Fransa Sağlık Bakanlığı, Mart 2026’ya kadar Avrupa’da çıkabilecek yüksek yoğunluklu bir savaşa karşı hastanelerin alarma geçirilmesi ve binlerce yaralı askerin kabulü için hazırlık başlattı.

YDH- Fransız haftalık gazetesi Le Canard enchaîné’nin aktardığına göre, Fransa Sağlık Bakanlığı tarafından 18 Temmuz 2025 tarihli gizli bir yazıda, bölgesel sağlık ajanslarına, Avrupa’da Mart 2026’ya kadar gerçekleşmesi muhtemel “yüksek yoğunluklu bir savaş” senaryosuna karşı hastanelerin alarma geçirilmesi talimatı verildi.
Gazeteye göre, hazırlıklar, yaralı askerlerin kitlesel şekilde kabul edilmesini ve sağlık personelinin benzeri görülmemiş ölçüde seferber edilmesini kapsıyor.
26 Ağustos’ta yayımlanan “Sağlık Bakanlığı Hastaneleri Savaş İçin Seferber Ediyor” başlıklı makalede, bakanlığın üst düzey sağlık yetkililerine, önümüzdeki mart ayına kadar sağlık sisteminin “büyük bir seferberliğe” hazır hale getirilmesini istediği belirtildi.
Haftalık gazeteye göre, Sağlık Bakanı Catherine Vautrin, tren istasyonları ve havaalanlarının yakınında uzmanlaşmış savaş yaralanmaları merkezlerinin kurulmasını emretti. Bu merkezlerin günlük 100 yaralı kabul edebilecek kapasitede olması, yoğun dönemlerde ise üç gün boyunca günde 250’ye kadar yaralı alabilmesi öngörüldü.
Haberde ayrıca, coğrafi konumu nedeniyle Fransa’nın olası bir Avrupa çatışmasında uluslararası bir ittifak için arka üs olarak kullanılabileceği ifade edildi. Bu kapsamda “hükümetin Fransız hastanelerinin, ülke üzerinden geçecek binlerce yabancı askeri kabul etmeye hazır olmasını istediği” kaydedildi.
Le Canard enchaîné’ye göre, söz konusu yazıda “Bu genç adamlar, muharebeye elverişli olduklarından, tıbbi bakıma ihtiyaç duyacak, ancak esas olarak tarama ve aşılama gibi önleyici tedbirler gerekecek” denildi.
Vautrin ise Fransız haber kanalı BFMTV’ye yaptığı açıklamada bu yazının, “pandemilerle mücadele için oluşturulan stratejik stoklar gibi, ön hazırlığın bir parçası” olarak değerlendirildiğini belirtti.
Vautrin, “COVID-19 salgını sırasında görevde değildim, hatırlayın, ülkenin hazırlıksızlığını tanımlamak için kullanılan sert sözler yeterli olmadı.” ifadelerini kullandı. Ayrıca, “ülkenin krizleri ve gelişen olayların sonuçlarını öngörmesinin son derece doğal olduğunu, bunun da merkezi idarelerin sorumluluğunun bir parçası olduğunu” kaydetti.