Son Dakika
İnşa

Devrim Muhafızları: Yeni bir saldırıya cevabımız sınırsız olacak

03 Kasım 2026 20:32 Bu sayfayı yazdır

Devrim Muhafızları, ABD'nin İran'ı parçalamayı ve yönetimi devirmeyi hedeflediğini savunarak Washington ve Tel Aviv'den gelebilecek saldırılara karşı askerî hazırlıkların en üst düzeyde sürdüğünü açıkladı.

Devrim Muhafızları: Yeni bir saldırıya cevabımız sınırsız olacak
Devrim Muhafızları: Yeni bir saldırıya cevabımız sınırsız olacak YDH
Yazı boyutu
100%
4 dk okuma

YDH ― Devrim Muhafızları, 4 Kasım Dünya Emperyalizmine Karşı Mücadele Günü dolayısıyla yayımladığı bildiride, ABD'nin İran'a yönelik düşmanlığının geçici siyasi anlaşmazlıklardan değil, iki ülke arasındaki köklü çıkar çatışmasından kaynaklandığını belirtti.

Washington'ın İran İslam Cumhuriyeti yönetimini devirmeyi ve ülkenin toprak bütünlüğünü bozarak İran'ı parçalamayı hedeflediğini savunan Devrim Muhafızları, ABD ve İsrail'den gelebilecek saldırılara karşı askerî hazırlıkların en üst düzeyde sürdüğünü bildirdi.

İran'ın ulusal savunma ve güvenlik alanındaki gelişmelerini aktaran Defa Press'in haberine göre bildiride, 4 Kasım'ın İran halkının küresel emperyalizme karşı direnişini simgeleyen tarihî bir gün olduğu vurgulandı.

4 Kasım'ın İran tarihindeki yeri

Bildiride, İran takviminde 4 Kasım olarak anılan 4 Kasım'ın üç önemli tarihî olayla özdeşleştiği belirtildi. Bunların ilki, İmam Humeyni'nin 1964'te sürgüne gönderilmesi, ikincisi 1978'de öğrenci ve üniversite öğrencilerinin katledilmesi, üçüncüsü ise 1979'da ABD Büyükelçiliği'nin ele geçirilmesi oldu.

Devrim Muhafızları, bu üç olayın İran tarihine kazındığını belirterek, İran halkının emperyalist güçlerin tahakkümüne ve aldatmacalarına hiçbir zaman boyun eğmeyeceğini ifade etti.

Kurum, bu nedenle 4 Kasım'ın ülkenin tarihî takviminde haklı olarak “Dünya Emperyalizmine Karşı Ulusal Mücadele Günü” adını aldığını kaydetti.

Devrim Muhafızları'na göre ABD'nin düşmanlığı 1953'e uzanıyor

Bildiride, ABD'nin İran halkına yönelik düşmanlığının geçici bir anlaşmazlıktan veya siyasi bir yanlış anlamadan kaynaklanmadığı, yapısal çıkar çatışmalarına dayandığı savunuldu.

Bu düşmanlığın 1953'teki 28 Mordad darbesinden İran İslam Devrimi'nin zaferine ve sonraki 47 yıla kadar kesintisiz sürdüğü belirtildi.

Devrim Muhafızları, Tahran'daki ABD Büyükelçiliği'nden ele geçirilen belgelerin de Washington'ın diplomasiye yaklaşımını ortaya koyduğunu ileri sürdü.

Bildiride, söz konusu belgelerin ABD açısından diplomasinin İran'a sızma, ülkeyi aldatma, hâkimiyet altına alma ve bağımsızlığını ortadan kaldırma hedeflerini gizleyen bir örtü işlevi gördüğünü gösterdiği ifade edildi.

Washington'ın bugünkü adımlarının da aynı düşmanca politikanın devamı olduğunu savunan Devrim Muhafızları, ABD'nin İran İslam Cumhuriyeti yönetimini devirmek ve ülkenin toprak bütünlüğünü bozarak İran'ı parçalamak istediğini öne sürdü.

1979'daki ABD Büyükelçiliği baskınına sahip çıktı

Devrim Muhafızları, 13 Kasım 1979'da İmam Humeyni'nin izinden giden Müslüman öğrencilerin Tahran'daki ABD Büyükelçiliği'ni ele geçirmesini de bildiride tarihî bir dönüm noktası olarak andı.

İmam Humeyni'nin bu eylemi “İkinci Devrim” olarak nitelendirdiğini hatırlatan kurum, elçilik baskınının ABD'nin Tahran'ın kalbindeki yenilgisini gözler önüne serdiğini belirtti.

Bildiride, ABD—İsrail cephesinin 12 ve 40 günlük dayatılmış savaşlarda ve sonrasındaki çatışmalarda ağır darbeler aldığı savunuldu.

Devrim Muhafızları, İran halkının birlik ve beraberliği ile silahlı kuvvetlerin hazırlığının, düşmanın yeniden saldırı ve müdahalede bulunma imkânını ortadan kaldırdığını ileri sürdü.

Buna rağmen ABD—İsrail'in varoluşsal bir savaş söylemini sürdürdüğünü, psikolojik ve medya savaşı yürüttüğünü belirten Devrim Muhafızları, İran'ı yakın zamanda yok etme yönündeki söylemleri karşı tarafın çaresizliğinin ve öfkesinin göstergesi olarak değerlendirdi.

Kurum, askerî hazırlıkların son durumu hakkında şu açıklamayı yaptı:

Silahlı Kuvvetler Başkomutanı'nın silahlı kuvvetlerin üst düzey komutanlarıyla yaptığı görüşmede verdiği son talimat ve emirlerin tamamını azami caydırıcılık hedefi doğrultusunda bütün gücümüzle uygulamaya koyduk. Ülkemizi savunan diğer silahlı kuvvetlerle eşgüdüm ve koordinasyon içinde bu emirleri yerine getirmek için bir an bile tereddüt etmeyeceğiz.

Hedef listeleri güncelleniyor, düşman varlıkları izleniyor

Devrim Muhafızları, askerî hazırlıkların yalnızca savunma pozisyonuyla sınırlı olmadığını belirterek operasyonel görevlerini de açıkladı.

Bildiride bu hazırlıklar şöyle sıralandı:

Akıllı ve bilinçli savaş hazırlığı, hedef listesinin güncellenmesi, düşmanın maddi ve manevi varlıklarının ateş menziline alınması ve tehdidin her düzeyine ve türüne, coğrafi sınır tanımadan hızlı, etkili ve sınırsız karşılık verilmesi bugün görevlerimizin temelini oluşturuyor. Silahlı kuvvetlere verilen ulusal destek de yabancı güçlerin ve ülke içindeki işbirlikçilerinin İran'a yönelik düşmanlığı karşısında stratejik bir dayanak oluşturuyor.

Bildiride ayrıca İranlı savaşçıların ve vatan savunucularının inançları ve kapsamlı askerî hazırlıkları sayesinde düşmanla hesaplaşma konusunda sarsılmaz bir iradeye sahip oldukları vurgulandı.

Devrim Muhafızları, İran güçlerinin tarihe geçecek sürprizlere imza atmaya ve düşmanın hesabını kesin biçimde görmeye hazır olduğunu belirtti.

Kurum, bu kararlılığını desteklemek üzere Silahlı Kuvvetler Başkomutanı'nın şu sözlerini de hatırlattı:

“Düşmanın başlatacağı yeni bir savaşın ne zaman ve hangi koşullarda sona ereceğine silahlı kuvvetler ve İran halkı karar verir.”

Devrim Muhafızları'ndan sonuna kadar mücadele sözü

Bildirinin sonunda Devrim Muhafızları, 4 Kasım'ı anarak İmam Humeyni'ye, devrimin Şehit Lideri’ne, ülkenin liderliğine ve İran'ın gücü uğruna hayatını kaybeden şehitlere bağlılığını yineledi.

Kurum, Devrim Lideri Ayetullah Seyyid Mücteba Hamenei’nin “velayet ve liderliğine” bağlılığını da bir kez daha teyit etti.

ABD-İsrail cephesini ve bu cephenin bölgesel ve bölge dışındaki müttefiklerini uyaran Devrim Muhafızları, dünyanın hangi bölgesinde olursa olsun savaş meydanında son damla kanına kadar dinî, devrimci ve millî ideallerinin arkasında duracağını açıkladı.

İran'ın ulusal çıkarlarını cesaretle koruyup savunacağını belirten kurum, küresel emperyalizme karşı mücadele ve saldırgan güçlere karşı koyma yolunda silahları tetikte, dimdik ayakta kalacağını bildirdi.

İlgili Haberler