Gazze’de saldırılar ve soğuk: Kriz derinleşiyor

img
Gazze’de saldırılar ve soğuk: Kriz derinleşiyor YDH

Ateşkese rağmen devam eden saldırılar ve olumsuz kış koşulları, Gazze’de can kaybını ve insani krizi ağırlaştırıyor.



YDH- Gazze Sağlık Bakanlığı, ilan edilen ateşkese rağmen İsrail saldırılarının sürdüğünü belirterek, cuma günü yaptığı açıklamada son 24 saat içinde “14 Filistinlinin hayatını kaybettiğini, 17 kişinin yaralandığını” bildirdi. Yaralıların Gazze Şeridi genelindeki hastanelere sevk edildiği aktarıldı.

Bakanlığın günlük istatistik raporuna göre, ateşkesin 11 Ekim 2025’te yürürlüğe girmesinden bu yana “439 Filistinli öldürüldü, 1.223 kişi yaralandı”; ayrıca “enkaz altından çıkarılan 688 cenaze” kayda geçti. 7 Ekim 2023’ten bu yana toplam bilanço ise “71.409 ölü ve 171.304 yaralı” olarak açıklandı.

Ateşkes ihlalleri ve insani durum

Sağlık yetkilileri, İsrail işgal güçlerinin ateşkes anlaşmasını ihlal ederek Gazze genelinde saldırılarını sürdürdüğünü, devam eden ablukanın ise nüfusun karşı karşıya olduğu insani felaketi derinleştirdiğini ifade etti.

Aynı zamanda Filistin genelini etkisi altına alan şiddetli kış koşullarının, Gazze’de zorla yerinden edilen Filistinlilerin koşullarını ciddi biçimde kötüleştirdiği bildirildi. Yerel kaynaklar, Gazze’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya’da “şiddetli rüzgârlar nedeniyle bir duvarın çökmesi sonucu bir çocuğun yaralandığını” aktardı.

Alçak bölgelerde kurulan çadırlara sel sularının dolduğu, bazı barınakların ise tamamen söküldüğü; çocukların da aralarında bulunduğu ailelerin “dondurucu soğukta açıkta kaldığı” belirtildi. Binlerce yerinden edilmiş kişinin sokaklarda, oyun alanlarında, meydanlarda ve okullarda mahsur kaldığı, şiddetli yağmur ve soğuğa karşı sınırlı korumaya sahip olduğu kaydedildi.

Yakıt sıkıntısının krizi daha da ağırlaştırdığı; ailelerin geceleri barınaklarını ısıtamadığı bildirildi. Birçok kişinin, evlerin yaygın yıkımı ve İsrail işgalinin prefabrik konutlar, inşaat malzemeleri ve yeniden imar için gerekli malzemelerin girişine getirdiği kısıtlamalar nedeniyle “hasarlı ve güvensiz binalara sığınmak zorunda kaldığı” aktarıldı.

Hava saldırıları sürüyor

El-Meyadin muhabirinin aktardığına göre, cuma günü İsrail saldırıları Gazze’nin birçok bölgesinde yoğunlaştı. Güneyde Refah’ta konut binaları yıkılırken, şafak saatlerinde çeşitli bölgelere hava saldırıları düzenlendi.

Merkez Gazze’deki el-Bureyc Mülteci Kampı’nda “7. blok” İsrail hava saldırısının hedefi oldu. Han Yunus’taki el-Mevasi, Gazze kenti, Orta Vilayet ve kuzeyde Cibaliya’ya yönelik ek saldırıların da bildirildiği aktarıldı.

Günün ilerleyen saatlerinde İsrail uçaklarının el-Bureyc’e “iki hava saldırısı daha” düzenleyerek ek evleri yıktığı belirtildi. El-Meyadin muhabiri, Gazze genelindeki bombardımanın “kesintisiz sürdüğünü; Filistinlilerin öldürüldüğünü ve yaralandığını” ifade etti.

Sağlık krizi ve doğumlar

Gazze Sağlık Bakanlığı, günün erken saatlerinde yaptığı açıklamada, erken doğumlar ve doğumsal anomalilerde “belirgin bir artış” kaydedildiğini; bu artışın yaygın yetersiz beslenme ve tıbbi malzeme eksiklikleriyle bağlantılı olduğunu bildirdi.

Han Yunus’taki Nasır Tıp Kompleksi’nde çocuk ve kadın doğum bölümünün başkanı Dr. Ahmed el-Ferra, hastanelerde özellikle gebeliğin “30 ile 36. haftaları arasında” erken doğumlar ve doğumsal rahatsızlıklarda aylık artış gözlemlendiğini söyledi.

El-Ferra, birçok yenidoğanın “2.000 gramın altında, kritik derecede düşük doğum ağırlığıyla” dünyaya geldiğini; bunun özellikle gebeliğin ilk üç ayında annelerin yetersiz beslenmesine bağlı olduğunu ve fetüsün normal gelişimini, özellikle sinir sistemi gelişimini engellediğini belirtti.

Çevresel etkenlerin de sonuçları kötüleştirdiğine dikkat çeken el-Ferra, “kirli içme suyu” ile “yakacak odunların yakılmasından kaynaklanan dumana uzun süre maruz kalmanın” hamile kadınlarda doğum kusurlarına katkıda bulunduğunu ifade etti.

Doktorların artık “doğumda mevcut tümörler, kalp ve sindirim sistemi malformasyonları, beyin gelişiminin tamamlanmaması, anüsün olmaması ya da bağırsakların kopuk olması” gibi nadir ve ağır doğumsal durumlarla karşılaştığını aktaran el-Ferra, bazı bebeklerin doğumdan birkaç gün sonra hayatını kaybettiğini, bazılarının ise acil ameliyat veya uzun süreli damar içi beslenmeye ihtiyaç duyduğunu söyledi. Bunun, zaten “aşırı yük altındaki” Gazze sağlık sistemini daha da zorladığı kaydedildi.

El-Ferra, devam eden soykırım sırasında yenidoğan ölüm oranlarının keskin biçimde arttığını; “canlı doğumda binde dokuzdan, son iki yılda yaklaşık binde 35’e” yükseldiğini belirterek, bunun Gazze Şeridi’nde derinleşen insani ve tıbbi krizi ortaya koyduğunu vurguladı.