İsrail'in sadece siyasi ve toplumsal bölünmelerle değil, aynı zamanda derinleşen ekonomik ve sosyal krizlerle de mücadele ettiği bildiriliyor.

YDH- İsrail'in Kanal 7 televizyonu, Yahudi Halkı Politika Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen "İsrail Toplum Endeksi" anketinin sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.
Anket, eski Yüksek Mahkeme Başkanı Aharon Barak’ın, İsrail'in iç savaşa sürüklenme riskiyle karşı karşıya olduğu yönündeki açıklamalarına yerleşimcilerin verdiği tepkileri ortaya koydu.
Bulgulara göre, İsraillilerin %27’si Barak’ın tespitlerini doğru bulurken, %33’ü uyarılarının abartılı olduğunu ancak ülkenin gerçek bir tehdit altında olduğunu düşünüyor.
Katılımcıların %21’i Barak’ın değerlendirmelerini aşırı bulurken, %16’sı iç savaş ihtimalini tamamen reddediyor.
Ankette ayrıca Şin Bet şefinin görevden alınmasının meşruiyeti ve hükümetin bu sürece müdahale etme yetkisi de değerlendirildi. Katılımcıların %51’i, hükümetin bu karara müdahil olmaması gerektiği yönünde görüş bildirdi.
Yahudi Halkı Politika Enstitüsü Genel Direktörü Shuki Friedman, anket sonuçlarını değerlendirerek, "Yahudi halkının birlik ve dayanışma içinde olduğu Hamursuz Bayramı öncesinde bu sonuçlar, İsrail toplumunun daha fazla bölünme ve iç çatışma riskiyle karşı karşıya olduğuna dair endişeleri artırıyor" dedi.
Öte yandan, İsrail toplumunun karşı karşıya olduğu bir diğer önemli sorun ise gıda güvensizliği.
Leket Israel Derneği tarafından yayımlanan 2024 yıllık raporu, ülkede 1,5 milyon insanın gıda yetersizliği yaşadığını ortaya koydu.
Rapora göre, 2023 yılında yaklaşık 24,3 milyar şekel (yaklaşık 7 milyar dolar) değerinde 2,6 milyon ton gıda israf edildi.
Bu rakam, bir önceki yıla kıyasla %3’lük bir artış göstererek İsrail'deki gıda sektörünün içinde bulunduğu krizi gözler önüne serdi.
İsrail'de üretilen toplam gıdanın %38’inin israf edildiğini gösteren resmi veriler, yerli üretimin yaklaşık %1,3’ünün kayba uğradığını ortaya koyuyor.
İsrail medyasına göre, savaş ve kötüleşen ekonomik koşullar nedeniyle gıda güvensizliğinin artışı, sağlık sektörüne de ağır bir maliyet yükledi.
Sadece gıda kaynaklı sağlık harcamalarının 370 milyon şekel olduğu belirtilirken, genel ekonomik kaybın 1,6 milyar şekel (450 milyon dolar) seviyesinde olduğu tahmin ediliyor.