Ünlü sunucu Carlson: Trump, İran’a nükleer saldırının eşiğinde
ABD’nin nükleer doktrinini “savaş alanı nükleer silahlarının” ilk kullanımını kolaylaştıracak biçimde değiştirdiğini söyleyen Tucker Carlson, Trump’ın İran’a nükleer saldırı kararını gelecek hafta sonuna kadar verebileceğini belirtti.
YDH- ABD’li muhafazakâr yorumcu Tucker Carlson, X hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun baskısı altındaki Trump rejiminin birkaç gün içinde İran’a nükleer saldırı düzenleyebileceğini söyledi.
Carlson’a göre hedef, İran’ın merkezindeki Koleng Dağı olacak. İsrail istihbaratı, İran hükümetinin burada nükleer zenginleştirme programını yeniden başlattığını iddia ediyor. Carlson, zenginleştirme faaliyetlerinin yapıldığı öne sürülen tünelleri imha etmek için ABD cephaneliğindeki hiçbir konvansiyonel silahın 300 fitlik katı graniti delemeyeceğini vurguladı. Ona göre geriye kalan tek askerî seçenek nükleer saldırı. Carlson, Netanyahu’nun bu seçeneği güçlü biçimde savunduğunu söyleyerek, ismini vermediği ve konu hakkında bilgi sahibi olduğunu belirttiği bir kişinin “Bibi bunun için Trump’ı her gün arıyor” dediğini aktardı.
Carlson, Netanyahu’nun köşeye sıkıştığını ve çaresiz olduğunu da belirtti. Geçen haftaki seçim sonuçlarının ardından Netanyahu’nun hükümet kurabilmesi için Trump’ın İsrail siyasetine doğrudan müdahale etmesi ve diğer partilerle Knesset’te 61 sandalye sağlayacak bir anlaşmaya aracılık etmesi gerektiğini yazdı. Aksi halde Netanyahu’nun başbakanlıktan ayrılacağını; itibarını yitireceğini, soruşturmalarla ve muhtemelen hapisle karşı karşıya kalacağını savundu. Carlson’a göre Netanyahu’nun Trump’la yakın durması gerekiyor; “Bu savaşa ihtiyacı var.”
Carlson, Netanyahu’nun bu amaçla yönetimdeki en yakın müttefikleri üzerinde azami baskı kurduğunu ifade etti. Bunlar arasında Savunma Bakanı Pete Hegseth ile ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Brad Cooper’ı saydı. Carlson, her ikisinin de kötü yönettiklerini söylediği savaşın müzakere yoluyla çözülmesine karşı çıktığını ve büyük çaplı askerî operasyonların yeniden başlatılmasını istediğini yazdı. Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile CIA Direktörü John Ratcliffe’in de Netanyahu’nun çizgisini izlediğini, Demokrat Parti liderlerinin de bu tutuma katıldığını kaydetti. Carlson, konuyla ilgili yakın tarihli bir toplantıda eski Başkan Barack Obama’nın Doha’da hazırlanan mevcut İran barış anlaşmasına karşı çıktığını da belirtti.
Körfez ekonomileri ve küresel enerji piyasaları
Carlson, ABD’nin Ortadoğu’daki diğer uzun süreli müttefiklerinin yeni bir savaş ihtimalinden korktuğunu söyledi. Netanyahu’nun 27 Eylül’de, İran’a yönelik son saldırı için yürüttüğü lobi faaliyetine Birleşik Arap Emirlikleri’ni dahil etmek amacıyla gizlice Abu Dabi’ye gittiğini bildirdi. Carlson’a göre BAE bu girişimi reddetti.
Carlson, sekiz aylık çatışmanın ardından Körfez ekonomilerinin sarsılmak üzere olduğunu, küresel enerji ve gübre piyasalarının da benzer durumda bulunduğunu yazdı. Bu piyasaların kısa sürede toparlanamayacağını vurguladı. Dünyada petrolü üreticilerden diğer ülkelere taşımak için kullanılan yaklaşık 850 süper tankerin bulunduğunu belirten Carlson, yalnızca ekim ayında bunlardan 11’inin Hürmüz Boğazı’nda ağır hasar gördüğünü belirtti. Bu hızla küresel bir ekonomik bunalımın kaçınılmaz hale geleceğini, nükleer saldırının ise yıkımı çok daha hızlı artıracağını kaydetti.
Carlson’a göre Koleng Dağı’na düzenlenecek bir yeraltı nükleer saldırısının serpintisi Fars Körfezi’ni kirletecek ve 100 milyon kişinin su kaynaklarını zehirleyecek. Bunların yalnızca bölge için ortaya çıkacak ilk sonuçlardan bazıları olduğunu belirten Carlson, dünyanın geri kalanının da aynı ölçüde tehlikeye açık olduğunu yazdı.
Carlson, savaşta nükleer silah kullanan tek ülkenin ABD olduğunu belirterek, başka ülkelerin de nükleer silah kullanmak isteyebileceğini söyledi. ABD’nin İran’a yönelik nükleer saldırısının yeni bir emsal oluşturacağını kaydetti. Rusların en az iki hükümete, ABD’nin İran’a nükleer saldırmasının kendilerine Ukrayna’ya karşı nükleer silah kullanma serbestisi vereceğini söylediğini yazdı. Carlson, Pakistan ile Hindistan’ın da birbirlerine karşı nükleer silah kullanmaya yönelebileceğini, Kuzey Kore’nin ise Seul’e karşı aynı yolu izleyebileceğini yazdı. İlk nükleer saldırının ardından Üçüncü Dünya Savaşı’nın kaçınılmaz olacağını ve bu savaşın “kısa ve nihai” olacağını vurguladı.
Carlson’dan nükleer doktrin ve müzakere uyarısı
Carlson, ABD’nin aylardır bu noktaya “uyurgezer gibi” ilerlediğini yazdı. Şubat ayından bu yana yönetimin, sözde “savaş alanı nükleer silahlarının” ilk kez kullanılmasını kolaylaştırıp ihtimali artıracak biçimde ABD’nin nükleer doktrinini sessizce yeniden yazdığını kaydetti.
Washington’da iki partiden de kimsenin bu durumdan rahatsız görünmediğini belirten Carlson, artık böyle bir saldırının eşiğinde olunduğunu vurguladı.
Carlson, gelişmeleri yakından izleyen kişilerin Trump’ın gelecek hafta sonuna kadar nükleer silah kullanıp kullanmamaya karar vermesinin muhtemel olduğunu söylediğini aktardı. Bunun altı gün sonraki 7 Kasım’a denk geldiğini belirtti. Carlson, Trump’ın tereddüt etmesini olumlu bir işaret olarak niteledi. Trump’ın şu anda Başkan Yardımcısı JD Vance’i ve elçisi ve arkadaşı Steve Witkoff’u dinlediğini; ikisinin de İran’la anlaşma yapılabileceğini savunduğunu yazdı.
Carlson, Vance ile Witkoff’un haklı olduğunu, ancak bunun kolay olmayacağını belirtti. İranlılarla müzakere etmenin her koşulda güç olduğunu yazan Carlson, Ayetullah Ali Hamaney ve ailesinin şubat ayında öldürülmesinden sonra İran yönetiminin bazı unsurlarının daha radikal hale geldiğini öne sürdü. On yıllar süren tecritten sonra görece ılımlı İranlı liderlerin bile Batı’da kararların nasıl alındığı konusunda kafalarının karışık göründüğünü belirtti. Örneğin Tahran’da ABD hükümetinin İsrail’i kontrol ettiğine dair yaygın bir inanç bulunduğunu yazdı.
Buna rağmen Carlson, İran’daki karar alıcılarla konuşmuş kişilerin, daha fazla savaşın herkes için kötü olacağı ve anlaşma yapmaya değer olduğu konusunda Tahran’da uzlaşı bulunduğunu söylediğini aktardı.
Carlson’a göre şimdiye kadar görüşüne başvurulmayan bir kesim de dünya nüfusu: Trump’ın gelecek hafta nükleer saldırı düzenlemesi için Netanyahu tarafından zorlanması halinde çocuklarıyla birlikte öldürülebilecek yüz milyonlarca insan. Carlson, “Şimdi seslerini yükseltmelerinin zamanı” olduğunu yazdı.
İlgili Haberler
Trump’ın İran kararını bekleyen İsrail yeni savaşa hazırlanıyor
02 Kasım 2026 09:31
ABD-Arjantin ve Mossad işbirliği ile Bolsonaro’nun Brezilya'dan kaçış …
02 Kasım 2026 07:24
İran'a karşı yenilen ABD rejimi şimdi günah keçisi arıyor
02 Kasım 2026 00:05
ABD'li senatör Chris Murphy felç geçirdi
01 Kasım 2026 22:27
