Netanyahu, Ra’am ile sessiz bir uzlaşma arayabilir
İsrail’de 26. Knesset seçimlerinin ardından hükümet kurma görüşmeleri çıkmaza girerken Netanyahu’nun, Meclis’teki güç dengelerini etkilemek için Mansur Abbas liderliğindeki Ra’am ile uzlaşma arayabileceği değerlendiriliyor.
YDH ― İsrail’de 26. Knesset seçimlerinin ardından hiçbir siyasi blok, önemli tavizler vermeden hükümet kurmak için gereken çoğunluğa ulaşamadı.
Hükümet kurma görüşmeleri çıkmaza girerken siyasi mücadele, Meclis’teki Düzenleme Komisyonu’nun kontrolünü ele geçirme yarışına da taşındı.
Netanyahu’nun, Meclis’teki güç dengesini etkilemek amacıyla Mansur Abbas liderliğindeki Ra’am ile sessiz bir uzlaşmaya gitme ihtimali gündeme gelirken, Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un hükümeti kurma görevini ilk olarak Gadi Eisenkot’a verip vermemesi de Netanyahu cephesinde tartışılıyor.
Düzenleme Komisyonu, geçiş hükümetinin aylar boyunca görevde kalabileceği mevcut siyasi tabloda özel bir önem taşıyor. Komisyon, Knesset bünyesindeki diğer komisyonların yapısını belirliyor ve bu yapıyı Meclis Genel Kurulu’nun onayına sunuyor. Daimi komisyonlar kurulana kadar geçici komisyonlar oluşturma yetkisine de sahip olan bu organ, mali işler ile dışişleri ve güvenlik gibi alanlarda görev yapacak komisyonların kurulmasını sağlayabiliyor.
İki siyasi blok arasında çoğunluk sağlanamaması, Düzenleme Komisyonu’nun bileşimini daha da önemli hale getiriyor. Yeni bir koalisyon kurulana kadar Meclis’teki parlamenter gücün kimde olacağını, büyük ölçüde bu komisyonun yapısı belirleyebilir.
Komisyonun bileşimine ilişkin mücadelede, partilerin Knesset’teki sandalye sayıları doğrultusunda yapılacak güç paylaşımı öne çıkacak. Komisyonu kontrol eden blok, diğer komisyonların yapısı, görüşmelerin gündemi ve yasa tekliflerinin ilerletilmesi üzerinde de önemli bir etki kazanabilecek. Uygun bir parlamenter çoğunluk, Knesset Başkanını değiştirmeye yönelik bir girişimin önünü de açabilir. Böylece yeni hükümet kurulmadan önce Meclis’teki güç dengesi değişebilir.
Mansur Abbas ile olası uzlaşma gündemde
Bu tabloda Netanyahu’nun, Mansur Abbas liderliğindeki Ra’am ile perde arkasında anlaşma yollarını arayabileceği değerlendiriliyor. Böyle bir iş birliği, Meclis’teki güç dağılımını etkileme hedefi taşıyabilir.
Abbas’ın, sandıkların kapanmasının ardından Kanal 12’ye yaptığı açıklama da bu ihtimali gündeme taşıdı. Ra’am lideri, kendisiyle temasa geçen bir sağ blok yetkilisinden söz ederek şunları söyledi: “Sağ bloktan üst düzey bir isim birkaç gün önce iş birliği konusunda benimle temasa geçti. Sanık Yasası hakkındaki görüşümü sordu ve konuyu görüşmek istedi.”
Herzog’un kararı Meclis’in kontrolünü de etkileyebilir
Meclis’teki güç mücadelesi, hükümeti kurma görevinin ilk olarak kime verileceği sorusuyla da doğrudan bağlantılı. Cumhurbaşkanlığı makamında, hükümet kurma seçenekleri sınırlı olsa bile siyasi tablonun bütünüyle değerlendirilmesi gerektiği düşünülüyor. Siyasi çıkmazın sürmesi halinde de Cumhurbaşkanının anayasal yetkileri çerçevesinde kullanabileceği araçlar bulunuyor. Herzog açısından belirleyici ölçütün ise ülkenin çıkarları olacağı ifade ediliyor.
İsrail siyasetinde yapılan değerlendirmelere göre Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, hükümeti kurma görevi için en fazla milletvekilinin desteğini alan isim olması halinde Gadi Eisenkot’u görevlendirebilir. Ancak Herzog, yalnızca kendisine tavsiyede bulunan milletvekillerinin sayısına bağlı hareket etmek zorunda değil. Cumhurbaşkanının, hükümeti kurma görevini hangi milletvekiline vermesinin daha uygun olacağını değerlendirmesi gerekiyor.
Bu karar, Meclis’teki güç dengesi açısından da önem taşıyor. İsrail yasalarına göre Düzenleme Komisyonu’nun başkanlığını, hükümeti kurma görevini alan kişinin partisinden bir milletvekili üstlenecek. Dolayısıyla hükümeti kurma görevinin kime verileceği, komisyonun yönetimini ve yeni hükümet kurulana kadar Meclis’teki siyasi etkinin kimde toplanacağını da etkileyebilecek.
Netanyahu cephesinde iki farklı hesap
Netanyahu’ya yakın çevrelerde, hükümeti kurma görevinin ilk olarak Eisenkot’a verilmesi konusunda iki farklı yaklaşım öne çıkıyor.
İlk yaklaşıma göre Netanyahu açısından en avantajlı seçenek, Eisenkot’un görevi önce alması, hükümet kurmayı denemesi ve başarısız olması. Bu senaryoda Eisenkot’un başarısızlığı, Netanyahu’nun liderliğinde kurulacak bir hükümete alternatif bulunmadığı yönündeki savı güçlendirebilir.
Diğer yaklaşım ise Netanyahu’nun hükümeti kurma görevini ilk alan isim olmayı tercih edeceği yönünde. Bu görüşe göre Netanyahu, siyasi inisiyatifi elinde tutmak ve Knesset’teki ilk adımları belirlemek istiyor. Düzenleme Komisyonu’nun yapısı üzerindeki mücadele de bu ilk adımlar arasında yer alıyor.
Bu nedenle Eisenkot’un hükümet kurma ihtimali çok düşük görülse bile Netanyahu, rakibine ilk deneme fırsatını vermek istemeyebilir. Eisenkot’un görevi üstlenmesi, ona hükümet kurma girişiminin yanı sıra Meclis’teki siyasi süreci etkileme imkânı da sağlayabilir.
Yeni hükümetin kurulması henüz uzak bir ihtimal olarak görünürken, Knesset’in ve komisyonlarının kontrolünü ele geçirme mücadelesinin önümüzdeki günlerde İsrail siyasetinin başlıca gündemlerinden biri haline gelmesi bekleniyor.




