Ensarullah: Suudiler Yemen'de, ABD İran'da aynı bataklığa saplandı
Ensarullah yetkilisi Muhammed Ferah, Suudi Arabistan'ın Yemen'de, ABD'nin ise İran'da yanlış istihbarat ve hatalı askerî hesaplamalar nedeniyle bekledikleri hızlı zaferi elde edemediklerini ve çıkmaza sürüklendiklerini söyledi.
YDH — Ensarullah Hareketi Siyasi Büro Üyesi Muhammed Ferah, Suudi rejiminin Yemen'de saplandığı bataklığı, Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'a karşı yürüttüğü savaşta içine düştüğü çıkmaza benzetti.
Ferah, her iki müdahalenin de temelinde hatalı hesaplamaların yattığını ifade ederek hem İran'a hem de Yemen'e yönelik saldırılarda saldırgan güçlerin yanıltıcı raporlarla askeri bir maceraya sürüklendiğini söyledi.
Üst düzey yetkili, “Düşmanın hızla çökeceği üzerine kumar oynadılar ancak kendi hesaplamalarından tamamen farklı bir gerçeklikle yüzleştiler” dedi.
Gerilimin tırmandığı son dönemde paralı askerler tarafından sunulan raporların Suudi yetkilileri yanılttığını belirten Ferah, Suudilerin bu sayede içerideki unsurların sıfır saatini beklediğine inandırıldığını anlattı.
Suudi yetkililerin Yemen'de iç savaşın an meselesi olduğunu, ülkenin birkaç an içinde düşeceğini ve tüm kıyıların, petrol zenginliklerinin, kaynakların ve halkın Suudi Arabistan'ın kontrolüne geçeceğini sandığını vurguladı.
Bu iyimser tablonun aksine sahada farklı bir dinamik işliyordu; Yemen Silahlı Kuvvetleri Taiz kentinin batı girişine ulaşırken, Yüksek Siyasi Konsey Başkanı Mehdi Meşat da Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarının tamamen meşru bir hak olduğunu duyurdu.
Netanyahu'nun Trump'ı sürüklediği senaryo
Ensarullah üyesi, Suudi Arabistan'ın işin bittiğini ve sadece askeri bir eyleme geçmelerinin yeterli olacağını düşündüğünü belirtti.
Ferah, bu tablonun İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'ı savaşa çekmeye çalıştığı ve Amerikalılara yanıltıcı istihbarat değerlendirmeleri sunduğu İran senaryosuyla neredeyse birebir örtüştüğünü dile getirdi.
O dönemde Netanyahu'nun, yapılacak ilk saldırının İran'ı felç edeceğine Washington'u ikna ettiğini hatırlatan Ferah, “Amerika ve İsrail destekçilerinin İran sistemini içeriden çökertmek için harekete geçeceğini, böylece rejimin yıkılmasına, askeri kapasitesinin ele geçirilmesine ve Direniş Ekseni'nden çıkarılmasına giden yolun açılacağını savundular” diye konuştu.
Kapalı kapılar ardındaki raporlar ve sahadaki gerçeklik
Beklentilerin tam tersi bir tabloyla karşılaşıldığına dikkat çeken Yemenli yetkili, İran sisteminin çökmediğini, ülkenin işgal edilmediğini ve parçalanmadığını ifade etti. Aksine, İranlıların direnme ve savaşma yeteneklerini çok iyi sergilediklerini vurguladı.
Ferah, ABD'nin bu süreçte savaş kararını alırken dayandığı hesaplamaları çok aşan askeri, güvenlik, ekonomik ve siyasi sonuçlarla yüzleştiğini söyledi. Bu durumun Trump yönetimini ve Cumhuriyetçi Parti'yi, yaklaşan seçimlerdeki performanslarını etkileyebilecek zorlu siyasi engellerle karşı karşıya bıraktığını da sözlerine ekledi.
Yemen'de Suudi Arabistan'ın başına gelenin tam olarak bu olduğunu belirten Ferah, “Suudi Arabistan; hızlı zafer vaatleri, müttefiklerinin gücünün abartılması, düşmanlarının yeteneklerinin hafife alınması ve Yemen'in kaynaklarına el konulmasının kesin bir sonuç gibi gösterilmesiyle kandırıldı” dedi.
Kapalı kapılar ardında sunulan raporlar ile sahadaki gerçekler arasında uçurum olduğunu savunan Ferah, sözlerini şöyle tamamladı:
“Sonuç olarak, ne Yemen Riyad'ın vaat ettiği gibi düştü ne de İran Washington'un öngördüğü gibi çöktü. Bu iki deneyim, sadece duyduğu bilgilere dayanarak savaş başlatmak isteyenlerin acı bir gerçekle karşılaşacağını ve Amerika ile Suudi Arabistan'ın düştüğü bataklığın bir benzerine saplanacağını kanıtladı.”




