Bağımsızlık savaşından II. Kadirov Dönemine Çeçenistan
Soğuk savaş sürecinde NATO’nun bir “ön karakolu” olarak görülen Kafkaslar, Türkiye açısından da Kuzeydoğu savunma hattı olarak algılanıyordu
Bağımsızlık savaşından II. Kadirov Dönemine Çeçenistan
Rusya Federasyonu’na bağlı Çeçenistan Özerk Cumhuriyeti Yönetiminin yeni Devlet Başkanı Ramazan Kadirov. Karidov’u bu göreve atayan kişi de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin! Çeçenistan'daki özerk yönetimin dört yıldır başbakanı olan Kadirov, iki aydır da cumhurbaşkanlığını vekâleten yürütüyordu ve nihayetinde 5 Nisan’da cumhurbaşkanlığına getirildi.
Putin, Kadirov’a onu neden başkanlığa önerdiğiyle ilgili şunları söylüyordu: “Sizi devlet başkanı olarak önerdim çünkü geçen yıllarda Çeçenistan’ın yeniden inşa sürecinde başbakan ve başbakan yardımcısı olarak çok katkı sağladınız. Çeçenistan her bakımdan önemli ilerlemeler kaydetti.” Kadirov ise "Ben de Rusya Federasyonu içinde barışçıl bir Çeçenistan istiyorum" dedi.
Kadirov, Bakanlığı döneminde müttefiklerine göre Çeçenistan'da asayiş ve düzeni sağladı. Muhalifleri ise onu cinayet işlemek, sivilleri kaçırmak ve nihayetinde bağımsızlık davasına ihanetle suçluyor. Nitekim Mart ayı başlarında Avrupa Konseyi İnsan Hakları Temsilcisi Thomas Hammarberg, Çeçenistan gezi sonrası insan hakları ihlallerini dile getirerek Kadirov’u eleştirdi.
Bölge denklemleri ve Çeçenistan
Rusya Federasyonu açısından Çeçenistan stratejik öneme sahip. her şeyden önce Çeçenistan’ın önemli yeraltı zenginlikleri var. İkincisi Çeçenistan, Hazar Havzası'ndan ve Orta Asya'dan çıkan petrol ve doğalgaz’ın taşınmasında koridor bölge. Bunun yanı sıra Çeçenistan diğer Kafkas halkları için bir emsal teşkil ediyor. Çeçenistan’ın merkezden ayrılmasının diğer Kafkas halklarını etkileyerek Rusya’dan çözülme konusunda domino rolü oynamasından korkuluyor. Bu nedenle Stalin döneminden itibaren Kafkasların dizaynı hep bu fırsat ve tehdit algıları üzerinden şekillendirildi.
Soğuk savaş sürecinde NATO’nun bir “ön karakolu” olarak görülen Kafkaslar, Türkiye açısından da Kuzeydoğu savunma hattı olarak algılanıyordu. Türkiye ve birçok Batı müttefiki Arap ülkesi bu nedenlerle Çeçenistan’ı çeşitli şekillerde destekledi.
Soğuk savaş sonrası ABD'nin Kafkaslardaki en önemli stratejik müttefiki haline gelen, 'kadife' devrimle Mihail Saakaşvili’nin başına geçtiği Gürcistan da yakın döneme kadar Pankisi vadisi üzerinden Çeçen direnişine lojistik destek sağlıyordu. Buna karşın Rusya da Gürcistan’a karşı Abhazya ve Güney Osetya’yı destekliyordu. Bu bölge, tıpkı Afganistan gibi, iki süper güç arasında sürekli bir çatışma bölgesi haline geldi.
Bağımsızlık hareketleri ve “Kadirovski”ler
Sovyetlerin, Afganistan ve Çeçenistan cephelerinde başarısızlığa uğradıktan sonra bu bölgelerden çekilmesiyle birlikte “mücahit”ler arasında bir iktidar mücadelesi başladı. Asayiş ve düzenin bozulmasını kendi hareketinin meşruiyeti için gerekçe gösteren Taliban, Pakistan-Suudi Arabistan-ABD desteğiyle Afganistan’daki yönetimi ele geçirdi.
Çeçenistan da benzer bir süreç yaşandı. Bağımsızlık sonrası “mücahit”ler birbirlerine düşerken “mücahit” komutanlardan Ahmed Kadirov küstürüldü; bu da onu Rus yanlısı politikalar izlemeye yöneltti. Rusya’da Putin’in başa gelmesi, Afganistan’dan Çeçenistan’a gelen Hattab’ın Dağıstan’ı bağımsızlaştırma ülküsüyle kendisine bağlı birliklerle bu bölgeye girmesi birbirini tamamlayan gelişmeler oldu. Şamil Basayev’in Hattab’la birlikte hareket etmesi üzerine Putin, Çeçenistan’a güçlü bir taarruzda bulundu ve Çeçen güçlerine ağır kayıplar verdirdi. Putin güçlü bir müttefiki haline gelen Ahmed Kadirov’u Çeçenistan’ın başına geçirdi. Artık Çeçenistan’da asayişinin sağlanması Kadirov’dan sorulacaktı.
Kadirov, Rusların desteğiyle Çeçenistan’da binlerce silahlı milise sahip güçlü bir yapı kurdu. 2003'te düzenlenen bir seçimin ardından Rusya yanlısı yönetimin cumhurbaşkanı olan Ahmed Kadirov, yedi ay sonra bir suikast sonucu öldürülecekti. Baba Kadirov sonrası “Kadirovski”ler olarak anılan bu yapının başına geçen Ramazan Kadirov (1976 doğumlu), "30 yaş" şartı engeline takıldığı için cumhurbaşkanı olamadı. Yerine Rusya destekli bir başka isim, Ali Alkanov geçici olarak geçti. Ancak Kadirov'un geçtiğimiz Ekim ayında 30 yaşına basmasının ardından bu sorun da ortadan kalktı. Alkanov istifa ederek Moskova'da Adalet Bakan Yardımcısı olarak yeni görevinin başına geçti; Putin’in yeni adayı Kadirov artık Çeçenistan Devlet Başkanı oldu.
II. Kadirov Dönemi ve Türkiye
Türkiye, 2009-2010 için BM Güvenlik Konseyi’ne aday olan bir ülke ve bu adaylık için Rusya’nın desteğine ihtiyacı var. Hükümete yakınlığıyla bilinen Dr. İbrahim Kalın’ın ifadelerinde yer aldığı üzere Rusya, Türkiye’nin desteğiyle 2005 yılında İKO’ya gözlemci olarak alındı. Türkiye, ABD’ye karşı Rusya’yla düzeyli ilişkilerin sürdürülmesinden yana.
Bu veriler ışığında Türkiye’deki hükümetin Çeçenistan’daki Rus yanlısı yönetime ses çıkarmayacağı düşünülüyor. Ayrıca Türkiye’deki muhafazakar kesimlerde de “Çeçenistan direnişi” daha geri plana çekileceği tahmininde bulunmak mümkün. Başbakan’ın Dış politika başdanışmanı Ahmet Davutoğlu’nun 28 Aralık 2006 tarihinde CNNTÜRK’te dile getirdiği “Kafkasları da bir çatışma alanı olmaktan çıkarmamız gerekecek” sözleri de bu öngörüyü doğrular nitelikte.
Çeçenistan için bağımsızlık mücadelesi verenlerin de Kadirov saflarına geçtiği bu günlerde Türkiye de bu sürece uyum sağlayacaktır. Geçmişte Çeçen direnişine üstü kapalı destek veren Ankara, Moskova ile kurmakta olduğu ilişkilerin gerektirdiği gibi Kadirov’un yanında olmasa da karşısında da yer almayacak. Çeçenistan’da az sayıda kalan milis güçler de yalnızca Gürcistan’ın sağlayacağı muhtemel lojistikle ayakta kalmakta zorlanacak. Bu da Çeçenistan’da direnişle özdeşleşen bir dönemin sona erebileceği anlamına geliyor.
Kaynak: Renkli
