Kırk sekiz müebbet cezasına çarptırılan Filistinli tutsak liderin durumu kritik
Yaklaşık üç on yıldır İsrail toplama kamplarında tutulan Hasan Selame’nin nişanlısı, hücresinde darbedilip dokuz kurşunla yaralandığını açıkladı.
YDH- Filistinli tutsak lider Hasan Selame’nin nişanlısı Gufran Zamel, Selame’nin İsrail toplama kamplarındaki hücresinde darbedildiğini ve üzerine doğrudan ateş açıldığını, vücudunun çeşitli yerlerine dokuz kurşun isabet ettiğini açıkladı.
Zamel, Selame’nin sağlık durumunun kritik olduğunu belirtti. Bu açıklama, Filistinli tutsaklara yönelik saldırıların sürdüğü bir dönemde Selame’nin hayatına ilişkin kaygıları artırdı.
Zamel’in aktardığına göre olay, Selame’yi avukatının 2 Kasım 2026’da ziyaret etmesinin ardından gündeme geldi. Saldırı 15 Eylül’de, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in Selame’nin hücresine girip video çekmesinin ardından yaşandı. Görüntüler geniş çaplı tepki çekmişti.
Zamel, Ben-Gvir’in o gün Selame’nin hücresine girerek onunla tartıştığını söyledi. Selame’nin, Filistin halkının kendisini ve toprağını savunma hakkı bulunduğunu belirterek İsrailli bakana Gazze’de Filistinlilere karşı işlenen suçları hatırlattığını aktardı. Zamel’in aktardığına göre Selame, Ben-Gvir’e şöyle dedi:
“Ben bir Filistinli olarak halkımı ve toprağımı savunma hakkına sahibim. Gazze’de yaptıklarından sonra senin beni yargılamaya hakkın yok. Siyah gözlük takmışsın; kendi başına geleni görüyorsun ama halkımın başına gelenleri ve yaşadıklarını görmüyorsun.”
Zamel, aynı gün saat 16.00 sıralarında İsrail ordusundan bir birliğin hücreye yeniden girdiğini, Selame’yi aşırı biçimde darbettikten sonra vücudunun farklı bölgelerine dokuz kurşun sıktığını söyledi. İsrail yönetiminin yaraların fotoğrafını çekmek için üç gün beklediğini, ardından Selame’yi gerçek bir tıbbi tedavi uygulamadan hücresine geri gönderdiğini belirtti. Zamel’e göre Selame’ye yalnızca basit ağrı kesiciler verildi.
2 Kasım’da Selame’yi ziyaret edebilen avukat, sağlık durumunun ağır ve kendisinin aşırı derecede bitkin olduğunu gözlemledi. Ancak Selame’nin genel durumu kritik olduğu için yaraların nerelerde bulunduğuna ilişkin daha fazla bilgi edinemedi.
Ben-Gvir’in hücre baskını ve ölüm tehditleri
Hamas liderlerinden Abdurrahman Şedid, Ben-Gvir’in Selame’nin hücresine girdiği gün esirin dokuz kurşunla ağır yaralanmasının “suç teşkil eden, terörist ve korkakça bir saldırı” olduğunu söyledi. Şedid, saldırının Selame’nin maruz kaldığı tehlikeyi ve İsrail’in onu farklı yollarla tasfiye etme niyetini açığa çıkardığını savundu.
Şedid pazartesi günü yaptığı açıklamada, Selame’nin hem fiziksel hem de psikolojik olarak hedef alınmasının sürmesine karşı uyarıda bulundu. İsrail’in baskı ve suçlarının Selame’nin kararlılığını, vakur duruşunu ve iradesini kıramayacağını; saldırı, kötü muamele ve işkenceye rağmen direncini koruduğunu belirtti.
Şedid, Selame’nin ve tüm Filistinli esirlerin hayatından İsrail’i sorumlu tuttu. Birleşmiş Milletler kuruluşları ile insan hakları, insani yardım ve sağlık alanlarında çalışan kurumlara acil müdahale çağrısı yaparak Selame ve diğer esirlere gerekli tedavinin sağlanmasını ve İsrail’in uluslararası hukuk ve sözleşmeleri ihlal etmesinden dolayı hesap vermesini istedi. Filistin halkına ve tutsakların hakları için çalışan kurumlara da toplama kamplarındaki esirlere desteği artırma çağrısı yaptı.
Selame’nin adı, Ben-Gvir’in eylül ayında hücresinde çektiği videoyu yayımlamasının ardından yeniden gündeme gelmişti. Görüntülerde zincirlenmiş halde görünen Selame’yi tehdit eden Ben-Gvir, “Seni öldürmek istiyorum… Seni idam etmek istiyorum.” demiş; savunma bakanlığı görevini üstlenmesi halinde Filistinli esirler hakkında verilen idam cezalarını uygulamak için çalışacağını açıklamıştı.
Ben-Gvir’in hücreye girip video çekmesi ve Selame’yi tehdit etmesi Filistinlilerden büyük tepki gördü. Hamas, tehditlerin tutsaklara yönelik yeni cinayetlerin habercisi olduğu uyarısında bulunurken, yaşananların Selame’nin ve Filistinli tutsakların iradesini kıramayacağını belirtti.
Selame’nin nişanlısının dokuz kurşunla yaralandığı yönündeki açıklaması, Filistinli tutsakların toplama kamplarında karşı karşıya kaldığı tehlikeleri yeniden gündeme taşıdı. Bu gelişme, esir liderlerine yönelik fiziksel saldırıların ve doğrudan tehditlerin arttığı bir dönemde yaşandı.
Han Yunus’tan toplama kamplarına: Üç on yıla yaklaşan esaret
1971’de Han Yunus’ta doğan Hasan Abdurrahman Selame, Birinci İntifada sırasında Hamas’ın faaliyetlerine katıldı ve daha sonra İzzeddin Kassam Tugayları’nın liderlerinden biri oldu.
1996’da Halil’de yaralı halde tutuklandı; yaklaşık dört aylık sorgunun ardından işkence gördüğü bildirildi ve 1997’de 48 müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Yaklaşık 13 yıl hücre hapsinde kalan Selame’nin ailesi onu yalnızca iki kez ziyaret edebildi; annesi 2024’te oğlunu göremeden hayatını kaybetti.
Hapishanede kitaplar yazan ve Hamas Tutsaklar Yüksek Liderlik Heyeti’ne seçilen Selame, 2011’deki Şalit takasında serbest bırakılması istenmesine rağmen İsrail tarafından salıverilmedi. Tutsak kurumları yıllar içinde saldırılara ve sağlık sorunlarına maruz kaldığını bildirdi.




