AB'de tek seslilik arayışı: Weber'den 'Avrupa Başkanı' önerisi
Avrupa Halk Partisi lideri Manfred Weber, Avrupa Birliği'nin uluslararası arenada daha etkin bir rol üstlenebilmesi için yürütme ve strateji organlarının tek bir "Avrupa Başkanı" çatısı altında birleştirilmesini önerdi.
YDH - Avrupa Halk Partisi (EVP) Genel Başkanı Manfred Weber, Avrupa Birliği (AB) içindeki yönetim karmaşasını sonlandıracak radikal bir öneriyi gündeme taşıdı.
Politico'ya açıklamalarda bulunan Weber, Avrupa Komisyonu Başkanlığı ile Avrupa Konseyi Başkanlığı makamlarının birleştirilerek tek bir "Avrupa Başkanı" pozisyonu oluşturulmasını teklif etti.
Weber'e göre bu reform, kurucu anlaşmalarda herhangi bir değişikliğe gidilmesine gerek kalmadan, sadece her iki makama aynı ismin atanmasıyla hayata geçirilebilir.
Deneyimli siyasetçi, bu modelin 2029 yılındaki Avrupa Parlamentosu seçimlerinin ardından uygulanabileceğine işaret etti.
Jeopolitik belirsizlikler ve yönetimdeki çift başlılık
Mevcut yapıda AB'nin yetki alanları keskin çizgilerle ayrılmış durumda. İç politika ve yürütme Avrupa Komisyonu'nun elindeyken; dış politika ve stratejik rota, doğrudan üye devletlere karşı sorumlu olan Avrupa Konseyi Başkanı ve Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi tarafından belirleniyor.
Weber, bu parçalı yapının günümüzün jeopolitik istikrarsızlıklarıyla, özellikle de ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Avrupa'ya yönelik politikalarıyla uyumlu olmadığını savundu.
Kendi adaylığı konusundaki soruları yanıtsız bırakan Weber, bu tür planların başarısının parti içi dinamiklere ve Avrupa kamuoyunun onayına bağlı olduğunu ifade etmekle yetindi.
Karar alma mekanizmalarında reform ve savunma stratejisi
Weber, kurumsal birleşmenin yanı sıra dış politika ve güvenlik konularında "oy birliği" ilkesinden "nitelikli çoğunluk" oylamasına geçilmesi çağrısını da yineledi.
Yıllardır tartışılan bu öneri, Macaristan Başbakanı Viktor Orban ve Slovakya Başbakanı Robert Fico gibi liderlerin vetosuyla karşılaşıyor.
Weber, bu reformun engellenmesi durumunda, istekli devlet gruplarının "özel egemenlik anlaşmaları" yoluyla kendi yollarını çizebileceklerini belirtti.
AB'nin stratejik özerklik arayışı sadece siyasi yapıyla da sınırlı değil. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, 28 Ocak'ta yaptığı açıklamada, ABD'nin güvenlik garantilerine olan güvenin sarsıldığını vurgulayarak, acilen bağımsız bir Avrupa askeri gücü ve hatta bir "AB ordusu" seçeneğinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmişti.
İlgili Haberler
NATO, Rusya'ya karşı kara harekatı planını hazırladı
17 Ağustos 2026
Taliban'dan ABD'ye diplomatik temsilcilik ve yatırım çağrısı
16 Ağustos 2026
FT: Azerbaycan ve Orta Asya ülkeleri kaynaklarıyla nüfuz kazanıyor
16 Ağustos 2026
Ukrayna, ABD'nin talebi üzerine tanker saldırılarını durdurdu
12 Ağustos 2026

