Son Dakika
İnşa

Hürmüz’de kablolar kesilirse Körfez dijital şoka girebilir

30 Ekim 2026 12:52 Bu sayfayı yazdır

Hürmüz Boğazı’ndaki denizaltı internet kablolarının kesilmesi, Körfez’de bağlantı kalitesini düşürüp bulut hizmetleri ve finansal işlemleri aksatabilir; kabloların onarımı ise çatışma koşullarında aylar sürebilir.

Hürmüz’de kablolar kesilirse Körfez dijital şoka girebilir
Hürmüz’de kablolar kesilirse Körfez dijital şoka girebilir YDH
Yazı boyutu
100%
5 dk okuma

YDH- Tesnim’in değerlendirmesine göre, Hürmüz Boğazı’ndaki denizaltı internet kablolarının kesilmesi, Körfez ülkelerinde interneti bütünüyle devre dışı bırakmasa da ilk saatlerde ciddi yavaşlama, bulut hizmetlerinde kesintiler ve finansal işlemlerde aksamalara yol açabilir. 

Kabloların onarımının ise askerî tehditler, hukuki anlaşmazlıklar ve sigorta engelleri nedeniyle aylar sürebileceği belirtiliyor.

Uluslararası Kablo Koruma Komitesi verilerine göre Hürmüz Boğazı, küresel internet bant genişliğinin yüzde 1’inden azını taşıyor. Ancak bu güzergâh, Körfez ülkelerinin dünya internet ağına bağlantısında kritik rol oynuyor. 

İran, boğazın altından geçen yedi önemli internet kablosunu gündeme getirerek ABD ve müttefikleriyle yeni bir çatışma yaşanması durumunda bunları hedef alabileceğini belirtmiş, Amazon, Meta ve Microsoft gibi teknoloji şirketlerinden geçiş ücreti alınmasını da önermişti.

Söz konusu senaryoya göre kabloların hedef alınması, basit bir internet kesintisinin ötesinde lojistik, hukuki ve ekonomik sonuçlar doğurabilir. İlk saatlerde ağ trafiği alternatif güzergâhlara yönelirken, bölge ülkeleri arasında bağlantı kalitesi ve hizmetlere erişim farklı ölçülerde etkilenecek.

İlk saatlerde tam kesinti değil, ciddi yavaşlama

Arabistan, Kızıldeniz kıyısındaki Cidde, Yenbu, Duba ve Hakk gibi kentlerde bulunan 14 kablo iniş istasyonu sayesinde Hürmüz’deki olası bir kesintiye karşı daha az hassas konumda. Buna karşılık Bahreyn, Katar, Kuveyt ve Irak’ın uluslararası bağlantıları Körfez’den geçen denizaltı kablolarına daha fazla bağımlı.

Kablo kesintisi yaşandığında, operatörlerin ağ merkezleri optik sinyaldeki düşüşü tespit edecek. İnternet trafiğini yöneten BGP protokolü de devre dışı kalan güzergâhları algılayıp verileri alternatif hatlara aktaracak. Ancak ani trafik değişimi, gecikmeleri artıracak ve veri kayıplarına yol açacak.

Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde internetin tamamen kesilmesi beklenmiyor. Bunun yerine hizmet kalitesinde ciddi düşüş yaşanabilir. Körfez’deki bulut veri merkezlerinin Avrupa’daki sunucularla veri eşleştirmesi aksayabilir; yüksek frekanslı finansal işlemler gecikmelerden etkilenebilir. Yurt dışındaki sunuculara bağlı görüntülü görüşmeler, yayın platformları ve kurumsal uygulamalarda da donma ve bağlantı kopmaları görülebilir.

Uydu internetinin denizaltı kablolarının kapasitesini karşılaması mümkün görünmüyor. Raporda, tek bir denizaltı fiber kablonun kapasitesinin saniyede on binlerce gigabite ulaşabildiği, uydu bağlantılarının kapasitesinin ise en iyi koşullarda saniyede yaklaşık bir gigabitle sınırlı kaldığı belirtiliyor. Bu nedenle uydu bağlantılarının ulusal internet trafiğini taşımaktan çok acil devlet ve askerî iletişim ihtiyaçlarına hizmet edebileceği değerlendiriliyor.

Kara hatları ve yerel ağlar devreye girecek

İlk 24 saatte telekom operatörlerinin trafiği mevcut kara güzergâhlarına aktarması bekleniyor. Körfez İşbirliği Konseyi’nin elektrik iletim hatlarına döşenen fiber ağı MEETS; Kuveyt, Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni birbirine bağlıyor. Rapora göre 1.400 kilometrelik ağın tasarım kapasitesi saniyede 2 terabitten fazla. Bahreyn de kısa denizaltı kablolarıyla bu ağa bağlanıyor.

Bir diğer alternatif olan Bölgesel Ağ Koridoru (RCN), Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Füceyre’den Riyad, Amman ve İstanbul üzerinden Avrupa’ya uzanan 7.750 kilometrelik gidiş-dönüş güzergâhında saniyede 6,4 terabit kapasite sunuyor. Umman’ı kara üzerinden Arabistan’a bağlaması planlanan SONIC projesinin de yedek güzergâhlara katkı sağlaması bekleniyor. Ancak bu hatların toplam kapasitesinin, denizaltı kablolarından taşınan trafiğin tamamını karşılaması mümkün olmayabilir.

Bu nedenle ülkelerin internet düzenleyicileri bant genişliğini önceliklere göre dağıtabilir. İlk saatlerde video yayınları, büyük dosya indirmeleri ve eğlence platformları sınırlandırılarak kalan kapasitenin finansal işlemlere, kamu sistemlerine ve temel hizmetlere ayrılması gündeme gelebilir.

İlk günlerde yerel internet değişim noktaları ve içerik önbellekleri de kesintinin etkisini azaltabilir. Dubai, Manama ve Irak’taki internet değişim merkezleri, bölge içindeki trafiğin Avrupa’ya gidip geri dönmeden yerel ağlarda kalmasını sağlıyor. Netflix, Meta ve Google gibi şirketlerin yerel sunucularında önceden depolanan içerikler de bağlantı sürdükçe kullanıcılara sunulabilir.

Körfez ülkeleri arasındaki günlük para transferlerinin, özel ağlar üzerinden çalışan AFAQ sistemi sayesinde daha az etkilenebileceği belirtiliyor. BUNA ve SWIFT gibi daha geniş uluslararası ağlarda ise ilk saatlerde aksamalar yaşanabilir; ancak banka mesajlarının düşük veri hacmi nedeniyle kara hatlarında öncelikli taşınması bekleniyor.

Kablo onarımı aylar sürebilir

Kabloların yeniden çalışır hale gelmesi için deniz tabanındaki fiziksel hasarın onarılması gerekiyor. Barış döneminde birkaç hafta içinde tamamlanabilen bu işlemin, çatışma ortamında aylarca gecikmesi mümkün. Rapora göre kablo onarım gemilerinin hasarlı hattın konumuna ulaşması, kopan uçları deniz tabanından çıkarıp birleştirmesi ve kabloyu yeniden yerleştirmesi gerekiyor.

Onarımın önündeki engellerden biri Hürmüz’ün hukuki statüsü. Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi, karasuları ve münhasır ekonomik bölgelerde farklı kurallar öngörüyor. İran’ın boğazdaki kablo geçişleri ve onarımların izne tabi olması gerektiği yönündeki tutumu, savaş durumunda onarım gemilerinin çalışmasını güçleştirebilir.

2024’te Kızıldeniz’de üç kablonun hasar görmesinin ardından Yemen’deki taraflar arasında onarım izni konusunda yaşanan anlaşmazlık çalışmaları aylarca geciktirmişti. Hürmüz’de askerî engelleme yaşanması halinde benzer bir gecikme daha uzun sürebilir.

Sigorta engelleri de onarımı zorlaştırabilir. Rapora göre Lloyd’s bünyesindeki Ortak Savaş Komitesi, çatışma başladığında bölgede faaliyet gösteren gemilerin sigorta kapsamını daraltabilir veya iptal edebilir. Yüksek savaş riski primleri ve güvenlik garantisinin bulunmaması, kablo onarım gemilerinin bölgeye girişini geciktirebilir. Tam onarım çatışmanın seyrine bağlı olarak üç ila altı ayı bulabilir.

Dijital ekonomi ve yapay zekâ yatırımları risk altında

Kablolardaki uzun süreli kesinti, Körfez ülkelerinin teknoloji yatırımlarını ve veri merkezlerini de etkileyebilir. Birleşik Arap Emirlikleri’nde Microsoft’un G42’ye yaptığı 15,2 milyar dolarlık yatırım ve Stargate UAE gibi büyük ölçekli projeler, yüksek kapasiteli ve düşük gecikmeli bağlantılara ihtiyaç duyuyor. Trafiğin daha uzun ve yoğun kara hatlarına yönelmesi, veri merkezlerinin işlemlerinde gecikme ve dalgalanmalara yol açabilir.

Şirketlerin internet trafiğini Arabistan ve Ürdün gibi ülkeler üzerinden taşımak için daha yüksek ücretler ödemesi de hizmet maliyetlerini artırabilir. Böyle bir kriz, Körfez ülkelerinin yapay zekâ ve dijital ekonomi merkezi olma hedeflerini sekteye uğratabilir; gelecekteki yatırımları denizaltı kablolarına bağımlılığı azaltacak kara koridorlarına, yerel veri merkezlerine ve internet değişim noktalarına yöneltebilir.

İlgili Haberler