Son Dakika
İnşa

Irak direnişi: Silah dosyası “sıfır noktasında”

16 Ekim 2026 11:29 Bu sayfayı yazdır

Dört direniş grubunun imzaladığı belgede yabancı güçlerin çekilmesi, hava savunmasının güçlendirilmesi ve Irak topraklarının İran’a karşı kullanılmaması talep ediliyor.

Irak direnişi: Silah dosyası “sıfır noktasında”
Irak direnişi: Silah dosyası “sıfır noktasında” YDH
Yazı boyutu
100%
3 dk okuma

YDH- Hizbullah Tugayları’ndan bir güvenlik yetkilisi, Iraklı direniş gruplarının silahların devlet denetiminde toplanmasına ilişkin müzakerelerde sunduğu belgeye hükümetten henüz resmî yanıt alamadığını açıkladı.

Yanıtın gelmemesiyle müzakere süreci askıda kalırken Ali Zeydi hükümetinin başlattığı süreci ilerletme kapasitesine ilişkin soru işaretleri artıyor.

Bilgi sahibi kaynakların Dörtlü Koordinasyon Çerçevesi ile eşgüdüm içinde dört grubun imzaladığını söylediği belge, yürütme organının silahları devletin elinde toplama isteği ile direnişin silahları bırakmayı önceden belirlenmiş koşulların yerine getirilmesine bağlaması arasındaki uçurumu ortaya koyuyor. Bu koşullar arasında yabancı askerî varlığın sona erdirilmesi, hava savunmasının güçlendirilmesi, dış ilişkilerin düzenlenmesi ve Bağdat üzerindeki Amerikan baskısından kurtulması da bulunuyor.

Silahların teslimi aşamalı koşullara bağlandı

El-Ahbar’ın bir örneğini gördüğü belgede, “Türk güçlerinin tamamen çekilmesi, hava savunma sistemlerinin geliştirilmesi, sınırların güvence altına alınarak dış saldırıların önlenmesi, vatandaşların verileri üzerinde ulusal denetim kurulması, İsrail’le normalleşmenin reddedilmesi ve önceki Amerikan saldırılarından zarar görenlerin tazmin edilmesi” talepleri yer alıyor.

Belge ayrıca Irak topraklarının ve hava sahasının İran’ı hedef alan operasyonlarda veya İran’a yaptırım uygulanmasında kullanılmasına karşı çıkıyor. Buna karşılık silahlar konusunda aşamalı bir formül öneriyor: Silahların kullanımının en az iki yıl süreyle dondurulması ve hükümetin diğer maddelere uyumunun değerlendirilmesine bağlı bir takvim çerçevesinde stratejik silahlar da dahil olmak üzere silahların aşamalı biçimde teslim edilmesi.

Seyyidü’ş-Şüheda Tugayları Sözcüsü Kazım Fertusi, el-Ahbar’a yaptığı açıklamada belgenin “tamamen Irak’a özgü” olduğunu ve dış dayatmalara dayanmadığını söyledi. El-Fertusi, grupların silahları devletin denetimi altında düzenlemeye hazır olduğunu belirtti; ancak bunun, grupların silahlarını ellerinde tutmalarını gerekçelendirmek için öne sürdükleri tehditlerin ortadan kalkmasına bağlı olduğunu kaydetti. Bu durumun üçlü ve dörtlü hakem heyetlerince izlenmesi gerektiğini söyledi.

Ancak direnişin öne sürdüğü talepler, yalnızca hükümet kararıyla çözülemeyecek güvenlik ve diplomasi uzlaşıları gerektiriyor. Üstelik taleplerin bir kısmı, Bağdat’ın tek başına değiştiremeyeceği bölgesel güç dengeleriyle ilgili.

Bu çerçevede güvenlik ve askerî uzman Abdürrezzak Atvani, el-Ahbar’a yaptığı açıklamada belgenin uygulanmasının “mevcut koşullarda son derece karmaşık hale getiren jeopolitik engellerle karşı karşıya olduğunu” belirtti.

El-Atvani, “silah dosyasının ele alınmasının dış tehditlerden ya da devletin güvenlik ihtiyaçları ile siyasi ve ekonomik istikrarın gerekleri arasındaki dengeden ayrı düşünülemeyeceğini” vurguladı. Bu karmaşıklığın aşılması için Irak’ın gerçeklerini gözeten aşamalı uzlaşılar gerektiğini, bir defada uygulanması zor koşullar öne sürülmemesi gerektiğini söyledi.

Hükümetten yanıt bekleniyor

Hizbullah Tugayları’ndan güvenlik yetkilisi Ebu Mücahid Asaf da yayımladığı açıklamada, direnişin silahların düzenlenmesine ilişkin belge konusunda başbakandan resmî yanıt almadığını duyurarak bu durumun dosyayı “sıfır noktasında” tuttuğunu belirtti. A

çıklamada hükümetin İran’a yönelik Amerikan yaptırımları, İsrail saldırıları, ABD’nin Irak’ın egemenliğini ihlal etmesi ve ülkenin hava sahasının bölgesel askerî operasyonlarda kullanılma ihtimali konusundaki tutumuna ilişkin sorular yöneltildi. Ancak özellikle Irak’ın finans sisteminin dolara bağlı olduğu, Bağdat’ın Washington’la güvenlik ve diplomasi ilişkileri bulunduğu ve bölgesel bir çatışmanın ekonomi ile iç istikrara yansımalarını önlemek zorunda olduğu düşünüldüğünde, bu soruların hükümetten genel tutum açıklamalarının ötesinde yanıt bulması güç görünüyor.

Siyasi araştırmacı Ali Muhyiddin, Zeydi hükümetinin “Amerikan dayatmalarına boyun eğdiği” için belgedeki koşulları yerine getiremeyeceğini vurguladı. Temel grupların mevcut koşullarda silahlarını teslim etmeyeceğini belirten Muhyiddin, bu silahların dış tehditlere karşı caydırıcılık aracı olduğunu söyledi. Irak’ın egemenliğine ilişkin güvenceler verilmedikçe silahlar konusunda herhangi bir uzlaşmanın zor olacağını kaydetti.

Öte yandan hükümetin fiilen neleri yerine getirebileceğinin, nelerin daha geniş kapsamlı uzlaşılar gerektirdiğinin belirlenmesi gerektiğini savunan bir görüş de bulunuyor. Grupların, nihayetinde silahlar üzerindeki devlet otoritesini tesis etmeyi öngören aşamalı bir süreci kabul etmeye hazır olup olmadığı sorusu ise yanıt bekliyor.

El-Ahbar’ın belge ve hükümetin maddelere ilişkin tutumu hakkında açıklama almak üzere bazı hükümet yetkilileriyle Zeydi’nin basın ofisine ulaştığı, ancak haber hazırlanırken henüz yanıt alamadığı belirtildi.

İlgili Haberler