ABD’nin İran hesabında seçim takvimi ve Hürmüz gerilimi
Beyaz Saray, İran’ın askeri ve nükleer adımlarını ara seçimler öncesinde yakından izlerken, Hürmüz’deki gerilim ve müzakerelerdeki tıkanıklık Washington’ın seçeneklerini zorlaştırıyor.
YDH- Beyaz Saray’dan ismi açıklanmayan bir yetkili, ABD’nin İran’a ilişkin hesaplarının 3 Kasım’daki ara seçimlerden önce yaşanabilecek tırmanış ihtimallerine odaklandığını söyledi.
Aram News’e konuşan yetkili, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz geriliminin sürdüğünü ve taraflar arasında kapsamlı bir anlaşmaya varılamadığını belirtti.
Yetkiliye göre Washington’daki karar alıcılar, İran’ın askeri ve nükleer alandaki adımlarını yakından izliyor.
Beklenmedik bir gelişmenin, seçim öncesinde ABD’nin önceliklerini yeniden belirlemesine yol açabileceği değerlendiriliyor.
Bu dönemde seçim takvimi; deniz ulaşımı, enerji arzı, askeri caydırıcılık ve ekonomik baskılarla iç içe geçmiş durumda.
Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek bir tırmanışın petrol ve doğal gaz sevkiyatını aksatabileceği, küresel fiyatları yükseltebileceği ve ABD yönetiminin önündeki seçenekleri daha karmaşık hale getirebileceği belirtiliyor.
Kaynak, Washington’ın İran’ın siyasi takvimi kullanarak sahada yeni bir durum oluşturmasını önlemeye çalıştığını söyledi.
ABD yönetiminin, ekonomik ve askeri baskıyı sürdürürken çatışmanın genişlemesine yol açabilecek adımlardan kaçınmaya çalıştığı aktarıldı.
Yönetimin önündeki seçeneklerin, diplomatik temasların seyrine ve İran’ın nükleer program ile deniz güvenliği konularında taviz vermeye hazır olup olmadığına bağlı olduğu belirtildi.
Washington’ın baskı ve tecrit politikasını sürdürmesi, askeri seçenekleri ise değerlendirmede tutması bekleniyor.
Trump saldırıların seçimden önce başlamayacağını söylemişti
İran’ın “biraz sakinleşmeye başladığını” iddia eden ABD Başkanı Donald Trump, Tahran’ın ara seçimlerden önce adım atabileceği ihtimalini de gündeme getirdi.
Trump, 8 Ekim’de yaptığı açıklamada olumlu olarak nitelediği görüşmelere işaret ederek 3 Kasım’daki seçimlerden önce İran’a yönelik saldırıları yeniden başlatma talimatı vermeyeceğini duyurdu.
Buna rağmen Beyaz Saray’ın, olası saldırı seçenekleri hazırlaması için Savunma Bakanlığından talepte bulunduğuna ilişkin haberler gündemdeki yerini koruyor.
Henüz saldırıları yeniden başlatmaya yönelik nihai bir karar alınmadı. Askeri planların hazırlanması, saldırı kararı verildiği anlamına gelmese de Washington’ın sahadaki koşulların değişmesi ihtimaline karşı seçeneklerini hazır tuttuğunu gösteriyor.
Aram News’e konuşan ABD’li strateji araştırmacısı Kaysen Miller, yönetimin askeri, ekonomik ve seçim kaynaklı hesapların iç içe geçtiği karmaşık bir zamanlama sorunuyla karşı karşıya olduğunu söyledi.
Miller, Tahran’ın nükleer programı ve Hürmüz’deki gerilim üzerinden bu dönemde Washington üzerindeki baskıyı artırmaya çalışabileceğini belirtti.
İran’ın nükleer programına ilişkin tehditlerin ve boğazdaki güç gösterisinin hem ülke içindeki kamuoyuna hem de dışarıya mesaj taşıdığını ifade eden Miller, geniş çaplı bir çatışmanın petrol fiyatlarını yükselterek seçim öncesinde ABD yönetiminin üzerindeki ekonomik baskıyı artırabileceği uyarısında bulundu.
Hürmüz ve nükleer program müzakerelerin önünde
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ve doğal gaz ticaretindeki önemi nedeniyle gerilimin başlıca odaklarından biri olmayı sürdürüyor.
Boğazdaki deniz ulaşımının geniş ölçekte aksaması, taşımacılık ve sigorta maliyetlerini artırabilir; küresel enerji arzının güvenliğine ilişkin kaygıları büyütebilir.
Deniz saldırıları ve gerilimin sürmesi, savaşın etkilerini kontrol altına almaya çalışan Washington üzerinde enerji güvenliği başlığında da baskı oluşturuyor.
Boğazın yeniden açılması ve çatışmanın sona erdirilmesine yönelik müzakereler, tarafların önceliklerin sıralanması ve anlaşma koşulları konusunda uzlaşamaması nedeniyle ilerlemekte zorlanıyor. İran’ın nükleer faaliyetlerini sürdürme konusundaki ısrarı da Washington’la arasındaki temel anlaşmazlıkları yeniden müzakerelerin merkezine taşıyor.




