Ekim 2023’ten bu yana işgal altındaki topraklarda yerleşimciler tarafından Filistinlilere yönelik saldırılarda ciddi bir artış gözlemlendi.
YDH- Haaretz gazetesi, 7 Ekim 2023'ten bu yana "Yahudi milliyetçi şiddet" olarak tanımladığı olayların temposunda “keskin ve sürekli bir yükseliş” gözlemlendiğini bildirdi.
İstatistikler ve eğilimler
Gazeteye göre, İsrail ordusunun verileri, Ekim 2023'te Gazze Şeridi'ndeki soykırım savaşının başlamasından bu yana yerleşimciler tarafından Filistinlilere karşı gerçekleştirilen 1720 şiddet olayını kaydetti.
Filistin resmi kaynaklarına göre ise savaşın başlangıcından bu yana bu saldırılar işgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs'te 1106 Filistinlinin hayatını kaybetmesine, yaklaşık 11.000 kişinin yaralanmasına ve 21.000'den fazla kişinin de gözaltına alınmasına yol açtı.
Gazetenin aktardığına göre, 2025 yılında yerleşimciler tarafından işlenen 845 terör suçu kayıtlara geçti. Bu suçlar, iki Filistinlinin hayatını kaybetmesine ve yaklaşık 200 kişinin de yaralanmasına neden oldu.
Bu rakamlar, 6 kişinin hayatını kaybettiği ve 149 kişinin yaralandığı 675 olayın kaydedildiği 2024 yılına kıyasla yaklaşık “dörtte bir oranında bir artışa” işaret ediyor.
Habere göre, suçlarda kademeli bir artış eğilimi görüldü: 2024'ün ilk yarısında 317 olay, ikinci yarısında 358 olay kaydedilirken, bu sayı 2025'in ilk yarısında 440 olaya sıçradı.
2025'in ikinci yarısında ise 405 olay kaydedildi. Sadece Haziran ayında 100 suç kaydedilirken, bu sayı bir önceki yılın aynı ayına göre yaklaşık %50'lik bir artışa karşılık geliyor.
Coğrafi dağılım ve bağlantılı faktörler
2025 yılındaki saldırıların %33 ile en fazla görüldüğü bölge Nablus oldu. Onu yaklaşık %19'er ile Ramallah ve el-Halil takip etti.
İsrail ordusu, şiddetteki artış ile büyüyen "çoban yerleşimi" arasında bağlantı kurdu. Savaşın başlangıcından bu yana yaklaşık 90 yeni çoban yerleşimi noktasının kurulduğu belirtildi.
Ordu içindeki yetkililer, bu genişlemenin sahada yaşanan durumların patlak vermesine doğrudan katkıda bulunduğunu teyit ederek, saldırıların devam etmesinin Batı Şeria'da daha geniş bir güvenlik tırmanışı tehdidi oluşturduğu uyarısında bulundu.
Bu eğilimin İsrail ordusunda “endişeye” yol açtığını söyleyen gazete, bunun nedeninin ise polis ve iç güvenlik teşkilatının yerleşimcilerin engellenmesi konusundaki "ihmali" olarak tanımlandığını aktardı.
Askeri kaynaklara dayandırdığı bilgide, saldırıların devam etmesinin, Batı Şeria'da başka görevler pahasına önemli askeri takviyeleri gerektirebileceği belirtildi.
Saldırıların niteliği ve bağlam
Kaynaklar, bu suçların artık "bireysel olaylar olmadığını, siyasi destek ve aşırı sağcı gruplar tarafından işlendiğini" teyit etti.
Gazete, saldırıların "darp etme, kontrol noktaları kurma, mülklere zarar verme, araçları ateşe verme ve tarım arazileri ile Filistinlilere ait kutsal mekânları hedef alma" gibi eylemleri içerdiğini açıkladı.
Batı Şeria'da, yaklaşık 250 bini işgal altındaki Doğu Kudüs'te olmak üzere, yaklaşık 750.000 İsrail vatandaşı yerleşimci yaşıyor. Bu yerleşimcilerin, Filistinliler üzerindeki baskıyı artırmayı ve onları zorla yerinden etmeyi amaçlayan günlük saldırılarında bir artış gözlemleniyor.
Gözlemciler, Gazze savaşı sonrasında yerleşimci saldırılarındaki artışın, İsrail içindeki “siyasi ve güvenlik değişimlerini” yansıttığını ve aşırı yerleşimci hareketlere “daha geniş” bir hareket alanı sağladığını değerlendiriyor. Bu yaklaşımın devam etmesinin durumun daha geniş bir patlamaya yol açabileceği konusunda uyarılar yapılıyor.