Son Dakika
İnşa

İsrail'de Arap partilerinin önünde üç yol var

30 Ekim 2026 12:12 Bu sayfayı yazdır

İsrail seçimlerinde Arap partilerinin 19 milletvekiliyle Knesset'teki temsil gücünü artırması, Netanyahu hükümetinin geleceği ve Eisenkot'un hükümet kurma girişiminde Arap partilerinin üstleneceği rolü tartışmaya açtı.

İsrail'de Arap partilerinin önünde üç yol var
İsrail'de Arap partilerinin önünde üç yol var YDH
Yazı boyutu
100%
4 dk okuma

YDH —  İsrail'de 27 Ekim Salı günü düzenlenen genel seçimlerde Arap partileri, toplam 19 milletvekili çıkararak tarihi bir başarı elde etti.

Ancak seçim sonuçlarının kesinleşmemesi ve siyasi bloklar arasında hükümet kurma konusunda çıkabilecek olası bir kilitlenme, bu kazanımın geleceğini belirsizliğe sürüklüyor.

Arap partileri, Gadi Eisenkot'un Netanyahu hükümetini devirmesine yardımcı olabilecek bir konuma yükselirken, yeniden seçim ihtimali onlar için en kötü senaryo olarak öne çıkıyor.

Cabirin’den Netanyahu hükümetini devirme mesajı

Ortak Liste lideri Yusuf Cabirin, çarşamba günü yaptığı açıklamada Netanyahu hükümetini değiştirmek için gereken desteği vermeye hazır olduklarını söyledi.

Cabirin, “Netanyahu hükümetinin devrilmesinin yolunu açmaya hazırız. Kan dökücü bir hükümete, üstünlükçülük, ırkçılık ve dışlama politikasına karşı tamamen farklı bir alternatif sunuyoruz. Değişim, gerçek ve eşit bir ortaklık olan Yahudi-Arap ortaklığıyla gelir. Bundan daha azı değil, bundan daha fazlası da değil” dedi.

Ancak seçim kampanyası boyunca Eisenkot bloğundaki dört partinin liderleri, hükümet kurarken Arap partilerinin desteğine güvenmeyeceklerini defalarca dile getirdi.

Eisenkot ise koalisyonuna katılacak partiler için dört koşul sıralayarak kapıyı tamamen kapatmadı. Bu koşullar arasında İsrail'in Yahudi ve demokratik bir devlet olarak kabul edilmesi, Bağımsızlık Bildirgesi'nde yer alan değerlere bağlılık, askerî ya da sivil hizmet yükümlülüğünün kabul edilmesi ve Hamas'ın terör örgütü olarak tanımlanması bulunuyor.

Mansur Abbas dört koşuldan birini kabul etmedi

Ra'am lideri Mansur Abbas, Salı günkü seçimlerden önce bu dört koşulun ilk üçünü zaten kabul etmişti.

I24'ün haberine göre sandık çıkış anketlerinin sonuçlarının açıklanmasının ardından Salı akşamı Abbas'a dördüncü koşulu da kabul edip etmediği soruldu; ancak Abbas bu koşulu kabul etmedi.

Bununla birlikte Abbas, partisinin desteğinin yeni bir hükümetin kurulmasını sağlayacağını görmesi halinde Hamas'ı terör örgütü olarak tanımlayan bir açıklama yapabileceğine dair imada bulundu.

Arap partilerinin önünde üç senaryo var

Salı günkü seçimlerin kesin sonuçlarının henüz netleşmemesi nedeniyle İsrail siyasetinde üç olası senaryo öne çıkıyor.

Bunlardan ilki, Arap partilerinin yer almadığı bir birlik hükümetinin kurulması. İkincisi, Arap partilerinin desteğiyle Eisenkot liderliğinde bir hükümetin göreve gelmesi. Üçüncüsü ise yeniden seçime gidilmesi.

İlk seçenek Arap partilerinin tercih ettiği sonuç değil. Ancak 19 sandalyelik güçleri sayesinde böyle bir hükümet kurulsa bile İsrail siyasetinde göz ardı edilemeyecek bir siyasi aktör konumunda kalacaklar.

İkinci senaryo ise Arap partileri açısından açıkça en iyi seçenek. Buna karşılık onları asıl endişelendiren ihtimal, üçüncü senaryo olan yeniden seçim.

Seçim müdahalesi soruşturması tartışma konusu

Arap partilerini desteklemek amacıyla yabancı ülkelerin İsrail seçimlerine müdahale ettiği yönündeki iddialara ilişkin son soruşturma da siyasi tartışmaların merkezinde yer alıyor.

Netanyahu'nun Likud partisi, bu soruşturmayı Arap partilerinden birinin hükümet koalisyonuna katılması ihtimalini gayrimeşru göstermek için kullanıyor.

Aynı şekilde, Eisenkot'un Knesset'te çoğunluğu sağlamak üzere Cumhurbaşkanı'na Arap partilerinin desteğine dayanarak tavsiyede bulunması ihtimaline de karşı çıkıyor.

Öte yandan İsrail Seçim Komitesi, seçim sürecine ilişkin iddialara karşı çıkarak "Seçim bütünlüğüne sistematik zarar verildiğine dair iddiaların hiçbir dayanağı yok" açıklamasını yaptı.

Arapların parlamentodaki temsil gücü

Araplar, İsrail nüfusunun yüzde 21,1'ini oluşturuyor. Ancak topluluğun genel nüfusa kıyasla daha genç olması nedeniyle seçmen kitlesi içindeki payları yüzde 18'de kalıyor.

Arapların nüfus içindeki oranlarıyla orantılı biçimde temsil edilmesi, seçmenlerin tamamının sandığa gitmesi ve oyların tümünün Arap partilerine verilmesi halinde, 120 sandalyeli Knesset'te yaklaşık 22 milletvekili çıkarabilecekleri hesaplanıyor.

Arap partileri şu anda 19 sandalyeyle tarihî bir sonuca ulaşmış durumda. Salı günü Arap seçmenlerin sandığa katılım oranının ülke genelindeki oranla eşit ya da daha yüksek olduğu bildirildi.

Buna rağmen Arap seçmenlere ait en az üç sandalye çıkarabilecek oyların büyük bölümünün Yahudi partilerine gittiği anlaşılıyor.

Bu durumun nedenlerinden biri, resmî istatistiklerde Arap nüfusu içinde sayılan Dürzilerin büyük ölçüde Yahudi partilerine oy vermesi.

Arap partilerinin bir sonraki seçimde de 19 sandalye kazanabileceğine dair kesin bir güvence bulunmuyor.

Son seçimlerin henüz çok yakın bir tarihte yapılmış olması, aynı sonucun tekrarlanmasını mümkün kılıyor.

Ancak tarihsel verilere bakıldığında Arap partilerinin bu başarıyı yeniden yakalama ihtimali daha düşük görünüyor.

Arap partileri Filistin meselesindeki taleplerini geri plana atabilir

Bu nedenle Arap partileri, Netanyahu hükümetinin değiştirilmesini sağlamak amacıyla Eisenkot bloğuna ihtiyaç duyduğu desteği vermeye açık görünüyor.

Bu destek, Filistin meselesindeki taleplerin geri plana itilmesini de içerebilir.

Ancak asıl soru, Arap partilerinin Eisenkot bloğuna vereceği desteğin yeni bir seçim turunu önlemeye yetip yetmeyeceği.

İsrail'de hükümetin geleceğine ilişkin bu konuda henüz kesin bir karar verilmiş değil.

İlgili Haberler