Son Dakika
İnşa

Rus dizeli küresel pazarlara dönüyor

15 Ekim 2026 22:56 Bu sayfayı yazdır

Rusya, Trump rejiminin ABD’deki yakıt fiyatlarını düşürme hedefi doğrultusunda dizel ihracatını yeniden başlatırken, açıklanan sevkiyat miktarlarının ABD ulaşım sektörünün birkaç günlük tüketimini bile karşılamadığı belirtildi.

Rus dizeli küresel pazarlara dönüyor
Rus dizeli küresel pazarlara dönüyor YDH
Yazı boyutu
100%
3 dk okuma

YDH ― Rusya, ABD Başkanı Donald Trump’la varılan anlaşmanın ardından dizel yakıtı küresel pazarlara yeniden göndermeye başladı.

Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, sevkiyatların petrol piyasalarının istikrarına olumlu katkı sağlamasının beklendiğini, ancak piyasaları bütünüyle istikrara kavuşturmak için yeterli olmayacağını söyledi.

Peskov, günlük basın brifinginde, “Dizel küresel pazarlara ulaşmaya başladı ve petrol piyasalarının istikrarı üzerinde olumlu bir etki yaratması bekleniyor. Ancak bu, piyasalarda tam bir istikrar sağlamak için yeterli olmayacak” dedi.

Trump, geçen hafta Rusya’nın ABD’deki yakıt fiyatlarını düşürme çabalarına destek vermek amacıyla küresel pazarlara dizel yakıt sağlamayı kabul ettiğini açıklamıştı. Moskova da anlaşmanın ardından 10 Ekim’den itibaren geçerli olmak üzere dizel ihracat yasağını kısmen kaldırdı.

Londra Borsası Grubu’nun 14 Ekim’de yayımladığı verilere göre Rusya, Baltık Denizi kıyısındaki Primorsk Limanı’ndan dizel ihracatını yeniden başlattı. Nakliye verileri, yaklaşık 40 bin ton ultra düşük kükürtlü dizel taşıyan bir tankerin 13 Ekim’de limanda yükleme yaptığını ve ardından Fas’a doğru yola çıktığını gösterdi.

Trump’ın hedefi ABD’deki yakıt fiyatlarını düşürmek

Trump, 3 Kasım’da yapılacak ABD ara seçimlerinden önce ülkedeki dizel fiyatlarını düşürmeyi hedefliyor. Cuma günü yaptığı açıklamada Rusya’nın ABD ve küresel pazarlara derhal 300 bin tondan fazla, başka bir ifadeyle 2,25 milyon varil dizel yakıt sağlayacağını söyledi.

Trump, Rusya’nın kasım ayında 500 bin ton daha dizel göndereceğini, bunun hemen ardından da 1 milyon tonluk ek sevkiyat yapacağını belirtti.

Açıklanan miktarlar ABD’nin tüketiminin altında

ABD Enerji Bilgi İdaresi’nin verilerine göre, Trump’ın açıkladığı 2,25 milyon varillik ilk sevkiyat, ABD ulaşım sektörünün bir günlük dizel tüketimini bile karşılamıyor. Söz konusu sektör günde yaklaşık 2,94 milyon varil petrol tüketiyor.

Kasım ayı için açıklanan 500 bin tonluk ek sevkiyatın ve hemen ardından gönderilmesi planlanan 1 milyon tonun da hesaba katılmasıyla birlikte, Trump’ın duyurduğu toplam tedarik miktarı ABD ulaşım sektörünün dört günlük ihtiyacından daha azına karşılık geliyor.

Anlaşma Ukrayna ve Avrupa’da tepki çekti

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelensky, Avrupalı yetkililer ve Trump’la ittifak halindeki bazı Cumhuriyetçi siyasetçiler, Rusya’yla yapılan dizel anlaşmasını sert biçimde eleştirdi.

Moskova ise Avrupa’dan gelen eleştirileri “saçma” olarak nitelendirerek reddetti. Rusya, Avrupa ülkelerinin anlaşmaya karşı çıkmasına rağmen Rus petrolü ve sıvılaştırılmış doğal gaz satın almayı sürdürdüğüne dikkat çekti.

“ABD'nin Rusya'dan aldığı yakıt aslında İran'dan geliyor olabilir”

ABD ile Rusya arasında yapıldığı öne sürülen ve Amerikan şirketlerinin yaptırımlardan muaf tutularak Rus dizeli almasına olanak tanıyan anlaşmayı değerlendiren eski İngiliz diplomat ve istihbarat uzmanı Alastair Crooke, bu hamlenin yaklaşan ara seçimlere yönelik bir “çaresizlik belirtisi” olduğunu savundu.

Söz konusu adımın dünyadaki dizel dengesini değiştirmeyeceğini anlatan deneyimli uzman, “En fazla fazladan birkaç günlük yakıt sağlayacak, yani okyanusta bir damla olarak kalacak. Her şey sadece fiyatların düşeceğini söylemekle ilgili,” sözleriyle durumun siyasi bir seçim numarası olduğunun altını çizdi.

Mülakatın en çok dikkat çeken kısımlarından biri ise petrolün menşeine dair ortaya atılan iddiaydı.

Son dönemde İran'ın Hazar Denizi üzerinden Rusya'ya ciddi miktarda yakıt ihraç ettiğine dikkat çeken Crooke, “Rusya'nın ABD'ye göndereceği dizelin aslında İran'dan gelmiş olması oldukça muhtemel,” değerlendirmesini yaptı.

Bu durum, ABD'nin bir yandan yaptırım uyguladığı İran'dan dolaylı yoldan enerji satın alırken diğer yandan Ukrayna'da Rusya ile vekâlet savaşı yürütmesinin yarattığı yaman çelişkiyi gözler önüne serdi.

Ukrayna'daki savaşın yalnızca iki ülke arasındaki bir sınır çatışması olmadığını kaydeden Crooke, ABD'nin Soğuk Savaş sonrası kurduğu küresel üstünlüğü korumak adına Rusya, Çin ve İran gibi “medeniyet devletlerine” karşı büyük bir strateji (grand design) yürüttüğünü anlattı.

Ancak Washington'ın bu güçlere karşı doğrudan askeri gerilimi tırmandırma kapasitesinin bulunmadığına dikkat çeken uzman, “Ukrayna, bu savaşta sadece bir yer, bir savaş alanı,” diyerek asıl meselenin mevcut küresel düzeni ayakta tutma veya yıkma savaşı olduğuna işaret etti.

İlgili Haberler