Son Dakika
İnşa

İzak Barak: İran’la savaş İsrail’i felakete sürükler

26 Ekim 2026 18:52 Bu sayfayı yazdır

Yedek İsrail ordusu generali İzak Barak, Netanyahu’nun İran’a karşı yeni bir savaşın kesin zafer getireceği yönündeki söylemini eleştirerek böyle bir çatışmanın İsrail’in askeri kapasitesini, ekonomisini ve uluslararası konumunu ağır biçimde sarsacağı uyarısında bulundu.

İzak Barak: İran’la savaş İsrail’i felakete sürükler
İzak Barak: İran’la savaş İsrail’i felakete sürükler YDH
Yazı boyutu
100%
4 dk okuma

YDH ― İsrail ordusunda yedek general olarak görev yapan ve eski askeri şikâyetler dairesi başkanı İzak Barak, Başbakan Benyamin Netanyahu’nun İran’a karşı yeni bir savaşla kesin zafer kazanılabileceği yönündeki söylemini eleştirdi.

Barak, İran ile savaşın felaket maliyetleri başlıklı makalesinde, böyle bir çatışmanın İran ve müttefiklerinin İsrail’in stratejik askeri ve sivil altyapısına yönelik saldırılarını artıracağını, büyük nüfus merkezlerinde yıkıma yol açabileceğini ve ülkeyi askeri, ekonomik ve siyasi açıdan ağır bir krize sürükleyebileceğini yazdı.

İran ile gerilimin tırmanmasının doğurabileceği sonuçlara ilişkin İsrail’deki uzman ve çevrelerden gelen uyarılara bir yenisi daha eklendi. İbranice yayımlanan Maariv gazetesinde yer alan makalesinde değerlendirmelerini paylaşan Barak, İran’la yeni bir savaşın İsrail’e ağır bir bedel ödeteceğini vurguladı.

“Netanyahu’nun İran hesabı gerçeklerden kopuk”

Barak, Netanyahu’nun İran rejiminin devrilmesini tam zaferin tek yolu olarak sunan son açıklamalarını eleştirdi. İsrail başbakanının İran’ın “nihai yenilgisi” iddiasını dile getirerek bu görevi İsrail ordusuna yüklemesini tehlikeli bir yanılsama olarak nitelendiren Barak, Netanyahu’nun stratejik gerçeklerden tamamen koptuğunu savundu.

İsrailli general, “Gerçekçi olmalı ve İran rejimi gibi köklü, ideolojik bir rejimin hava saldırılarıyla yenilemeyeceğini bilmeliyiz” dedi.

İran gibi geniş topraklara ve bölgesel güce sahip bir ülkeye karşı gerçek bir askeri zafer kazanmanın kapsamlı kara harekâtları ve bölgesel işgal gerektireceğini belirten Barak, böyle bir senaryonun İsrail’in göze alamayacağı, ABD’nin de uygulamayı düşünmeyeceği bir seçenek olduğunu ifade etti.

Barak’ın makalesinde ayrıca İran rejiminin halk ayaklanması yoluyla devrilebileceği düşüncesinin de gerçeklerle bağdaşmayan bir yanılsama olduğu vurgulandı.

“İran savaşı küresel ekonomiyi de vurabilir”

İran’la gerilimin tırmanmasının yalnızca İsrail’i değil, küresel ekonomiyi de etkileyebileceğine dikkat çeken Barak, Basra Körfezi’ndeki stratejik noktalara yönelik saldırıların deniz ulaşımını ve iletişim hatlarını felce uğratabileceğini belirtti.

Hürmüz Boğazı ile Bab el-Mendeb Boğazı’nın yeniden kapatılması ihtimaline değinen Barak, İran’ın Basra Körfezi’ni dünyaya bağlayan denizaltı iletişim kablolarını kesme tehditlerinin de bu tabloya eklenmesiyle küresel ölçekte ekonomik kaos yaşanabileceğini kaydetti.

Barak, “Bunun sonucunda yakıt ve enerji fiyatları keskin biçimde yükselecek, küresel ekonomi bir düşüş sarmalına girecek. Avrupa’dan Asya’ya kadar herkes İsrail’i suçlayacak” değerlendirmesinde bulundu.

İran’ın yeni bir çatışma turunda askeri kapasitesini önceki dönemlere kıyasla daha yoğun kullanacağını belirten Barak, Tahran’ın Hizbullah ve müttefikleriyle eşgüdüm içinde hareket ederek İsrail’e büyük bir füze saldırısı düzenleyebileceğini söyledi.

İsrail’in stratejik altyapısı hedefte

Barak’ın makalesine göre İran ve müttefikleri, yeni bir savaşta füze ve insansız hava araçlarıyla İsrail’in stratejik sivil ve askeri altyapısını hedef alabilir. Enerji santralleri, tuzdan arındırma tesisleri ve İsrail hava kuvvetlerinin üsleri de olası hedefler arasında yer alıyor.

Barak, büyük nüfus merkezlerinin yıkıma uğramasının İsrail açısından felaket sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.

İsrailli general, savaşın askeri sonuçlarının yanı sıra İsrail’in uluslararası alandaki konumunun da göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Barak, “Siyasi düzeyde göz ardı edilen bir diğer tehlike, İsrail’in uluslararası sahnede tamamen yalnızlaşmasıdır” dedi.

İsrail’in Avrupa’daki siyasi güvenilirliğini kaybettiğini savunan Barak, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin ise yalnızca dar kapsamlı Amerikan çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini ifade etti.

“Trump İsrail’i bir piyon gibi kullanıyor”

Barak, Trump yönetiminin İsrail’e yaklaşımını da eleştirdi. ABD başkanının İsrail’i jeopolitik satranç tahtasında bir piyon gibi kullandığını savunan Barak, koşullar kötüleştiğinde İsrail’in kendisine yardım edecek veya siyasi destek sağlayacak bir müttefik bulamayabileceğini belirtti.

Barak’a göre Avrupa ülkelerinin İsrail’e yönelik ekonomik yaptırımları da bu süreçte daha da ağırlaşabilir. Bu durum, İran’la yaşanacak yeni bir savaşın İsrail üzerindeki siyasi ve ekonomik baskıyı artırabileceği anlamına geliyor.

İran füzeleri İsrail’in savunma stoklarını tüketebilir

Barak, İsrail açısından en büyük tehlikenin yalnızca saldırıların doğrudan yol açacağı yıkımla sınırlı olmadığını, uzun süreli bir yıpratma savaşının da ülkenin askeri kapasitesini aşındırabileceğini vurguladı.

İsrail’in Demir Kubbe, Davut Sapanı ve Ok sistemlerinden oluşan çok katmanlı hava savunmasının sınırsız kapasiteye sahip olmadığını belirten Barak, yoğun ve tekrarlanan füze saldırılarının savunma stoklarını hızla tüketebileceğini söyledi.

Barak’a göre gelişmiş önleyici füzelerin acilen üretilmesi bile mevcut stokların tükenme hızını karşılamaya yetmeyebilir. Bu durum, uzun süreli bir çatışmada İsrail’in hava savunmasını sürdürmesini giderek zorlaştırabilir.

İsrail ordusu uzun süreli savaşa hazır değil

Barak, uzun süreli bir savaşın İsrail’in yalnızca askeri kaynaklarını değil, toplumun ve ekonominin dayanıklılığını da sınayacağını belirtti.

Yedek kuvvetler üzerindeki sürekli baskının, ekonomide yaşanabilecek çöküşün ve ordu ile iç cephe unsurlarının fiziksel ve psikolojik açıdan tükenmesinin İsrail toplumunu yapısal bir çöküşün eşiğine getirebileceğini savundu.

İsrailli general, ordunun kara kuvvetlerinin de mevcut durumda kara sızması veya işgal harekâtlarını kapsayan geniş çaplı bir savaş senaryosuna hazır olmadığını ifade etti.

Barak, makalesini Netanyahu’nun İran’a yönelik yeni bir askeri saldırının İsrail’e kesin zafer kazandıracağı düşüncesinin tehlikeli ve eksik bir yanılsama olduğu değerlendirmesiyle tamamladı. Böyle bir savaşın yalnızca İran rejimini devirmekte başarısız kalabileceğini değil, aynı zamanda İsrail’in iç güvenliğinin, ekonomisinin ve uluslararası konumunun temellerini de sarsabileceğini belirtti.

İlgili Haberler