Son Dakika
İnşa

Aun ve Selam, Hizbullah’la yeni bir çatışmanın önünü mü açıyor?

22 Ekim 2026 09:10 Bu sayfayı yazdır

Lübnan Bakanlar Kurulu’nun Daher Beydar ve Kasr’da ele geçirilen patlayıcılarla ilgili dosyanın Adli Konsey’e sevkini gündemine alması, soruşturmalar tamamlanmadan alınacak kararın Hizbullah’la gerilimi tırmandırabileceği endişesini artırdı.

Aun ve Selam, Hizbullah’la yeni bir çatışmanın önünü mü açıyor?
Aun ve Selam, Hizbullah’la yeni bir çatışmanın önünü mü açıyor? YDH
Yazı boyutu
100%
3 dk okuma

YDH- Lübnan hükümetinin Daher Beydar ve Baalbek-Hermel’deki Kasr beldesinde ele geçirilen patlayıcılarla ilgili dosyayı Adli Konsey’e sevk etmeyi gündemine alması, Hizbullah’la yeni bir siyasi gerilim ihtimalini artırdı.

El-Ahbar, hükümetin soruşturma tamamlanmadan sevk kararında ısrar etmesini, dış baskıların etkisinde alınmış ve direnişle yeni bir cephe açabilecek bir adım olarak değerlendirdi.

Bakanlar Kurulu’nun bugün Baabda Sarayı’nda yapacağı toplantının gündemine, “Daher Beydar’da ve Baalbek-Hermel bölgesindeki Kasr’da ele geçirilen patlayıcılarla ilgili dosyanın ve soruşturmanın bu malzemelerle doğrudan ya da dolaylı bağlantılı olduğunu ortaya çıkaracağı tüm konuların” Adli Konsey’e sevki maddesi eklendi.

El-Ahbar’a göre kararın kabul edilmesi, daha önce “kırmızı çizgilerin aşılmaması” uyarısında bulunan Hizbullah’la yeni bir çatışma sürecini başlatabilir. Olası bir gerilimin hükümet ortakları arasındaki ilişkilere nasıl yansıyacağı konusunda ise net bir güvence bulunmuyor.

Soruşturma tamamlanmadan sevk gündemde

Gazetenin edindiği bilgilere göre toplantı öncesinde Cumhurbaşkanı Jozef Aoun, Meclis Başkanı Nebih Berri ve Başbakan Nevaf Selam arasında yoğun temaslar yürütüldü. Amaç, dosyanın Adli Konsey’e sevkini erteleyecek bir formül bulmaktı. Berri, güvenlik ve yargı soruşturmalarının nihai sonuçları açıklanana kadar kararın ertelenmesini önerdi. Aun ve Selam’ın da bu öneriye olumlu yaklaştığı, bazı yargı çevrelerinin temel işlemler tamamlanmadan sevk kararı alınmaması yönünde uyarıda bulunduğu aktarıldı.

Kaynaklara göre seçenekler, sevk maddesinin gündemden çıkarılması ya da oylama yapılmadan toplantının sona ermesini sağlayacak şekilde gündemin sonuna bırakılması üzerinde yoğunlaştı.

Dosyayı inceleyen ordu istihbaratı ve Bilgi Şubesi’nin soruşturmaları henüz tamamlanmadı. Askerî Mahkeme hükümet komiseri yargıç Claude Ghanem de tutuklular veya soruşturmanın işaret edeceği kişiler hakkında henüz dava açmadı.

Yargı çevreleri, patlayıcıların kaynağı, götürüleceği yer ve sevkiyattaki sorumluluklar belirlenmeden dosyanın hangi yargı merciine gönderileceğine karar verilmemesi gerektiğini savunuyor. Sevkin, geçmişteki yavaş işleyen süreçleri örnek göstererek yargılamayı uzatabileceği de belirtiliyor.

El-Ahbar’a göre erteleme ihtimali, sevk ısrarının arka planına ilişkin tartışmayı sona erdirmeyecek. Adalet Bakanı Adil Nasır’ın önerdiği sevk adımı, bakan tarafından patlayıcıların İsrail’e karşı yeni bir cephede ya da iç çatışmalarda kullanılma ihtimalinin doğuracağı güvenlik riskleriyle gerekçelendiriliyor. Nasır, önerisinin güncel siyasi gelişmelerle bağlantılı olmadığını savunuyor. Ancak gazete, dosyanın soruşturma gerekliliklerinin ötesinde siyasi hesaplarla ele alındığı yönündeki değerlendirmelere dikkat çekiyor.

Bu durum, Cumhurbaşkanı Aun ve Başbakan Selam’ı, sevkin olası sonuçlarıyla geri adım atılması halinde ABD’den gelebilecek tepki arasında zor bir tercihle karşı karşıya bırakıyor.

Berri katılımı sürdürecek

Hizbullah, dün itibarıyla gelişmeler hakkında kamuoyuna açıklama yapmadı. Partiye yakın kaynaklardan aktarılan mesajlarda yalnızca yetkililere ülkenin istikrarını gözetme çağrısı yapıldı.

El-Ahbar, bu sessizliğin Hizbullah’ın sevk kararını olağan bir adım olarak gördüğü ya da hükümet kararı kabul ederse nasıl karşılık vereceğinin belli olduğu anlamına gelmediğini yazdı. Tartışma, partinin tek başına mı hareket edeceği yoksa Emel Hareketi’yle ortak tutum mu alacağı sorusunu da gündeme getirdi.

Berri, bakanlarının hükümet toplantısına katılacağını ve toplantıdan çekilmeyi düşünmediğini belirtti; Adli Konsey’e sevki düzenleyen yasalara uyulması gerektiğini vurguladı. Bu tutum, anlaşmazlığı hükümet kurumları içinde tutma ve hükümet ortaklığının açık bir krize dönüşmesini önleme çabası olarak değerlendiriliyor. Ancak toplantıya katılma kararı, sevke yönelik itirazdan vazgeçildiği anlamına gelmiyor. Berri, olası bir çatışma endişesine ilişkin soruya “Ordu kırmızı çizgidir, ordunun yanındayız.” yanıtını verdi. Ayrıca Hizbullah’la ilişkilerinin, partinin şehit Genel Sekreteri Hasan Nasrullah döneminde “daha yakın” olduğunu söyleyerek “Büyük kardeş de yok, küçük kardeş de” ifadelerini kullandı.

Toplantıda yapılacak oylama, sevk kararının seyrini belirleyebilir. Uzlaşma sağlanamaması halinde Hizbullah ve Emel Hareketi’nin nasıl bir yol izleyeceği belirsizliğini koruyor. Siyasi çevreler, kararın kabul edilmesinin ikilinin hükümetteki geleceğini de etkileyebileceğini belirtiyor.

El-Ahbar’a göre asıl mesele yalnızca oylamanın sonucu değil; kararın hükümet ile Hizbullah arasındaki ilişkiyi daha çatışmacı bir çizgiye taşıyıp taşımayacağı. Görüşmeler de anlaşmazlığı yalnızca ertelemekten çok, patlayıcılar dosyasının açık bir hükümet krizine dönüşmesini önlemeyi amaçlıyor.

İlgili Haberler