Quincy Enstitüsü Başkan Yardımcısı Trita Parsi, ABD'nin İran'a yönelik askeri baskı politikasının sonuç üretmediğini, aksine Körfez ülkelerini İran'ın misillemelerine daha açık hale getirerek bölgesel savaşı tetikleme riskini büyüttüğünü söyledi.
YDH ― Tesnim Haber Ajansı'na göre, Batılı analistler, ABD'nin İran'a yeni bir statüko dayatma girişimlerinin sonuç vermemesi ve bölgedeki dengelerin hızla değişmesi sonrasında ortak bir değerlendirmede buluşuyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik politikaları ve art arda gelen hamleleri, Körfez'deki güvenlik krizini daha da derinleştiriyor.
Bu bağlamda, Quincy Enstitüsü Başkan Yardımcısı Trita Parsi, CNN'e verdiği mülakatta bölgesel savaş tehdidinin gölgesinde Fars Körfezi'ne hâkim olan gerginliğe dikkat çekti.
Parsi, beş aydır süregelen İran krizinde Suudi Arabistan'ın, ABD'nin elinde işe yarar bir askeri strateji bulunduğuna artık inanmadığını ifade etti.
Sözlerine şöyle devam etti:
"Trump'ın İran'ı hedef alan aralıksız saldırıları, sahada veya krizin seyrinde hiçbir somut değişiklik yaratmıyor. Üstelik bu durum, halihazırda Tahran'ın misilleme tehdidiyle yüz yüze olan Körfez ülkelerine daha ağır bedeller ödetmekten başka bir işe yaramayacak."
Suudi rejiminin bu temkinli tutumunun temelinde yatan nedenler ve başlıca kaygıları sorulduğunda ise Parsi şu yanıtı verdi:
"Suudiler, ABD'nin hiçbir askeri planına güvenmiyor. Ayrıca tansiyonun bu denli tırmandırılmasına, İran'ın aynı sertlikte bir karşılık vereceğinin de gayet farkındalar."
Parsi ayrıca, bölgedeki çatışmaların faturasını en ağır ödeyen tarafın Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri olduğunun altını çizdi:
"Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri bölgedeki çatışmaların en büyük kurbanlarıdır ve özellikle de Amerika Birleşik Devletleri'nin başarılı bir askeri stratejiye sahip olma yeteneğine duydukları güvensizlik göz önüne alındığında, kısacası bu, söz konusu ülkeler için hiçbir kazanç olmaksızın kesin bir kayıptır."
ABD'nin başarılı bir askeri strateji üretebileceğine dair besledikleri derin güvensizlik göz önüne alındığında, bu tablonun Körfez ülkeleri için tam bir hayal kırıklığı ve mutlak bir hüsran anlamına geldiğini vurguladı.
Tüm bu gelişmelerin ışığında CNN sunucusu Linda Kincaid, ABD Donanması Beşinci Filo Eski Komutanı Amiral Kevin Donegan'a, Suudi Arabistan'ın artan gerilimlerin taşıdığı riskler konusunda Trump'ı neden itidalli olmaya çağırdığı sorusunu yöneltti.
Amiral Donegan bu soruyu, "Tüm Körfez ülkelerini aynı kefeye koymayı doğru bulmuyorum zira her birinin meseleye yaklaşımı farklı," şeklinde yanıtladı ve ekledi:
"Ancak kesin olarak doğrulayabileceğim net bir gerçek var: ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının tüm bedelini bu ülkeler sırtlanıyor ve İran da misillemelerini doğrudan onlara yöneltiyor."
Sözlerini şöyle sürdürdü:
"İranlılar bugüne dek olağanüstü bir direnç gösterdi. Özellikle de zayıf korunan hassas bölgeleri vurabilecek kapasitedeki özel füzelerini ateşleyerek rüştlerini ispatladılar. Dolayısıyla Körfez ülkelerinin, kendi enerji altyapılarının güvenliği konusunda derin bir endişe taşıdığını düşünüyorum. Zaten kapalı kapılar ardında son derece yoğun bir diplomasi trafiği yürütülüyor. Yalnızca Pakistan ve Umman gibi ülkeler üzerinden değil, doğrudan Körfez ülkeleri ile İran arasında da bir iletişim ağı söz konusu."
Eski donanma komutanı sözlerini şu tespitle tamamladı:
"Yani daha önce de belirttiğim gibi, olayların tam olarak nereye evrileceğini kestiremiyoruz. Ancak başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez ülkelerinin, askeri tırmanış seçeneğine sıcak bakmadığı son derece açık. Kendileri için farklı bir çıkış yolu buldular ve muhtemelen önümüzdeki süreçte bu yeni yola yöneldiklerine tanık olacağız."
Öte yandan, Amerikan haber sitesi Axios'a göre, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, cumartesi günü ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, Washington'ın İran'a karşı yeni ve büyük çaplı bir saldırı hazırlığında olduğuna dair derin endişelerini dile getirdi.
Görüşmeye yakın bir kaynak, Suudilerin son derece tedirgin olduğunu ve bu kaygılarını Trump'a açıkça aktardıklarını belirtti.
Aynı kaynağa göre Veliaht Prens Bin Selman, ABD liderinden bölgedeki tansiyonu düşürmesini ve İran'a yönelik olası askeri müdahalelerden vazgeçmesini kesin bir dille talep etti.