ABD dış politikasını İsrail’in çıkarına şekillendiren Washington Yakın Doğu Politikası Enstitüsü’nün, ABD savaşlarını körükleyen ve “kara para” ilişkileri olan, şeffaflıktan uzak bir düşünce kuruluşu olduğu ortaya çıktı.

YDH- MintPress News tarafından yayınlanan yeni bir makalede, deneyimli bir siyasi analist, gazeteci ve belgesel yapımcısı olan Robert Inlakesh, AIPAC ile yakın işbirliği içindeki etkili bir düşünce kuruluşu olan Washington Yakın Doğu Politikası Enstitüsü’nün (Washington Institute for Near East Policy/WINEP) gizli kalmış yönlerine ışık tutuyor.
Inlakesh, WINEP'in bir “kara para” kuruluşu olarak ifşa edildiğini ve bağış kaynaklarına ilişkin şeffaflık eksikliği konusunda ciddi endişelere yol açtığını ortaya koydu.
Bu ifşaatın, WINEP'in faaliyetlerine “gölge” düşürmekle kalmadığı, aynı zamanda “kapalı kapılar ardında ABD dış politikasını İsrail’in çıkarına şekillendiren, şeffaf olmayan, iyi finanse edilen düşünce kuruluşlarının daha geniş etkisini” de vurguladığı belirtildi.
Inlakesh'e göre WINEP, ABD'yi İsrail için “faydalı” savaşlara itmeye devam ederek “İsrail Lobisinin dinamiklerini” daha da karmaşık hale getiriyor.
WINEP uzun zamandır ABD dış politikasının şekillendirilmesinde, özellikle de Irak'ta rejim değişikliğinin savunulmasında rol oynamakta. Irak'ın 2003'teki işgali de dahil olmak üzere askeri müdahalenin desteklenmesinde büyük rol oynamış ve 1998'de Saddam Hüseyin'in devrilmesi çağrısında bulunmuştu.
ABD merkezli düşünce kuruluşu Quincy Sorumlu Devlet Yönetimi Enstitüsü’nün “Düşünce Kuruluşu Fon Takipçisi” kısa bir süre önce WINEP'in diğer 16 düşünce kuruluşu ile birlikte “kara para” fonlarına bağımlılığı nedeniyle sıfır şeffaflık derecesi aldığını ortaya çıkardı.
Her ne kadar bağışçılarının yalnızca ABD vatandaşları olduğunu iddia etse de WINEP'in, bağışçılarını açıklamaması şeffaflığı konusunda endişelere yol açtığı belirtildi.
Araştırmacılar Stephen Walt ve John Mearsheimer 2006 yılında, WINEP'in AIPAC'in bir uzantısı olduğunu ifşa ederek, düşünce kuruluşunun bağımsız araştırma kisvesi altında İsrail gündemine hizmet ettiğini söylediler.
“Martin Indyk'in WINEP'in kurulmasına yardım ettiği 1985 yılında Lobi kendi düşünce kuruluşunu kurdu” diyen araştırmacılar “Her ne kadar WINEP İsrail'le olan bağlarını küçümsese de İsrail'in gündemini ilerletmeye kendini adamış kişiler tarafından finanse edilmekte ve yönetilmektedir.” diye devam ettiler.
HuffPost'ta yazan eski AIPAC yetkilisi MJ Rosenberg de bu iddiayı doğrulayarak şöyle dedi: “Nereden mi biliyorum? AIPAC WINEP'i kurmaya karar verdiğinde ben de odadaydım.”
WINEP'in kurucularından Martin Indyk aynı zamanda İsrailli-Amerikalı milyarder Haim Saban tarafından finanse edilen Saban Orta Doğu Araştırmaları Merkezi'nin de yöneticisiydi.
Yazıya göre, WINEP'in etkisi, başta Biden yönetiminin Gazze savaşı sırasında İsrail’e verdiği destek olmak üzere, ABD'nin mevcut dış politika kararlarında açıkça görülmekte.
Bu desteğin 14 milyar dolarlık bir acil askeri yardım paketini de içerdiği belirtildi. Bunun, WINEP'in ABD'nin İsrail’e askeri yardımının tartışmasız kalmasını sağlama çabalarıyla örtüştüğüne dikkat çekildi. WINEP İcra Direktörü Robert Satloff, Biden'ın ateşkes konusundaki tutumunu “doğru ve cesur” olarak nitelendirerek övdü.
Yazara göre, düşünce kuruluşunun etkisi, son kongre oturumlarında da görüldüğü üzere, İran ve Suriye politikalarına kadar uzanmakta. Biden yönetiminin İran politikasına saldıran milletvekilleri WINEP'in görüşlerini, özellikle de yaptırımların hafifletilmesine olan muhalefetini yinelediler. Ayrıca WINEP, ABD'nin Suriye'deki askeri varlığının devam etmesi için bastırdı ve İran'a ait varlıkların hava saldırılarıyla hedef alınmasını savundu.
WINEP'in ABD hükümet yetkilileriyle kurduğu döner kapı ilişkisi de nüfuzunun altını çizmekte. Eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, 2023 Soref Sempozyumu'nda Satloff'un çalışmalarını överek WINEP'in ABD politikasını şekillendirmedeki gayrı resmi ama önemli rolünü bir kez daha teyit etti. Dan Shapiro gibi eski WINEP bursiyerleri, Arapların İsrail ile normalleşmesi de dahil olmak üzere düşünce kuruluşunun uzun süredir devam eden önceliklerini ilerleterek etkili hükümet pozisyonlarında yer almaya devam ettiler.
WINEP'in ötesinde, düşünce kuruluşlarının ABD dış politikası üzerindeki etkisine yönelik incelemeler giderek artmakta. 2023 yılında, politika kuruluşlarının yabancı hükümet fonlarını açıklamasını gerektiren Düşünce Kuruluşu Şeffaflık Yasası çıkarıldı.
WINEP doğrudan İsrail’den fon almasa da AIPAC ile yakın bağları olan varlıklı Amerikalı bağışçılar tarafından desteklenmekte. Bu da WINEP'in İran, Suriye ve İsrail-Filistin mücadelesine ilişkin ABD politikaları üzerindeki önemli etkisine rağmen yabancı lobicilik yasalarına tabi olmadan faaliyet göstermesini sağlamakta.
Rapora göre, WINEP şu anda Esed sonrası Suriye'de ABD nüfuzunu arttırmaya ve İran'da rejim değişikliği için bastırmaya odaklanıyor.
WINEP'in sert Suriye stratejisi ABD tarafından bölgeyi yeniden şekillendirme çabalarında benimsenmiş ve eski bir WINEP araştırmacısı önceki yönetimde üst düzey bir yetkili olarak atanmıştı.
Quincy Enstitüsü'nün raporunun, WINEP gibi düşünce kuruluşlarının gerçek etkisinin anlaşılmasında şeffaflığın önemini vurgulayarak, ABD dış politikasını nihai olarak kimin şekillendirdiği ve kimin çıkarlarına hizmet edildiğine dair kritik soruları gündeme getirdiği kaydedildi.