Son Dakika
İnşa

Netanyahu’nun gerileyişi muhalefeti iktidara taşımaya yetmedi

28 Ekim 2026 11:33 Bu sayfayı yazdır

Sandık çıkış anketleri, Netanyahu’ya desteğin gerilediğine işaret etse de İsrail’de iktidar değişikliğini sağlayacak net bir sonuç ortaya koymadı.

Netanyahu’nun gerileyişi muhalefeti iktidara taşımaya yetmedi
Netanyahu’nun gerileyişi muhalefeti iktidara taşımaya yetmedi YDH
Yazı boyutu
100%
3 dk okuma

YDH- El-Ahbar’ın seçim analizine göre, dün yapılan genel seçimler son üç yıldır güvenlik sorunları ve kesintisiz savaşlarla sarsılan İsrail açısından kritik bir dönemeç oldu. 

Sandığa katılımın rekor düzeye ulaşması, 7 Ekim 2023’ten bu yana yaşananlar, savaşın yönetimi ve sonuçları ile ülkeye kimin liderlik edeceği konusundaki derin ayrışmayı yansıttı.

Seçim fiilen Benyamin Netanyahu hakkında bir referanduma dönüşürken, adayların önemi de bu mücadeledeki konumlarıyla ölçüldü. 

Katılım yüzde 75’i aşarak İsrail tarihinin en yüksek seviyesine çıktı. İlk sandık çıkış anketleri Netanyahu’nun bloğuna 50, muhaliflerine 52, Arap partilerine ise 18 sandalye öngördü. Rakamlar ilk tahmin niteliği taşıyor.

Sandık çıkış anketlerinin eğilimi doğrulanırsa Netanyahu’ya verilen desteğin belirgin biçimde gerilediği görülüyor. Ancak bu gerileme, Netanyahu’nun tamamen yenildiği ya da siyasetten çekileceği anlamına gelmiyor. 

Likud ilk tahminlerde en çok sandalye kazanan parti konumunu korurken Netanyahu; rakiplerinin hükümet kurması, onlarla uzlaşmaya varılması ya da koalisyon görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanıp yeniden seçime gidilmesi ihtimallerinin tümünde etkili bir aktör olmayı sürdürüyor.

Netanyahu’nun rakipleri onu iktidardan uzaklaştırmayı hedeflerken, Netanyahu da çoğunluğunu kaybetmenin kendisine alternatif bir lider üzerinde uzlaşmaktan daha kolay olacağı hesabını yapıyor. 

Çıkış anketleri, karşı karşıya olduğu siyasi krizi de ortaya koydu. Likud, 2022 seçimlerinde 32 sandalye kazanmış; Netanyahu’nun liderlik ettiği blok 64 sandalyeyle hükümet kurmuştu. 

İlk tahminler şimdi Likud’un sandalye sayısını 24 ya da 25’e, Netanyahu’nun bloğunu ise çoğunluğun oldukça altına yerleştiriyor.

Netanyahu geriledi, ancak alternatifi belirsiz

Likud’un partiler sıralamasında ilk sırada yer alması, bu düşüşün siyasi ağırlığını ortadan kaldırmıyor. Ancak Netanyahu karşıtlarının elde ettiği sandalyeler de otomatik olarak yeni bir hükümete dönüşmüyor. Netanyahu’ya karşı bir araya gelen partiler arasındaki ayrılıklar, koalisyon kurmayı zorlaştırıyor.

Bu nedenle yeniden seçime gidilmesi, kesinleşmiş bir sonuç olmasa da siyasi tıkanıklıktan çıkış yollarından biri olarak görülüyor. 

İsrail benzer bir süreçten 2019’da geçmişti. Nisan seçimlerinin ardından Netanyahu hükümet kuramayınca Knesset feshedilmiş ve eylülde yeniden seçime gidilmişti. 

İkinci seçim de hükümet çıkaramayınca Mart 2020’de üçüncü kez sandık kurulmuş, ardından Beny Gantz’la “birlik hükümeti” oluşturulmuştu. Mart 2021’de yapılan dördüncü seçimden sonra Netanyahu iktidardan ayrılmış, Kasım 2022 seçimleriyle yeniden başbakan olmuştu.

Netanyahu’nun bloku seçim günü iktidarı kaybetme endişesini açık biçimde yansıttı. Başbakan, sandıkların kapanmasına saatler kala bir alışveriş merkezinde megafonla seçmenlere seslenerek alışverişi bırakıp oy kullanmaya çağırdı. Netanyahu, “Oy vermezseniz Araplara karşı kaybederiz.” uyarısında bulundu.

Itamar Ben-Gvir de Bat Yam sahilinde megafonla tatil yapanlara seslenerek Arap kentlerindeki yüksek katılıma dikkat çekti ve onları oy kullanmaya çağırdı. 

Bezalel Smotrich ise seçmenleri, seçim barajını aşamayabilecek listelere oy vermemeleri ve “sol hükümetle” karşı karşıya kalmamaları konusunda uyardı. Filistinli yurttaşların sandığa gitmesi, “Yahudilerden seçimi çalma girişimi” ve “devletin kimliğine yönelik tehdit” olarak sunuldu.

Netanyahu karşıtı blok ise seçim günü seçmenlerini seferber etme ve söylemini yönetme konusunda daha disiplinli bir görüntü verdi. Ancak sonuçların ardından bu birliği koruyup koruyamayacağı henüz belli değil.

Filistinliler açısından değişim sınırlı

İsrail’in saldırgan politikalarının hedefindeki halklar için seçim aynı anlama gelmiyor. İsrail vatandaşı Filistinliler, katılım ve listelerinin çıkış anketlerinde yer almasıyla iki siyasi bloğun da göz ardı edemeyeceği bir güç olduklarını gösterdi. 

Böylece gündelik yaşamlarını etkileyecek kararlar üzerindeki etkilerini artırabilecekleri bir alan kazandılar.

Filistinli seçmenlerin oyları, son yıllarda yaşamlarını ağırlaştıran faşist yönetimin, özellikle de Ben-Gvir’in iktidardan uzaklaştırılmasında belirleyici olabilir. 

Ancak bu seçim gücünün siyasi etkiye dönüşmesi, oyların kesinleşmesinden sonra yaşanacaklara ve Netanyahu karşıtlarının Arap temsilcilerle iş birliğine ne ölçüde açık olduğuna bağlı. Bu ihtimal şimdilik karmaşık görünüyor.

Batı Şeria ve Gazze’deki Filistinliler açısından ise olası bir iktidar değişikliğinin etkisi yok denecek kadar sınırlı. Netanyahu ile rakipleri arasındaki mücadele İsrail iç siyaseti açısından önem taşısa da Filistinlilere yönelik düşmanca, yerleşimci ve kanlı politikalardan kopuş anlamına gelmiyor.

Lübnan, Suriye, Yemen, Irak ve İran’ın seçimleri etkileme ya da sonuçlarından yararlanma imkânı da sınırlı. Yarışan siyasetçiler uygulama biçimleri, motivasyonları ve karşılaştıkları kısıtlamalar bakımından farklılaşabilir; bu farklılıklar tırmanışın zamanlamasını ve yönetimini etkileyebilir. Ancak son üç yılda İsrail politikalarına yön veren stratejiyi değiştirmekten çok taktik düzeyinde kalır.

İlgili Haberler