Küçük ancak önemli bir problem
Böyle bir operasyona nasıl izin verilir ve karar aşamasında askeri olmayan hususların da göz önüne alındığını kim garanti edebilir?
Haaretz gazetesinin savunma editörü Ze’ev Schiff’in, “A tiny, but important, problem” başlıklı yazısını arkadaşımız Sümeyye YILDIZ çevirdi.
Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek Sharm al-Sheikh’te İsrail Başbakanı Ehud Olmert’le toplantısından döndüğünde, Mısır basını dört Filistinlinin öldürüldüğü Ramallah’taki askeri operasyonla birlikte, görüşmeyi başarısızlığa dönüştürdüğü için İsrail’e saldırdı. Bu operasyon Mübarek ile Olmert’in basın toplantısının gündemini oluşturdu.
Böyle bir operasyona nasıl izin verilir ve karar aşamasında askeri olmayan hususların da göz önüne alındığını kim garanti edebilir? Bu net ve küçük soru –çünkü Ramallah’ta 24 tane benzer, başarılı askeri operasyon zaten gerçekleştirildi– önem kazanmaya başladı. Zira İsrail Genelkurmay Başkanı Dan Halutz’un operasyondan haberi yoktu. Savunma Bakanı Amir Peretz’in veya bakan yardımcısı Ephraim Sneh’in de haberleri yoktu. Başbakan da açıkça şaşırdı.
Karar, GOC Merkez Komutanı Yair Naveh’in altındaki yetkililer tarafından verildi. İsrail Genelkurmayı Operasyon Yönetim Kurulu başkanının operasyon hakkında bir şey bilmediğini tahmin etmek zor olmaz.
Kararı üst düzey hükümet ve ordu çalışanları vermediğine göre, bir sonraki gün başbakanın Mısır devlet başkanıyla görüşeceğini kim hesaba kattı? Bu mesele, olayın operasyon cephesinden daha geniş.
Ramallah, Filistin’in yetkili kurumları, televizyon istasyonları ve oradaki yabancılar yüzünden hassas bir şehir. Karar mercileri operasyonu 24 saat ertelemeyi ve aranan insanı ertesi gün tutuklamayı düşünmeliydi.
Şaşırtıcı bir şekilde, ne başbakanın ne de savunma bakanının ordu sekreterleri Mısır ile İsrail arasında diplomatik bir olayın gerçekleşmek üzere olduğunu orduya bildirmemişler. Peki, Operasyon Müdürlüğü’ne ne demeli? İsrail devletinin ve güvenliğinin üst kademelerinin karar verme mekanizmasında bir çözülme var gibi görünüyor.
Askeri operasyonlarda tecrübeli bir yönetim sergileyen İsrail, bu konuda acemice davranıyor. Yıllardır İsrail sınırlarındaki Hava Kuvvetleri operasyonları ve görevlerine yetki vermek için haftalık bir toplantı yapılır. Bu toplantılar, İbranice baş harflerle “MOG” diye bilinir; savunma bakanı tarafından yönetilir. Askerler, Genelkurmay Başkanı, Genel Kurmaydaki Milli İstihbarat Müdürü, genelde hava Kuvvetleri Komutanı ve Operasyon Yönetim Kurulu Başkanı tarafından temsil edilir. Ramallah operasyonu gösterdi ki karar verme ekibi kendine gelmeli ve de bölgedeki özel operasyonları yönetmek üzere fazladan toplantı yapılmalı.
Diğer küçük ama önemli mesele ise Olmert ile Filistin Başkanı Mahmud Abbas arasında varılan mutabakatla alakalı. Olmert, Filistinliler üzerindeki sınırlamaların yaygın bir şekilde rahatlatılacağı konusunda söz verdi. Bu durum da tartışma ve söz tutmanın birbirinden farklı iki şey olduğunun kanıtı. Ayak diretmeler liderlerin kararlarını yıkıyor. Kimse başbakanın kararlarının günlük olarak yerine getirildiğini doğrulamıyor.
Sıradan güvenlik kontrollerine rağmen, Kudüs'ü çevreleyen güvenlik notlarındaki sınırlamalar hala sıkı. Kuzey Samiriye’deki sınırlamalar rahatlatılmadı. İsrail ordusu –Shin Bet ortaklığı bir güvenlik servisi komisyonu kuruldu; ancak Samiriye’deki toprak bariyerlerin birçoğu duruyor. Gazze Şeridi’nin Batı Şeria’dan ayrılması sürdürülmeli, ancak diğer sınırlamalar rahatlatılmalıdır. Filistinlilerin şikâyetleri titizlikle incelendi. Maschom Watch’taki kadınların şikâyetleri bazen abartılı görünüyor; bununla birlikte onların olay yeri şahitliği göz ardı edilmemeli.
Yakındaki Hamas El-Fetih çatışmasında, çocuklar bile bile öldürüldü. Geçen ay, El-Fetih Genel İstihbarat çalışanı Baha Baluşa’nın üç küçük çocuğu babalarının arabasında okula giderken öldürüldü. Geçen hafta, Hamas Jabalya’da El-Fetih’in üst düzey Güvenlik Servisi çalışanı Muhammed Garib’in evine saldırdı. Garib, kendisini ve genç kızlarını bağışlaması için saldırganlara yalvardı; ancak onu ve dört korumasını öldürdüler, kızlarını da ağır yaraladılar.
Birkaç ay önce, Beyt Hanun’da İsrail ordusu yanlışlıkla başlattığı top ateşinde Filistinli siviller öldüğünde dünya sallanmıştı. BM’de öfkeler yükseldi, İsrail’deki sol organizasyonlar bir uluslararası soruşturma kurulunun kurulmasını ve GOC Güney Komutanının kovulmasını talep ettiler. Filistinliler Filistinli çocukları öldürdüğünde –ki kazara değil– hiçbir eleştiri duyulmadı.
Belki de profesyonel eleştirmenler bu tür olayları çok küçük olarak görüyordur.
