Yemen istihbaratı Suudi askeri yığınaklarını nasıl izliyor?
Yemen istihbaratının Suudi askeri yığınaklarını ve üslerini takip ettiği, Şabva’daki yeraltı üssüne ilişkin görüntülerin ise Suudi kuvvetlerinin bölgedeki varlığını ve El-Alam kampına yönelik saldırının hedeflerini yeniden gündeme taşıdığı belirtildi.
YDH ― Yemen’deki son askeri gelişmeler, Yemen Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki askeri istihbaratın Suudi kuvvetlerinin hareketlerini izleme, askeri yığınaklarını tespit etme ve hedeflere ilişkin bilgi toplama kapasitesini yeniden gündeme taşıdı.
El-Mesire televizyonunun Şabva vilayetindeki yeraltı Suudi askeri üssüne ilişkin yayımladığı görüntüler, bölgedeki askeri yapılanmanın ayrıntılarını ortaya koyarken El-Alam kampına yönelik füze saldırısında Suudi subayların da bulunduğu yönündeki iddiaları yeniden tartışmaya açtı.
İstihbarat kapasitesi deniz operasyonlarında da kendini gösterdi
Yemen’de son dönemde yaşanan askeri gelişmeler, silahlı kuvvetlerin askeri istihbarat biriminin düşman hareketlerini takip etmedeki ve askeri sistemlere sızmadaki rolünün önemini ortaya koydu.
Bu kapasite, İsrail’e ait gemilerin Yemen güçleri tarafından hedef alınmasını önlemek amacıyla uygulanan kamuflaj tedbirlerine rağmen, Kızıldeniz, Aden Körfezi, Arap Denizi ve Hint Okyanusu’nda Siyonist gemilerine karşı düzenlenen operasyonlarda da kendini gösterdi.
Suudi Arabistan’ın gerilimi yeniden tırmandırmasıyla birlikte Yemen istihbaratının bu kapasitesi, işgal altındaki bazı vilayetlerde Suudi kuvvetlerinin seferberlik faaliyetlerini ve askeri araçlarını hedef alan önleyici operasyonlarla yeniden gündeme geldi.
Özellikle Şabva vilayetindeki El-Alam kampında gerçekleştirilen saldırılarda Suudi subayların da aralarında bulunduğu ölü ve yaralıların olduğu bildirildi. Bu gelişmeler, askeri hedeflerin belirlenmesinde ve saldırıların zamanlamasının saptanmasında istihbarat bilgilerinin taşıdığı önemi ortaya koydu.
Şabva’daki yeraltı üssünün ayrıntıları yayımlandı
El-Mesire, son dönemde yayımladığı görüntüler ve özel bilgilerle Şabva vilayetindeki Marrah kampında bulunan güçlendirilmiş yeraltı Suudi askeri üssünün ayrıntılarını ortaya çıkardı. Dört kilometrekareden fazla bir alanı kaplayan üste tünel ağı ve çok sayıda askeri tesis bulunuyor.
Yayımlanan görüntülerde, üssün yöneticilerinin kimlikleri de yer aldı. Bunlar arasında Tuğgeneral Musleh el-Otaibi ve yardımcısı Tuğgeneral Sultan el-Caş öne çıktı. Görüntülerde ayrıca operasyon, istihbarat, lojistik ve iletişim birimlerinde görev yapan subaylara ilişkin bilgiler de paylaşıldı.
Üste yaklaşık 150 subay ve askerin görev yaptığı, buradaki kuvvetlerin Şarurah ve Riyad’daki ortak operasyon sistemine bağlı olduğu belirtildi. Askeri tesiste silah depolarının yanı sıra gözetleme ve elektronik karıştırma sistemleri, keşif uçakları, lojistik birimleri ve eğitim tesisleri de bulunuyor.
El-Alam kampı saldırısında Suudi askerlerin bulunduğu iddiası
El-Mesire’nin yayımladığı bilgiler, Wall Street Journal’ın 19 Ekim’de El-Alam kampına düzenlenen saldırıya ilişkin haberini de yeniden gündeme getirdi. Gazete, üç balistik füzeyle hedef alınan kampta Suudi subayların bulunduğunu yazdı.
Wall Street Journal’ın haberine göre saldırıda en az 75 asker öldü, aralarında Suudilerin de bulunduğu 200’den fazla kişi yaralandı. Bu rakamlar ve kampta Suudi subayların bulunduğuna ilişkin bilgiler, askeri yığınakların ve konuşlanma noktalarının tespitinde istihbarat faaliyetlerinin rolüne dikkat çekti.
El-Mesire’nin yeraltı üssüne ilişkin görüntüleri, El-Alam kampına düzenlenen ve yüzlerce kişinin öldüğü veya yaralandığı öne sürülen saldırının ardından yayımlandığı için ayrıca önem taşıyor. Görüntüler, Yemen Silahlı Kuvvetlerinin seferberlik ve askeri eğitim faaliyetlerinde kullanıldığı belirtilen kampı hedef almasıyla ilgili tartışmaların sürdüğü bir dönemde kamuoyuyla paylaşıldı.
Yemen kaynakları, bu bilgilerin saldırının sivilleri ve çocukları hedef aldığı yönündeki Suudi açıklamalarını çürüttüğünü savunuyor. Bu yaklaşım, saldırının öncelikle Suudi kuvvetlerinin seferberlik ve konuşlanma alanlarını hedef aldığı tezini güçlendiren bir unsur olarak sunuluyor.
El-Farah: Yemen’in askeri kapasitesini hafife alıyorlar
Ensarullah Siyasi Bürosu üyesi Muhammed el-Farah, Yemen’in düşmanlarının, 21 Eylül devriminden bu yana ülkede yaşanan dönüşümün boyutlarını henüz kavrayamadığını söyledi. El-Farah’a göre bu süreçte Yemen’in askeri ve istihbarat kapasitesi gelişti, ülkenin imkanları da giderek genişledi.
El-Farah, Yemen’i hâlâ yalnızca bir milis gücü olarak görmenin ve askeri kapasitesini küçümsemenin yanlış değerlendirmelere yol açtığını belirtti. Bu değerlendirmelere dayanarak hareket edenlerin kayıplar yaşadıktan sonra karşılarındaki gücün gerçek kapasitesini kabul etmek yerine alternatif açıklamalara başvuracağını ifade etti. El-Farah, bu kapsamda askeri anlaşmaların sorgulanmasının da söz konusu olabileceğini söyledi.
Sorunun yalnızca bilgi eksikliğiyle açıklanamayacağını belirten El-Farah, bazı düşmanların Yemen’in gerçek kapasitesini anlamaya veya sahadaki gelişmelerin ortaya koyduğu gerçekleri kabul etmeye yanaşmadığını dile getirdi. El-Farah, düşmanı hafife almanın onun gücünü azaltmadığını, aksine bu tutuma kapılanların karşılarındaki gücü doğru değerlendirmesini engellediğini söyledi. Ona göre bu yaklaşımın bedeli, sonunda kibirle hareket eden tarafın karşısına çıkıyor.
Yemen’in 2015’teki durumundan çok farklı bir noktaya geldiğini vurgulayan El-Farah, geçmiş yıllarda yapılan hazırlıkların düşmanın beklentilerini aştığını belirtti. Askeri yığınakların hedef alınmasının doğru istihbarat bilgilerine ve değerlendirmelerine dayandığını söyleyen El-Farah, Ensarullah lideri Abdülmelik el-Husi’nin sık sık dile getirdiği “Emin olun” tavsiyesini de hatırlattı.
El-Farah, bu tavsiyenin karar vermeden önce bilgileri incelemeye ve doğrulamaya dayanan bir yöntemin özünü yansıttığını ifade etti.
Saldırıya ilişkin anlatılar ve dezenformasyon tartışması
Gazeteci Darrar et-Tayyib, Şabva vilayetindeki El-Alam kampında bulunan askeri takviye birliklerini hedef alan füze saldırısının ardından yürütülen dezenformasyon kampanyasını eleştirdi. Et-Tayyib’e göre Suudi tarafı ve onunla bağlantılı çevreler, saldırının sivil bir tesisi hedef aldığı yönünde bir anlatı oluşturmaya çalıştı.
Et-Tayyib, daha sonra Amerikan gazetesi Wall Street Journal’a konuşan kaynakların, saldırıda ölenler ve yaralananlar arasında Suudi askerlerinin de bulunduğunu aktardığını söyledi.
X platformunda yayımladığı bir mesajda Et-Tayyib, Suudi tarafının ve onun medya araçlarının Suudi ordusunun verdiği kayıpları kabul ettiğini belirtti. Ona göre bu açıklamalar, yerel düzeyde dolaşıma sokulan ve saldırıyı Sana güçlerinin istihbarat açığı olarak gösteren anlatıyla çelişiyordu.
Et-Tayyib, bu tutarsızlığın Yemen halkına saygısızlık anlamına geldiğini ve gerçeklerin halktan gizlenmeye çalışıldığını savundu. Yabancı medyaya ise aynı olayla ilgili farklı ayrıntıların aktarıldığını belirten gazeteci, propaganda ve dezenformasyon kampanyalarının askeri hedeflerin niteliğini ve bu hedeflere yönelik saldırılarda yaşanan kayıpları gizleyemeyeceğini vurguladı.
Tartışmanın odağında Yemen topraklarındaki Suudi üsleri var
Bazı aktivistler, Suudi askeri üslerinin ve tesislerinin Yemen topraklarında bulunmasının nedenlerini ve bu durumun ulusal egemenliğin ihlali açısından ne anlama geldiğini sorgulamak yerine tartışmayı Yemen istihbaratının bu bölgelere nasıl ulaştığı konusuna yöneltiyor. Bu kişiler, istihbarat faaliyetlerini Suudi tarafında faaliyet gösteren hücrelerle ilişkilendiriyor.
Ancak bu tartışmada asıl meselenin Yemen topraklarındaki askeri tesislerin varlığı olduğunu savunanlar da var. Gazeteci Basem Garab, El-Mesire’nin Şabva’daki Marrah yeraltı kampında Suudi subayların kutlama yaptığı görüntüleri nasıl elde ettiğinin tartışılmasına tepki gösterdi.
Garab, X platformunda yayımladığı mesajda, “Şaşkınlık içindeler! El-Mesire kanalı, Şabva’daki yeraltı Marrah kampında Suudi subayların kutlama yaptığı videoları nasıl elde etti?” diye sordu.
Gazeteci, asıl sorunun bu görüntülerin nasıl elde edildiği değil, Yemen topraklarının kim tarafından teslim edildiği olması gerektiğini belirtti. Garab, mesajının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Şunu sormaları gerekirdi: Kim bu toprakları teslim etti ve işgale sattı? Ve neden Yemen’in kuzey ve güney kesimindeki evlatları, Riyad’ın hizmetindeki askeri valinin emriyle katliama götürülüyor? Onların derdi vatan değil, görüntüler. Ne kadar garip!”
İlgili Haberler
Yemen savaş medyası Rucum operasyonlarının görüntülerini yayımladı
26 Ekim 2026 20:06
Yemen'den Suudilere destek verenlere uyarı
26 Ekim 2026 20:03
Yemen’de iki cephede Suudi yanlısı güçlere darbe
26 Ekim 2026 19:54
Yemen ordusu Arabistan’daki havalimanı ve petrol istasyonlarını hedef …
26 Ekim 2026 08:18
