ABD istihbaratı İran’ı “yükselen uzay gücü” olarak tanımladı
ABD istihbarat değerlendirmesi, İran’ın uydu ve elektronik harp kapasitesini gündeme taşıdı.
YDH- ABD Savunma İstihbarat Ajansı’nın (DIA) İran’ın uzay programına ilişkin bir değerlendirme yayımladı. DIA’nın değerlendirmesinde İran “yükselen bir uzay gücü” olarak tanımlanırken, Tahran’ın uydu sistemlerini askerî amaçlarla kullanma ve ABD’nin uzay tabanlı imkânlarını elektronik karıştırmayla aksatma kapasitesine dikkat çekildi.
Tesnim, bu değerlendirmeyi İran’ın uydu programı, fırlatma araçları, yer altı tesisleri ve hasar gören araştırma altyapısını yeniden kurma çalışmalarıyla birlikte ele aldı.
Uydu sinyallerine yönelik karıştırma
DIA değerlendirmesine göre İran, son çatışmalarda ABD’nin uzay kabiliyetlerine karşı elektronik harp faaliyetleri yürüttü. İran’ın yer tabanlı karıştırma sistemleri GPS ve diğer uydu sinyallerini aksatabildi. ABD Ulaştırma Bakanlığı, eylül ayında Hürmüz Boğazı çevresinde küresel uydu seyrüsefer sistemlerinde ciddi parazitlenme yaşandığına ilişkin uyarı yayımlamıştı. DIA’ya göre İran uzaydan elde edilen istihbaratı füze ve İHA saldırılarının isabetini artırmak için kullanabilir.
Tesnim, Windward adlı denizcilik istihbarat şirketinin verilerine de yer verdi. Şirketin 2026’nın ikinci çeyreğine ilişkin verilerinde, küresel seyir sistemlerinde 3,35 milyondan fazla sinyal sahteciliği ve gerçekte yaşanmayan gemi karşılaşması kaydedildiği bildirildi.
Fuceyre açıklarında iki tankerin radar ekranlarında çarpışacakmış gibi göründüğü, ancak gemilerin gerçekte farklı konumlarda bulunduğu bir örnek aktarıldı. Tesnim, bu bulguları Hürmüz çevresindeki seyir ve radar aksaklıklarına yönelik uyarılarla birlikte değerlendirdi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Amiral Brad Cooper, mart ayında İran’ın uzay komuta merkezlerine düzenlenen saldırıların ardından Washington’ın uzayda üstünlük sağladığını söylemişti. Amerikan Girişim Enstitüsü’nden Todd Harrison ise İran ABD’nin uzay kabiliyetlerini zayıflatabiliyorsa “uzay üstünlüğünden” söz edilemeyeceğini belirtti.
CENTCOM’un Uzay Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Todd Benson, uzaya erişimin artık geleneksel büyük güçlerle sınırlı olmadığını; İran gibi ülkelerin de daha düşük maliyetlerle yörünge kapasitesi geliştirebildiğini söyledi. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nden Kari Bingen de İran’ın ABD’nin uzay kullanımını zorlaştırabilecek yeteneklere ulaştığını, ancak uydu varlığının ABD, Çin ve Rusya’yla karşılaştırılamayacağını vurguladı.
İran’ın yörüngede yaklaşık bir düzine faal uydusu bulunuyor ve ülke 2024’te üç uydu fırlattı. Haberde, ABD Savunma Bakanlığı bünyesindeki Düzensiz Savaş Merkezi’nin Çin’e ait bir keşif uydusunun İran’ın hedef tespitine destek verdiği yönündeki değerlendirmesine de yer verildi. ABD, mayıs ayında İran’a uydu görüntüsü sağladıkları gerekçesiyle üç Çinli kuruluşa yaptırım uygulamıştı. Rusya ise 2022 ve 2024’te İran için gözlem uyduları fırlattı; 2025’te yeni fırlatmalar yapılacağına ilişkin haberler yayımlandı.
Uydu ve fırlatma programları
Tesnim, İran’ın uydu çalışmalarını iletişim, uzaktan algılama ve radar projeleri üzerinden ayrıntılandırdı. Haberde, Kaim-100 fırlatma aracıyla yörüngeye gönderilen Sureyya ve Çamran-1 uyduları öne çıkarıldı. İran’ın ilk yerli radar uydusu olarak tanıtılan bir uyduyla gece ve bulutlu havalarda görüntü alınması hedefleniyor.
Uzaktan algılama amaçlı Pars serisinde Pars-1 fırlatıldı, Pars-2 üç metrenin altında görüntü çözünürlüğüne ulaşacak biçimde tamamlandı, Pars-3’te ise bir metre çözünürlük hedeflendi. Geniş bant iletişim hizmeti sunması planlanan Nahid-3’ün geliştirme çalışmaları sürüyor. Yaklaşık bir metre çözünürlüklü Hayyam uydusu ise Rusya’yla işbirliği içinde geliştirildi ve Baykonur’dan fırlatıldı. Kevser ve Hüdhüd uyduları da özel şirketlerin yürüttüğü projeler arasında.
Şehit Süleymani uydu takımyıldızının 24 uydudan oluşması planlanıyor. 16 uydu operasyonel, 8 uydu yedek görev üstlenecek. Nesnelerin interneti için dar bant iletişim sağlaması öngörülen sistemin; enerji hatları, tarım, çevre takibi ve uzak bölgelerdeki iletişimde kullanılması hedefleniyor. Takımyıldızın ilk deneysel uydusu fırlatıldı ve sonraki aşamada grup halinde fırlatmalar planlanıyor.
Kaim-100, üç aşamalı ve katı yakıtlı bir fırlatma aracı. Bu araç 500 kilometre irtifadaki yörüngeye 80 kilogram, 750 kilometre irtifadaki yörüngeye ise 60 kilogram yük taşıyabiliyor. Dört aşamalı Kaim-105 23,5 metre uzunluğunda ve 18 ton ağırlığında, 500 kilometre irtifadaki yörüngeye 200 kilogram yük taşıması hedefleniyor. Kaim-110 geliştirme aşamasında; Kaim-120 ise 36 bin kilometre irtifadaki yer eşzamanlı yörüngeye erişmesi amaçlanan uzun vadeli bir proje. Simurg fırlatma aracının geliştirilmesi ve bir tondan ağır yükler taşımayı hedefleyen Kaktüs projesi de programın diğer parçaları arasında.
Yer altı tesisleri ve Çabahar üssü
İran askerî ve uzay altyapısını olası saldırılardan korumak için yer altına taşıma eğiliminde. Eski CIA analisti Jim Lamson, Şahrud çevresindeki kazıların füze üretimiyle bağlantılı olabileceğini ve Devrim Muhafızları’nın üretim tesislerini yer altına taşımaya çalışabileceğini söyledi. İrlanda ordusunun eski komutanı Mark Mellett’e göre yer altı tesisleri saldırılara karşı koruma sağlarken dış istihbarat servislerinin tesislerin kapasitesini ve faaliyetlerini belirlemesini de zorlaştırıyor.
İran Uzay Araştırmaları Enstitüsü Mart 2026’da saldırıya uğradı ve tesislerinde hasar meydana geldi. Teknik bilginin kamu kurumları ve üniversitelerin yanı sıra ülke geneline yayılmış özel şirketlerde de bulunması kurumun faaliyetlerini yeniden sürdürebilmesini sağladı. İran Uzay Ajansı Başkanı Hasan Salariye’nin açıklamalarına dayandırılan bölümde, birkaç binanın yıkılmasının uzay programını durdurmayacağı ifade edildi.
Çabahar Uzay Üssü, İran’ın fırlatma altyapısını genişletme planının temel unsurlarından biri. 2024’te yüzde 60 düzeyinde tamamlandığı belirtilen ilk aşama, Kaim ailesi gibi katı yakıtlı fırlatma araçlarına ayrıldı. İkinci aşamada Simurg gibi daha ağır araçlar için altyapı kurulması; üçüncü aşamada ise ticari fırlatmaların geliştirilmesi hedefleniyor. Üssün Hint Okyanusu kıyısındaki konumu, kutupsal ve güneş eşzamanlı yörüngelere fırlatmaları kolaylaştıracak.
Tesnim ayrıca, İran devlet televizyonunda yayımlanan ve ülkenin güneyindeki bir yer altı tesisinin girişinde füzelerin bulunduğunu gösterdiği belirtilen görüntülere yer verdi. Ağustos ayında yayımlanan başka görüntülerde ise Bender Abbas yakınlarındaki bir tünelden çıkan Hordad hava savunma füzeleri gösterildi. Bu görüntüler, İran’ın yer altı tesisleri üzerinden askerî varlığını koruma çabalarının örnekleri.
Uydu ağları ve fırlatma araçları İran’ın füze ve İHA sistemlerinin seyrüsefer ve hedefleme kabiliyetine katkı sağlayabilecek.
DIA değerlendirmesi de İran’ın uzay kabiliyetlerinin askerî kullanımına dikkat çekiyor; ancak ülkenin uzay programının büyük güçlerle aynı ölçekte olmadığı ve önemli teknik sınırlılıklarının sürdüğü notunu da içeriyor.
İlgili Haberler
Ara seçim yenilgisi Trump’ı İran’la yeni savaştan caydırır mı?
07 Kasım 2026 10:23
Celili: İran, ABD’den somut güvenceler alabilecek konuma geldi
06 Kasım 2026 23:11
Telegraph: Rusya, İran'a S-400 hava savunma sistemleri göndermeye hazı…
06 Kasım 2026 19:59
İran, Qeşm Adası üzerinde ABD'ye ait MQ-1 İHA'sını düşürdü
06 Kasım 2026 19:54
