemlerini ayrıntılı biçimde ele alan bir metin olarak niteledi. Ancak uzmana göre belge, İran’ın nükleer silah edinmesinin nasıl önleneceğine ilişkin siyasi meseleleri kapsamıyor. Uzman, belgeyi hazırlayanlar için “Masaya bir şey koymuşlar” dedi.

İsrail’in azami talepleri

Hersh’in aktardığına göre ABD’li uzman, İsrail’in doğrulama görüşmelerini sabote etmeye çalışabileceğini düşünüyor.

Uzman, görüşmelerin İran’ın nükleer programının tamamen imha edilmesini öngörmeyen bir anlaşmayla sonuçlanmasından İsrail’in kaygı duyabileceğini belirtti.

Uzman, belgeyi İran’la yapılacak olası bir nükleer anlaşma için “İsrail’in azami talepler listesi” olarak tanımladı. Belgedeki koşullar, mevcut denetimlerin ötesine geçilmesini; tesis ve bilgilere erişimin genişletilmesini ve zenginleştirilmiş uranyum stokuna kısıtlamalar getirilmesini öngörüyor.

İlgili Haberler