Son Dakika
İnşa

İranlı komutan: ABD İran'a kara harekâtını özel toplantılarında bile konuşmaya cesaret edemiyor

13 Ekim 2026 22:07 Bu sayfayı yazdır

İranlı komutan Muhammed Rıza Nakdi, ABD’nin İran’a kara harekâtı düzenleyemeyeceğini ve Washington’ın bölgedeki askeri kayıplarını gizlediğini açıkladı.

İranlı komutan: ABD İran'a kara harekâtını özel toplantılarında bile konuşmaya cesaret ede…
İranlı komutan: ABD İran'a kara harekâtını özel toplantılarında bile konuşmaya cesaret ede… YDH
Yazı boyutu
100%
3 dk okuma

YDH ― Devrim Muhafızları Ordusu Başkomutanı Başdanışmanı Tuğgeneral Muhammed Rıza Nakdi, ABD ile yaşanan bölgesel gerilime ve askeri stratejilere ilişkin açıklamalarda bulundu.

Washington’ın İran’a yönelik olası bir kara harekâtını en özel toplantılarında bile konuşmaya cesaret edemediğini savunan Nakdi, ABD'nin bölgedeki askeri kayıplarını dünyadan gizlediğini açıkladı.

Nakdi'ye göre İran’ın asıl gücü ve stratejisi yalnızca füzelerden ibaret değil; nihai hedef, ABD'nin dünya genelindeki ekonomik çıkarlarını küresel bir toplumsal uyanışla çökertmek.

“Savaş 20 gün bile sürmez, teslim olurlar”

ABD'nin İran'a yönelik olası bir kara operasyonu ihtimalinin son derece düşük olduğunu belirten Tuğgeneral Nakdi, Washington rejiminin böyle bir girişimin kendileri açısından nasıl sonuçlanacağını çok iyi bildiğini iddia etti.

İran'ın yüzölçümünün Irak'ın dört, Afganistan'ın ise üç katı büyüklüğünde olduğuna dikkat çeken Nakdi, bu iki ülkenin nüfusunun da İran'ın ancak yarısı kadar olduğunu hatırlattı.

ABD'nin topraklarının yarısı muhaliflerin kontrolünde olan Irak ve Afganistan'a saldırdığında bile savaşların 20'şer yıl sürdüğüne işaret eden Nakdi, şunları kaydetti:

"Afganistan'da 3 trilyon dolar, Irak'ta ise 4 trilyon dolar harcadılar. Peki bu uzun savaşların sonunda ne elde ettiler? Afganistan'da 85 milyar dolar değerinde silah bırakıp kaçtılar, Irak'tan ise büyük bir yenilgi ve itibar kaybıyla çıkarıldılar. Böyle bir geçmişe sahip olan bir ülkenin hesaplarını bilen hiçbir yöneticisi İran'a kara harekâtı düzenlemeye karar veremez. Orada 3 ya da 4 trilyon dolar harcadılar ve savaşları 20 yıl sürdü. Peki burada ne olacak? Burada savaş 20 gün bile sürmeyecek. ABD güçleri çok sayıda esir verecek ve sonunda kendileri gelip teslim olmak zorunda kalacaklar."

“Ürdün'de 200 Amerikan askeri öldü, kayıpları gizliyorlar”

Washington'ın bölgedeki deniz gücüne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan İranlı komutan, ABD donanmasının olası bir karşılıktan korktuğu için İran'a bin kilometreden fazla yaklaşamadığını ve yedi aydır bölgede başıboş dolaştığını açıkladı.

ABD Merkez Komutanlığının Bahreyn'de bulunmasına rağmen, Washington'ın 100 yıllık varlığına son vererek savaşın başlamasıyla filolarını Fars Körfezi'nden kaçırdığını ifade etti.

ABD'nin savaşın başından bu yana yalnızca 18 askerinin öldüğünü açıklamasını alaycı bir dille eleştiren Nakdi, gerçek kayıpların çok daha yüksek olduğunu bildirdi.

Ürdün'deki tek bir füze saldırısında 200 Amerikan askerinin öldüğünü ilan eden Nakdi, bu bilgiyi “Amerikan Kızılayı” olarak andığı kuruluşun personeli aracılığıyla edindiklerini söyledi.

Nakdi ayrıca, Bahreyn'de Amerikan hedeflerinin bulunduğu otellere yönelik saldırıların ardından akşamdan sabaha kadar ambulansların çalıştığını belirterek “Orada öldürülenler cin miydi?” diyerek Washington'ı kayıp sayılarını manipüle etmekle suçladı.

Körfez’den “Vur” fısıltısı

Nakdi'nin açıklamalarında öne çıkan bir diğer ayrıntı ise Körfez ülkelerinin perde arkasındaki tutumuna yönelik oldu.

Bölgedeki önemli ülkelerden birinde görev yapan bir İran büyükelçisinin kendisine anlattığı bir anekdotu paylaşan Nakdi, savaşın en yoğun olduğu ve İran'ın Amerikan hedeflerini vurduğu günlerde, Körfez ülkelerini temsil eden büyükelçilerin diplomatik toplantılarda İranlı yetkililerle tokalaşırken kulaklarına “Vur” diye fısıldadığını aktardı.

Nakdi, “Yani yalnızca İranlı halkımız 'vur' demiyor; orada büyükelçi olarak bulunan o prens de 'vur' diyor” ifadelerini kullanarak,bölge yönetimlerinin kapalı kapılar ardında ABD'ye karşı İran'ı desteklediğini ifade etti.

"Saldırı pozisyonu sadece füze fırlatmak değildir"

İran Silahlı Kuvvetleri'nin tehditlere karşılık verebilecek kapasiteye ve yeterli miktarda füzeye sahip olduğunu belirten Nakdi, emir verildiğinde füzelerin belirlenen hedefleri vuracağından kimsenin şüphe duymaması gerektiğini vurguladı.

Ancak askeri kararların ve zamanlamasının ülkenin stratejik çıkarları doğrultusunda belirlendiğini hatırlatan general, kamuoyunun silahlı kuvvetlerin hesaplamalarına güvenmesi gerektiğini söyledi.

Saldırı kavramının yalnızca füzelerle sınırlandırılmasına karşı çıkan Nakdi, İsrail'in Gazze'deki eylemlerinin ve İran'a yönelik saldırılarının dünya halkları nezdinde büyük bir teşhire ve uyanış fırsatına dönüştüğünü ifade etti.

İran’ın askeri kapasitesinin yanı sıra uluslararası toplumsal imkânları da devreye sokması gerektiğini belirten Nakdi, herkesin bu mücadelenin bir savaşçısı gibi hareket ederek ABD'nin dünyanın dört bir yanına yayılan ekonomik çıkarlarını yok edecek bir küresel saldırı hareketinin örgütlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

İlgili Haberler