Son Dakika
İnşa

Yemen aşiretlerinden ABD-İsrail destekli Suudilere anında cevap: 'Savaşı Arabistan'ın derinliklerine taşırız'

23 Ekim 2026 18:34 Bu sayfayı yazdır

Suudi rejiminin aşiret toplantılarını askeri hedef ilan etmesinin ardından Yemen’in çeşitli vilayetlerinde toplanan aşiretler, saldırılara karşı mücadeleye hazır olduklarını belirterek Suudi Arabistan’ı yeni bir çatışma cephesi açılabileceği konusunda uyardı.

Yemen aşiretlerinden ABD-İsrail destekli Suudilere anında cevap: 'Savaşı Arabistan'ın deri…
Yemen aşiretlerinden ABD-İsrail destekli Suudilere anında cevap: 'Savaşı Arabistan'ın deri… YDH
Yazı boyutu
100%
7 dk okuma

YDH ― Suudi rejiminin silahlı aşiret toplantılarını askeri hedef ilan etmesinin ardından Yemen’in Amran, Saada, Sana, başkent Sana ve Hacce vilayetlerinde geniş katılımlı aşiret mitingleri ve toplantıları düzenlendi. 

Toplantılara katılan aşiretler, düşmanı cezalandırmaya tamamen hazır olduklarını belirterek Yemen halkını korkutmaya yönelik her türlü tehdidi reddettiklerini açıkladı.

Kalabalıklar, Suudi rejiminin tehditlerinin Yemen aşiretlerini en ufak biçimde sarsmadığını, aksine bu tehditlerin düşmanın zayıflığını ve başarısızlığını ortaya koyduğunu vurguladı. 

Aşiret temsilcileri, söz konusu saldırganlığın İslam ümmetini parçalamayı amaçladığını belirterek Yemen halkının Yaratıcısı dışında kimseden korkmadığını ve vatanını, dinini ve onurunu savunmak için kanını dökmeye ve şehitler vermeye hazır olduğunu ifade etti.

Aşiretler, Suudi rejimine ve müttefiklerine sert bir uyarı gönderdi. 

Aşiretler, Devrim Lideri ve Ensarullah Genel Sekreteri Seyyid Abdülmelik Bedreddin el-Husi’ye, Yemen halkına ve şehit ailelerine verdikleri sözü yineledi.

Yemen topraklarının her karışını işgalcilerin ve sömürgecilerin varlığından kurtarmak için mücadeleyi sürdüreceklerini belirten aşiretler, her türlü sömürgeci varlığı reddettiklerini ve Yemen’in tarih boyunca işgalciler için bir mezarlık olduğunu herkese bir kez daha göstereceklerini açıkladı. 

haber-46281-instagram-serit

Yemen aşiretlerinin bu tutumu, lider Abdülmelik el-Husi’nin daha önce yaptığı değerlendirmelerle de örtüşüyor.

Devrim Lideri Seyyid el-Husi, Yemen aşiretlerinin toplumun omurgasını ve köklerini oluşturduğunu belirterek onların her bakımdan eksiksiz bir ordu niteliği taşıdığını söylemişti.

Devrim Lideri Seyyid el-Husi, “Tarih, onların her anlamda eksiksiz bir orduyu temsil ettiklerine, vatanı savunmak için gereken iradeye, kararlılığa, yiğitliğe, gurura ve onura sahip olduklarına tanıklık ediyor” demişti.

Seyyid el-Husi, çeşitli vilayetlerde aşiretlerin silahlarıyla sokaklara çıkmasını, kararlılık ve metanet sergilemesini de övmüştü.

Aşiretlerin inançlarını ve onurlarını yansıtan kitlesel gösteriler düzenlediğini belirten lider, onların zalimlere, açgözlülere ve kibirli kesimlere karşı verdikleri büyük, onurlu ve kahramanca mücadeleye dikkat çekmişti. 

Şura Konseyi üyesi ve Nihm’in önde gelen şeyhlerinden Şeyh Muhsin Cemil, Yemenlilerin savaşçı ve mücadeleci bir halk olduğunu belirterek Suudi rejimine karşı sert açıklamalarda bulundu.

Cemil, Yemen’deki silahlanma çağrısının savaşın bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yemen’in bütün bölgelerinin, şehirlerinin, kırsal kesimlerinin, dağlarının ve vadilerinin savaş koşullarında yaşadığını belirten Cemil, bu durumun Yemen halkını yıldırmadığını, aksine Suudi Arabistan’a karşı direnişini ve öfkesini artırdığını ifade etti.

Her gün seferber olan bir halkın tehditlerle yenilgiye uğratılamayacağını söyleyen Cemil, şehitlik bilincinin halkın gücünü ve seferberliğini artıracağını, saldırganlığa karşı zafer kazanılana kadar mücadelenin süreceğini vurguladı.

Cemil, Yemenlilerin savaşı Arabistan’ın içine taşıyacağını belirterek şu mesajı verdi:

“Yemenliler savaşçı bir halktır ve bu tehdit bizi savaşı Suudi Arabistan’ın içine taşımaya zorlayacaktır.”

Şeyh Cemil, yüz yılı aşkın süre önce Abdülaziz tarafından kurulan Suudi Arabistan’ın yalnızca az sayıda paralı askeri ve IŞİD üyesini kendi saflarına çekebildiğini öne sürdü. Yemen halkının dörtte üçünün ise her alanda 21 Eylül Devrimi’ni desteklediğini savundu.

Paralı askerlerin aldığı maaşın bir çuval buğdayın değerini dahi aşmadığını belirten Cemil, bunun Yemen’i ve Körfez ülkelerini sömürgecilerden kurtarmaya hazır halkın iradesini kıramayacağını söyledi. Cemil, Suudi, Siyonist, Amerikan ve İngiliz güçleriyle onların işbirlikçilerine karşı yürütülen mücadelenin Filistin kurtarılana ve dünya küresel Siyonist sistemden arındırılana kadar devam edeceğini ifade etti.

Kutsal mekânlar üzerinden yürütülen tartışmaya tarihsel yanıt

Kutsal mekânların hedef alınmasına ilişkin iddialara da değinen Şeyh Cemil, Yemenlilerin Arap tarihindeki köklü konumuna dikkat çekti. Yemenlilerin Arapların tarihsel köklerinden geldiğini, inanç ve bilgeliğin onların tarihindeki önemli unsurlar arasında bulunduğunu belirten Cemil, Kâbe’de Yemenlilerle ilişkilendirilen bir köşe bulunduğunu söyledi.

Cemil, Kâbe’yi ilk kez örtenlerin Yemenliler olduğunu, Medine’de kendi kabilelerini kurduklarını ve Son Peygamber’i (Allah’ın salât ve selamı onun ve ailesinin üzerine olsun) kabul ederek İslam’ın yayılmasına kadar ona destek verdiklerini ileri sürdü. İmam Ali’nin (Allah’ın salâtı onun üzerine olsun) mesajını Yemen halkına taşıdıklarını, Endülüs’ün yanı sıra Doğu ve Batı’daki fetihlerde rol oynadıklarını belirten Cemil, bugün de Kudüs’ü işgale karşı savunanların Yemenliler olduğunu söyledi. Cemil, bu tutumu Kudüs’ü geçmişte yıkanların tutumuyla karşılaştırdı.

Suudi Arabistan’ın ittifak politikalarına eleştiri

Şeyh Cemil, Suudi Arabistan’ın politikalarını çelişkili bulduğunu belirterek, “Suudi Arabistan’ın 2015’te Yemen’i işgal etmek ve sömürgeleştirmek için bir ittifak kurması, bugün ise zayıflığını fark ettikten sonra kendini savunmak amacıyla başka bir ittifak oluşturması garip bir paradoks” dedi.

Yemenlilerin Allah’ın desteğine sahip olduğunu söyleyen Cemil, Allah’ı yanında bulanlar karşısında dünyanın bütün güçlerinin önemsiz kalacağını savundu. Cemil, Allah’ın izniyle Suudi ailesinin sonunun yaklaştığını ve İsrail’in Filistin’deki varlığının ortadan kalkacağı günün yakın olduğunu ileri sürdü.

Beni Haşiş şeyhinden Suudi rejimine uyarı

Beni Haşiş şeyhlerinden Şeyh Fadl Manea da Beni Sarim kabilesinin üyelerinin tutumunu övdü. Manea, Suudi rejiminin tehditlerine karşı gösterdikleri kararlı ve somut tepki nedeniyle kabile üyelerini selamladı.

Yemen aşiretlerinin saldırıların başladığı günden bu yana Allah yolunda mücadele ettiğini ve saldırganlığı püskürtmek için tek vücut halinde hareket ettiğini belirten Manea, Yemenlilerin komşuluk hukukunu tanımayan bir işgalciyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Manea, söz konusu işgalcinin tarihinin de kurucusundan devraldığı geçmişle sınırlı olduğunu savundu.

Manea, El-Mesire televizyonuna yaptığı açıklamada, Suudi rejiminin aşiret toplantılarını hedef alma yönündeki pervasız tehditlerinin kimseyi korkutmayacağını ifade etti.

Yemen aşiretlerinin buna, işgal altındaki Yemen Cumhuriyeti’nin kuzeyine doğru kapsamlı bir ilerleyişle karşılık verebileceğini söyleyen Manea, yanıtın yalnızca Suudi Arabistan’ın güney sınırlarıyla sınırlı kalmayacağını belirtti. Manea, düşmanın Yemen halkından beklemediği bir karşılıkla yüzleşeceğini öne sürdü.

Yemenlilerden teslimiyeti reddeden barış mesajı

Şeyh Manea, Yemen halkının yalnızca onurlu bir barışı kabul edeceğini vurguladı. Teslimiyeti, boyun eğmeyi ve kölelerin kararlarını kabul etmeyeceklerini belirten Manea, lider ve bayraktar Devrim Lideri Seyyid Abdülmelik Bedreddin el-Husi’ye verdikleri sözü yineledi.

Manea, saldırganlığa karşı mücadele etmek ve vatanın ve milletin meselelerinde zafer kazanmak amacıyla, liderin kendilerini sahada ihtiyaç duyduğu her yerde bulabileceğini söyledi.

Yemenli yetkili, askeri sözcüyü, silahlı kuvvetleri ve Yemen’in gerçek aşiret gelenekleriyle kurallarına uygun biçimde karşılık veren mücahitleri de övdü. Suudi rejimine Yemen halkının sabrını daha fazla sınamaması çağrısında bulunan Manea, halkın saldırılardan yorulduğunu belirtti. Yemenlilerin daha önce Suudi tarafına siyasi çözümlere yönelmesini ve Yemen’in iç işlerine müdahale etmeyi bırakmasını tavsiye ettiğini hatırlattı.

Kur’an ayetiyle seferberlik mesajı

Manea, saldırganların tutumunun Yüce Allah’ın şu ayetinde anlatılan durumu yansıttığını söyledi: “İnsanların, ‘Şüphesiz ki insanlar size karşı toplandılar, onlardan korkun.’ dediği kimseler, imanlarını daha da artırdılar ve ‘Allah bize yeter.’ dediler.”

Yemen aşiretlerinin bilge liderliğin ve Kur’an’ın rehberliğinin etrafında tam bir bilinçle birleştiğini belirten Manea, bu birlikteliğin Gazze’deki halka ve kardeşlere destek vermeyi ve ümmeti kötülüklerden korumayı amaçladığını ifade etti. Manea, aşiretlerin bu doğrultuda insani ve İslami açıdan son derece önemli, onurlu tutumlar sergilediğini kaydetti.

Suudi rejiminin tarihsel kökenlerine eleştiri

Konuşmacı, Suudi rejiminin köklerinin İngilizlerin kuruluş sürecine dayandığını savundu. İngilizlerin, Arap ve İslam dünyasının evlatlarını yakıp kül eden çatışmaların kıvılcımlarını ateşlediğini belirten konuşmacı, Yemen aşiretlerinin tarihsel karakterinin işgalcileri Yemen topraklarında yenilgiye uğratmak ve vatanı kararlılıkla savunmak olduğunu vurguladı.

Şeyh Fadl Manea, Muhammed bin Selman’a da bir mesaj gönderdi. Manea, atalarının öğütlerini ve Arapların tarihsel bilgeliğini hatırlatarak Haccac bin Yusuf es-Sekafi’nin Yemenlilerin sabrını ve gücünü küçümsememek gerektiğine ilişkin öğüdünü gündeme getirdi.

Manea, Yemenlilerin bir kişiye karşı ayaklanmaları halinde onu başını kaybetmeden bırakmayacaklarını ileri sürerek Muhammed bin Selman’ı yalnızca Allah’ın söndürebileceği bir ateşi yakmaması konusunda uyardı.

Arap Yarımadası halkına rejime karşı ayaklanma çağrısı

Şeyh Fadl, Arap Yarımadası halkına ve İki Kutsal Cami’nin bulunduğu topraklarda yaşayanlara da çağrıda bulundu. Kutsal mekânları yolsuzluğun sahnelendiği alanlara ve gece kulüplerine dönüştürmekle suçladığı rejime karşı ayaklanmaya davet ettiği halklara, kutsal mekânların korunması gerektiği mesajını verdi.

Manea ayrıca orduya ve Mısır halkına seslenerek Yemenli kahramanların savaşlarını ve tarih boyunca sergiledikleri kahramanlıkları hatırlattı. Özellikle Korgeneral Kasım Mansur’un mücadelelerine dikkat çeken Manea, bu kahramanlıkların kapalı odalardaki subayların hafızasında hâlâ canlılığını koruduğunu söyledi.

Yemen ordusundan daha önce operasyon uyarısı

Aşiretlerin bu açıklamalarından önce Yemen silahlı kuvvetleri de Suudi rejimine yönelik bir uyarıda bulunmuştu. Yemen ordusu, aşiretleri hedef alma tehditlerine karşılık olarak büyük çaplı operasyonlar düzenleyebileceğini açıklamıştı.

Bununla birlikte Yemen tarafı, Suudi rejiminin tehditlerini fiilen hayata geçirmemesi halinde bu tür operasyonlara başvurmak istemediğini de belirtmişti.

İlgili Haberler