Son Dakika
İnşa

ABD ve İsrail İran’a karşı yeni bir savaşa hazırlanıyor

30 Ekim 2026 14:02 Bu sayfayı yazdır

Washington ve Tel Aviv İran’a yönelik olası saldırı seçeneklerini değerlendirirken Tahran da yeni bir çatışmaya hazırlandığını duyuruyor.

ABD ve İsrail İran’a karşı yeni bir savaşa hazırlanıyor
ABD ve İsrail İran’a karşı yeni bir savaşa hazırlanıyor YDH
Yazı boyutu
100%
4 dk okuma

YDH- El-Ahbar yazarı Hüseyin Sabra’nın 30 Ekim tarihli analizine göre İran ile ABD-İsrail cephesi olası bir çatışmaya hazırlanıyor. İran’ın füze tatbikatları, diplomasideki tıkanma, ABD’nin bölgedeki askerî hareketliliği ve İsrail uçaklarının İran sınırlarına yakın uçuşları gerilimin tırmandığına işaret etse de olası çatışmanın zamanı belirsizliğini koruyor.

Askerî yığınak artık yalnızca Tahran’a baskı ya da güç gösterisi olarak değerlendirilemez. Sınırlı bir saldırının geniş çaplı ve maliyeti yüksek bir savaşa dönüşme riski söz konusu. İran’la yapılan anlaşmanın çöküşünden dört ayı aşkın süre sonra da yenilgiyi kabul etmeyen Trump, İran yönetimini devirmek ve ülkenin nükleer kapasitesini ortadan kaldırmakta ısrar ediyor.

Tahran’daki karar alma çevrelerine yakın bir askerî kaynak, ABD’nin Katar’daki Udeyd Üssü’nden uçaklarını tahliye etmesini, Ürdün ve Kuveyt’teki birliklerini yeniden konuşlandırmasını Washington’ın İran’dan gelecek karşılığın önceki savaşlardakinden farklı olacağını hesaba kattığının işareti olarak değerlendirdi. Kaynak, Tahran’ın tahkim edilmiş tesislere yönelik saldırılarda ABD’nin taktik nükleer silah kullanma ihtimalini dışlamadığını, ancak İran’ın farklı senaryolara hazırlandığını vurguladı.

İran uzmanı Necah Muhammed Ali ise savaş hazırlığıyla saldırı kararını birbirinden ayırmak gerektiğini belirtti. Washington’ın askerî baskıyı müzakere pozisyonunu güçlendirmek için kullandığını söyleyen Ali, taraflardan birinin çatışmanın kapsamını ve maliyetini kontrol edebileceğini düşünmesinin en büyük risk olduğunu kaydetti. Ona göre sınırlı bir saldırıyla başlayacak savaş, tarafların öngördüğü sınırları aşabilir.

Strateji uzmanları da İran’a yönelik bir saldırının sınırlı kalmayacağını savunuyor. Olası çatışmanın seyrini, İran’ın saldırı sonrasında nasıl karşılık vereceği ve maliyeti bölgedeki ABD üslerine, çıkarlarına, enerji güvenliğine ve deniz ulaşımına ne ölçüde taşıyabileceği belirleyecek.

Washington ve Tel Aviv’in hesapları

ABD Başkanı Donald Trump’ın önündeki askerî seçenekler arasında tahkim edilmiş nükleer tesisler ile stratejik noktaların hedef alınmasının bulunuyor. Olası hedefler arasında Cebel el-Fas’ın yanı sıra Hark ve Kişm adaları da gösterildi. ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’in işgal altındaki topraklara yaptığı ziyarette İsrailli mevkidaşının olası İran hedeflerinin listesini sunduğu da Axios tarafından haberleştirildi.

İsrail uçaklarının Suriye ve kuzey Irak’ta, İran sınırlarına yakın uçuşlar yaptığına ilişkin haberler Tel Aviv’in rolünü yeniden gündeme taşıdı. Bu uçuşlar İsrail’in operasyon kapasitesini gösterme, tepkileri ölçme ve Washington’a askerî harekât seçeneğini elinde tuttuğunu hatırlatma amacı taşıyabilir.

Netanyahu, Knesset seçimlerinin ardından ortaya çıkan siyasi çıkmazı İran dosyasını öne çıkararak aşmaya çalışabilir. İsrail başbakanının askerî tırmanış ve olağanüstü hâl ilanı yoluyla rakibi Gadi Eisenkot’u birlik hükümetine ya da dönüşümlü başbakanlık düzenlemesine zorlayabileceği ihtimali söz konusu. Ancak Necah Muhammed Ali, bu senaryoların kesinleşmiş gelişmeler gibi sunulmaması gerektiğini belirterek savaşın sonuçlarının hiçbir tarafın tam kontrolünde olmayacağı uyarısında bulunuyor.

ABD’de yaklaşan ara seçimler de Trump’ın hesaplarını etkileyebilecek başlıklardan biri. Analizde, seçimler öncesinde savaşa girmenin Trump’ın siyasi konumunu zayıflatabileceği değerlendirmesine yer veriliyor. Washington ile Tel Aviv, İran’ın askerî kapasitesini zayıflatma hedefinde birleşse de saldırının zamanı, yöntemi ve göze alınacak riskler konusunda ayrışabilir. İsrail saldırıyı caydırıcılık dengesini değiştirme fırsatı olarak görürken ABD’nin Körfez’deki müttefiklerinin güvenliğini, enerji piyasalarını ve çatışmanın uzun süreli bir savaşa dönüşme ihtimalini hesaba katması gerekiyor.

Tahran’dan diplomasi ve caydırıcılık mesajı

İran, yeni bir çatışma ihtimaline karşı askerî caydırıcılık mesajlarını artırırken diplomatik temasları da sürdürüyor. Tahran, savaş çıkması hâlinde bölgedeki veri merkezlerini ve denizaltı internet kablolarını hedef alabileceği uyarısında bulundu. Bu eş zamanlılığın, İran’ın savaşı istemediği ve olası tırmanıştan ABD ile İsrail’i sorumlu tutacağı mesajıyla birlikte, yeni bir saldırıya vereceği karşılığın sınırlarının öngörülemeyeceğini vurgulaması olarak yorumlanıyor.

İran Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Muhsin Rızai, ülkesine yönelik her girişimin bedeli olacağını söyledi. Diplomasi sonuç verecekse Tahran’ın bunu tercih edeceğini belirten Rızai, İran’ın önceki çatışmalarda tüm kapasitesini kullanmadığını ve savaşın yoğunluğuna göre daha fazla imkânı devreye soktuğunu ifade etti. Rızai ayrıca savaşın sürmesi hâlinde enerji piyasalarının üç yıl boyunca istikrara kavuşamayabileceğini vurguladı.

İran Ordusu Komutanı Emir Hatemi de silahlı kuvvetlerin asimetrik savaşa hazırlık seviyesini yükselttiğini, özellikle insansız hava araçları ve diğer insansız sistemlerin kapasitesini geliştirdiğini açıkladı. Hatemi, son savaşlardan çıkarılan derslerin hazırlığı artırmanın ve düşmana güvenmemenin önemini gösterdiğini söyledi.

Bölge, önceki gerilim turlarının basit bir tekrarından daha kapsamlı bir çatışma ihtimaliyle karşı karşıya. Nükleer ve askerî dosyalar, ekonomik baskılar, hassas deniz geçişleri, Yemen ve Lübnan cephelerindeki gerilimle birleşerek olası savaşın kapsamını genişletebilir.

İlgili Haberler