Son Dakika
İnşa

Türkiye ve Arabistan Suriye’de nüfuz yarışında

04 Kasım 2026 10:55 Bu sayfayı yazdır

Suudi Arabistan yüksek maliyetli projelere finansman sağlarken Türkiye savunma, güvenlik ve teknik alanlarda etkisini artırıyor. Şam’ın iki ülke arasında denge kurma çabası, nüfuz rekabetini ortadan kaldırmıyor.

Türkiye ve Arabistan Suriye’de nüfuz yarışında
Türkiye ve Arabistan Suriye’de nüfuz yarışında YDH
Yazı boyutu
100%
4 dk okuma

YDH- Colani rejiminin Suriye’de iktidara gelmesinin üzerinden geçen yaklaşık 20 ayda, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında Şam’la ekonomik ilişkiler üzerinden ilan edilmemiş bir rekabet yaşandı. Karşılıklı heyet ziyaretleri, mutabakatlar ve sözleşmelerle ilerleyen bu süreçte yeni yönetim, iki ülkeyle ilişkilerinde denge kurmaya çalıştı.

El-Ahbar’ın imzalanan anlaşma ve mutabakatlara ilişkin incelemesi, ekonomik varlıklarının toplam hacminde Türkiye ile Suudi rejimi arasında yakınlık bulunduğunu; ancak işbirliğinin niteliği ve yöneldiği sektörler bakımından rekabetin sürdüğünü ortaya koydu.

Katar merkezli Hayat Grubu’nun petrol ve elektrik sektörlerindeki geniş varlığı dışında, Riyad ve Ankara’yla imzalanan belgeler Colani rejiminin geçen yılın başından eylül ayına kadar yaptığı anlaşmaların yaklaşık üçte ikisini oluşturdu.

Suudi finansmanı öne çıkıyor

Suudi rejimi, eski yönetimin devrilmesinin ardından İran’ın askerî, siyasi ve ekonomik varlığının yarattığı boşluğu doldurmayı hedefledi. Suudi yönetimi, Arap dünyasında ve İslam ülkelerinde sahip olduğu ağırlığı Suriye’deki nüfuzunu artırmak için kullanırken, Türkiye’nin savaşta yıkıma uğramış ülkedeki etkisinin tek başına genişlemesini önlemeye çalıştı. Colani rejimi ise geçiş dönemindeki iktidarını sağlamlaştırmak ve güvenlik ile ekonomi alanlarındaki sorunlarla baş edebilmek için Suudi rejimiyle ilişkilerini güçlendirmeye yöneldi.

Bu çerçevede Suudi yönetimi, Trump rejimi nezdinde Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılması için girişimde bulundu; Suriye Genel Güvenlik Müdürlüğü ve sınır muhafızlarına destek verdi. Geçen yıl ayrıca 1,65 milyon varillik petrol hibesi sağladı.

El-Ahbar’ın sayımına göre son aylarda Suudi rejimiyle işbirliği kapsamında yaklaşık 24 toplantı, etkinlik veya imza töreni düzenlendi. Bu temaslarda 67 mutabakat zaptı ve yaklaşık 12 işbirliği anlaşması imzalandı. Geçen yıl temmuzda düzenlenen Suriye-Suudi Yatırım Forumu’nda, toplam değeri 6 milyar dolara ulaşan yaklaşık 47 mutabakat duyuruldu; ancak bu belgelerin içeriğine ilişkin yeterli ayrıntı paylaşılmadı.

Geçen yıl ağustosta elektrik projeleri ve iletim-dağıtım istasyonları, jeofizik ve jeolojik araştırmalar, petrol sahası hizmetleri, kuyu açma ve bakım, teknik eğitim ve petrol-gaz sahalarının geliştirilmesi gibi alanlarda bir anlaşma ve altı mutabakat daha imzalandı.

Suudi rejimiyle imzalanan belgelerin çoğu, petrol ve gazdan gayrimenkule, ulaşımdan havacılığa, sanayiden tarım ve dijital dönüşüme kadar yüksek finansman gerektiren sektörlere odaklandı. Suudi kurumları ayrıca Suriye’de altyapı ve kamu hizmetleri projelerine doğrudan katılmaya başladı. Buna karşılık, yüksek maliyetli projelere yönelik yatırım süreci temkinli ilerledi; bazı mutabakatlar uygulama sözleşmelerine dönüştürülürken, Suudi kamu kurumları su sayaçları gibi projelerde Suriye’deki muhataplarıyla çalışmaya başladı.

Türkiye teknik ve kurumsal ortaklık kuruyor

Colani rejimi Türkiye’yle ekonomik ve teknik işbirliğine öncelik verdi. Ankara enerji, ulaşım, tarım, yerel yönetimler ve sağlık gibi alanların yanı sıra savunma, güvenlik ve yükseköğretim sektörlerinde de varlık gösterdi. Türk malları ise eski yönetimin devrilmesinden kısa süre sonra kaçakçılık ve ithalat kanallarıyla Suriye pazarına girdi.

El-Ahbar’ın ilk sayımına göre Türkiye’yle yaklaşık 22 temas gerçekleşti; dokuz işbirliği anlaşması, 18 mutabakat zaptı, bir işbirliği protokolü ve bir nihai sözleşme imzalandı. Geçen yıl ağustosta imzalanan mutabakatların sayısı konusunda ise farklılık var: Suriye Haber Ajansı 10 belge duyururken, Türk medyası sayıyı 18 olarak verdi.

Ankara’nın Suriye’deki rolü, finansman sağlamaktan çok kurumsal, teknik ve uzmanlık temelli bir ortaklık niteliği taşıdı. Bu durum Suriyeli ekonomistler arasında kaygılara yol açtı. Dijitalleşme ve otomasyon projelerinin, Türkiye’ye Suriye kurumlarının işleyişi ve arşivleri hakkında geniş bilgi sağlayabileceği öne sürüldü. Yeni yönetimde görev alan bazı isimlerin uzun süre Türkiye’de yaşaması veya Türk vatandaşlığı taşıması da Ankara’nın karar alma süreçlerindeki etkisine ilişkin endişeleri artırdı.

Kaygıların bir diğer nedeni, savaş öncesinde Türkiye’yle denetimsiz biçimde açılan ekonomik ilişkilerin binlerce sanayi işletmesi ve atölyenin kapanmasına katkıda bulunduğu yönündeki değerlendirmeler. Türk kamyonlarının Suriye’den geçişinde transit ücretlerinden muaf tutulmasının gerekçesi hâlâ açıklanmış değil. Körfez ülkelerinin yatırımlarıyla kıyaslanabilecek büyük ölçekli bir Türk yatırımı da öne çıkmadı. Şam Uluslararası Havalimanı’nın yaklaşık 4 milyar dolarla genişletilmesi ve geliştirilmesi için Türkiye, Katar ve ABD’nin katıldığı ortaklık ise bu açıdan istisna oluşturdu.

Rekabetin sona ermesi beklenmiyor

Suriye’de gelecekte Suudi-Türk ortak yatırımlarının açıklanması mümkün olsa da bu, tarafların birbirlerinin nüfuzunu kaygısızca izleyeceği anlamına gelmiyor. Suudi rejimi, Türkiye’nin 2011’den önce ekonomik ilişkiler üzerinden eski Suriye yönetimini yanına çektiğini ve bunun Şam’ın Arap ülkeleriyle ilişkilerini zayıflattığını hatırlıyor. Yeni yönetimde Türkiye’yle yakın bağları bulunan isimlerin karar alma konumlarına gelmesi de Suudilerin bu kaygılarını artırıyor.

Ankara açısından ise Suudi rejiminin Suriye’nin ihtiyaç duyduğu büyük finansman kaynaklarına sahip olması başlıca endişe unsurlarından biri.

El-Ahbar’a göre, Suudi yönetiminin ülkedeki varlığı Arap ve İslam kimliği nedeniyle geniş toplumsal destek görürken, Türkiye’nin etkisi bazı kesimlerde artan tepkiyle karşılaşıyor. Bu tepkinin nedenleri arasında, Türk askerlerinin yıllar önce Suriye topraklarına girmesi ve kuzeyde geniş bir alan üzerindeki varlığını sürdürmesi de gösteriliyor.

İlgili Haberler