Son Dakika
İnşa

İran saldırıları Körfez altyapısını altüst etti

15 Ekim 2026 14:30 Bu sayfayı yazdır

Reuters’ın incelediği saldırılarda kritik tesisler isabetli biçimde hedef alınırken, 14 uzman hasarın büyük ölçüde önlenen mühimmatın enkazından kaynaklandığı yönündeki açıklamaları inandırıcı bulmadı.

İran saldırıları Körfez altyapısını altüst etti
İran saldırıları Körfez altyapısını altüst etti YDH
Yazı boyutu
100%
5 dk okuma

YDH- Reuters’ın araştırmasına göre, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik bombardımanıyla başlayan savaşta İran, Körfez’deki yedi ülkede en az 84 altyapı noktasına 135’ten fazla İHA ve füze saldırısı düzenledi.

Saldırılar petrol ve gaz tesislerinin yanı sıra limanları, havalimanlarını, su ve elektrik altyapısını, veri merkezlerini ve bir nükleer santrali hedef aldı. 

Reuters, bazı saldırıların Yemen ordusu ve Tahran’dan destek alan Iraklı direniş grupları tarafından gerçekleştirildiğini bildirdi.

Gazete; 36 kaynakla görüştü, saldırı görüntülerini ve uydu verilerini inceledi, resmî açıklamaları radar ve hava durumu verileriyle karşılaştırdı. 

Bulgularını değerlendiren 14 sektör uzmanı ve eski asker, onlarca tesisteki kritik ekipman hasarının büyük ölçüde hava savunma sistemlerinin önlediği saldırılardan düşen parçalardan kaynaklanmış olmasının son derece düşük ihtimal olduğunu söyledi. 

Buna karşın Körfez rejimleri en az 34 açıklamada hasarı önlenen mühimmatın parçalarına bağladı. Reuters, saldırıların tüm ayrıntılarını ve hava savunma sistemlerinin başarısını her olayda bağımsız biçimde belirleyemediğini de kaydetti.

Kritik enerji hatları hedefte

Reuters’ın tespitlerine göre en sık hedef alınan noktalardan biri, Hürmüz Boğazı’nın dışında kalan ve BAE’nin boğazı aşarak petrol sevkiyatı yapmasını sağlayan Füceyre Limanı oldu. 

Liman savaşın başlangıcından bu yana en az 19 kez vuruldu. Petrolü depolama alanlarından gemilere taşıyan iki ana boru dağıtım sisteminin hasar görmesi, limanın aylar boyunca onarım ve kesintilerle karşı karşıya kalmasına yol açtı. Mayıs ayındaki saldırının ardından rafine petrol sevkiyatı yaklaşık bir ay durdu.

Katar’daki Ras Laffan sıvılaştırılmış doğal gaz tesisinde gazı sıvılaştıran sistemlerin bulunduğu iki “soğuk kutu” vuruldu. 

Katar Enerji CEO’su Saad Kaabi, hasarlı ekipmanların onarımının üç ila beş yıl sürebileceğini söyledi. 

Dünya sıvılaştırılmış doğal gaz akışının yaklaşık yüzde 20’sini tehlikeye atan saldırının yanı sıra, Katar’daki Pearl tesisi, BAE’deki Habşan Gaz Kompleksi ve Emirates Global Aluminium’un Taweelah tesisi gibi noktalarda da onarımın en az bir yıl sürmesi bekleniyor.

Suudi rejiminin doğu-batı petrol boru hattındaki üç pompa istasyonu da eylül ayında hava saldırısına uğradı. İstasyonlardan biri ağır hasar gördü ve Yenbu Limanı’na petrol akışı kesildi. 

Suudi rejimi saldırıyı, İran tarafından silahlandırılıp desteklendiğini söylediği Iraklı gruplara bağladı.

Reuters’ın bulgularına göre İran bağlantılı saldırılar, Suudi rejiminin en büyük dokuz rafinerisinden beşine ve üç büyük petrol işleme merkezine zarar verdi. 

Petrol üretimi savaşın ilk altı ayında çoğunlukla günlük 7 milyon varilin altında kaldı; savaş öncesinde bu miktar 10 milyon varilin üzerindeydi. Reuters, üretim kaybının mevcut fiyatlarla 50 milyar doları aştığını hesapladı.

Reuters’ın araştırması, Körfez’deki enerji altyapısının birbirine bağlı yapısının sınırlı sayıdaki kritik noktaya yönelik saldırılarla geniş çaplı kesintilere açık olduğunu ortaya koydu. 

ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın 1983 tarihli bir değerlendirmesi de iyi seçilmiş birkaç hedefe yönelik saldırının Körfez’deki petrol tesislerine ciddi zarar verebileceği uyarısında bulunmuştu.

Su, elektrik ve sivil altyapıda ağır hasar

Saldırılar enerji tesisleriyle sınırlı kalmadı. Bahreyn, Kuveyt, BAE ve Suudi rejimindeki havalimanları hedef alındı. Reuters’ın en ölümcül saldırı olarak aktardığı olayda, Yemen ordusuna atfedilen saldırı bu ay başkentteki Kral Halid Havalimanı’nda 12 kişinin ölümüne yol açtı. 

Kuveyt Havalimanı da sekiz kez vuruldu. Kuveyt’in sanayi ve enerji altyapısı savaşın ilk günlerinden itibaren saldırılara maruz kaldı. 

Mina Ahmedi ve Mina Abdullah rafinerileri, Şuaybe Limanı ile elektrik ve su arıtma tesisi hedef alınan noktalar arasında yer aldı. Kuveyt, nisan ayında 1991’den bu yana ilk kez ham petrol ihraç edemedi. 

Uydu görüntülerine göre temmuz sonuna kadar Şuaybe sanayi bölgesindeki en az 13 yapı mühimmatlarla hasar gördü.

Kuveyt’in içme suyunun yüzde 90’ını sağlayan tuzdan arındırma tesisleri de saldırıların hedefi oldu. Reuters, 2 Mart ile 20 Temmuz arasında ülkenin elektrik ve su üretimini birlikte sağlayan sekiz tesisinden en az dördünün vurulduğunu bildirdi. Bazı tesisler birden fazla kez saldırıya uğradı.

Utah Üniversitesi Orta Doğu Merkezi Direktörü Michael Christopher Low, Kuveyt’in bu tesisler olmadan su ihtiyacını karşılayamayacağını ve yeterli kapasitenin devre dışı bırakılması hâlinde ülkenin haftalar içinde susuz kalabileceğini söyledi.

BAE’deki Bereke Nükleer Enerji Santrali’ne 17 Mayıs’ta düzenlenen saldırıda bir elektrik trafo merkezi hasar gördü. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, saldırının dört reaktörden birini acil durum dizel jeneratörlerine geçmeye zorladığını bildirdi.

Ajans Başkanı Rafael Grossi, saldırının santral hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olunduğunu gösterdiğini söyledi. Santrali işleten şirket ise güvenlik sistemlerinin devreye girdiğini, yaralanma ya da radyoaktif sızıntı yaşanmadığını ve halk ile çevre için risk oluşmadığını açıkladı.

BAE’deki Emirates Global Aluminium’un Tavile tesisinde 1.262 eritme hücresinin tamamı saldırı sonrasında devre dışı kaldı. Şirketin açıklamasına göre ağustos sonuna kadar hücrelerin yalnızca dörtte biri yeniden çalıştırılabildi; üretimin normale dönmesinin 2027’yi bulması bekleniyor. 

Saldırılar sonrasında alüminyum fiyatları dört yılın en yüksek seviyesine çıktı. BAE ve Bahreyn’deki Amazon veri merkezlerine yönelik saldırıların ardından bazı hizmetlerin aylarca kesintide kaldığı da bildirildi.

Hasar ve saldırıların sorumluluğu tartışılıyor

Körfez rejimleri saldırıların yol açtığı hasara ilişkin bilgileri sınırlandırdı. BAE, Bahreyn, Katar, Kuveyt ve Suudi rejiminde saldırı sonrası görüntülerin çekilmesi ya da paylaşılması kısıtlanıyor.

Petrol danışmanlık şirketi Foreign Reports’un Başkanı Matthew Reed, bölge yönetimlerinin hasar değerlendirmelerini “devlet sırrı gibi” ele aldığını söyledi. BAE rejimi ise gerilimin düşürülmesi için yeniden diplomatik çaba gösterilmesi çağrısında bulundu.

Reuters, İran’ın Körfez’deki ekonomik altyapıya yönelik saldırılarına ABD üslerine yönelik saldırıların da eşlik ettiğini, ABD Savunma Bakanlığı müfettişinin bölgedeki üslerde yüzlerce yapının ve onlarca uçağın hasar gördüğünü Kongre’ye bildirdiğini aktardı.

Reuters’a konuşan ABD’li ve bölgesel yetkililer, İran’ın Rusya ve Çin’den istihbarat almış olabileceğini, ayrıca hassas tesislere erişimi bulunan kişilerden bilgi topladığını ileri sürdü.

Bereke Santrali’nin yerleşim planı ve vurulan trafo merkezinin konumuna ilişkin bilgiler de bu kapsamda anıldı. Çin, uluslararası yükümlülüklerini yerine getirdiğini açıkladı.

Saldırılar, ABD’nin İran limanlarına uyguladığı deniz ablukası ve İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ablukasıyla birlikte enerji piyasaları üzerindeki baskıyı artırdı. 

Brent petrolün varil fiyatı mart, nisan ve mayıs aylarında 120 dolara yaklaştı ya da bu seviyeyi aştı. Reuters’ın soruşturması, Körfez’deki çatışmanın askerî tesislerin ötesine taşındığını; petrol, gaz, su, elektrik ve ticaret ağlarındaki kritik noktaların hedef alınmasının bölge genelinde ekonomik sonuçlar doğurduğunu ortaya koydu.

İlgili Haberler