Ukrayna, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'ın talebinin ardından Novorossiysk Limanı'nı kullanan petrol tankerlerine yönelik insansız hava aracı saldırılarını durdurdu.
YDH - Ukrayna, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in talebi üzerine, Rusya'nın Novorossiysk limanını kullanan petrol tankerlerine yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırılarını durdurdu.
Financial Times gazetesinin konuya vakıf kaynaklara dayandırdığı habere göre, ABD yönetimi, Ukrayna'nın tankerlere yönelik saldırılarının Amerikan şirketlerine zarar vermesinden büyük endişe duydu.
ABD'li enerji devleri Chevron ve ExxonMobil, Kazakistan petrolünün en önemli ihraç güzergahı olan Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu (CPC) bünyesinde hisse sahibi konumunda.
Bu boru hattı, Kazakistan petrolünün Novorossiysk limanına ulaştırılmasını sağlarken, iki şirket aynı zamanda boru hattını besleyen batı Kazakistan'daki petrol sahalarında da pay sahibi.
Chevron, ülkenin en büyük sahası olan Tengiz'de yüzde 50, Exxon ise yüzde 25 hisseyi elinde bulunduruyor.
Elde edilen bilgilere göre, JD Vance ile Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy arasındaki telefon görüşmesi 31 Temmuz'da gerçekleşti.
Görüşmede taraflar, Kiev'in CPC altyapısına ve Rusya'ya ait olmayan gemilere saldırmaması konusunda mutabık kaldı. Bu anlaşma, söz konusu gemilerin Ukrayna'nın yaptırım listesinde yer almaması, Rus petrolü veya diğer Rus yüklerini taşımaması şartıyla sağlandı.
Gazete, bu görüşmenin ardından Kiev'in Novorossiysk yakınlarındaki gemilere yönelik herhangi bir saldırı gerçekleştirmediğini yazdı.
Financial Times'a konuşan üst düzey bir Ukraynalı yetkili, "Amerikalı ortaklarımızı çok dikkatli bir şekilde dinliyoruz" diyerek, Ukrayna'nın ABD'nin talebi üzerine gerekli "mekanizmaları" oluşturduğunu teyit etti.
Bir ABD'li yetkili de Washington'ın Ukrayna'yı Karadeniz'deki Rus olmayan gemilere ve CPC altyapısına yönelik saldırıları durdurması konusunda uyardığını doğruladı.
Yetkili, "Trump yönetimi, CPC'yi Kazakistan menşeli enerji kaynaklarının Avrupa pazarlarına ulaştırılmasında hayati bir kanal ve Rus enerji arzına bir alternatif olarak görüyor" dedi ve Kiev'in bu saldırılardan kaçınma taahhüdünü yinelediğini ekledi.
Kararın arkasında Patriot beklentisi var
Ukrayna'nın tutumuna vakıf bir kaynak, Kiev'in ABD'nin bu talebini, kış öncesinde Patriot hava savunma füzelerinin üretimi için lisans alma ve birkaç yüz adet füze satın alma beklentisiyle kabul ettiğini açıkladı.
Zelenskiy'nin, 31 Temmuz'daki görüşmede Vance'e Patriot ve hava savunma sistemlerinin kendileri için "en önemli öncelik" olduğunu ilettiği belirtildi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna'nın Karadeniz'deki tankerlere yönelik saldırılarını daha önce "terör nitelikli eylemler" olarak tanımlamıştı.
Bakanlık Sözcüsü Mariya Zaharova, temmuz ayında yaptığı açıklamada, "Kiev'in ortak olarak nitelendirdiği ülkelerin sert açıklamalarına rağmen, Karadeniz'deki sivil enerji altyapısına yönelik saldırıların sürmesi ciddi endişe yaratmaktadır. Bu durumdan, ekonomik çıkarları giderek daha fazla zarar gören Kazakistan ve ABD etkilenmektedir" ifadelerini kullanmıştı.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da CPC altyapısına yönelik saldırıların yalnızca Rusya'ya değil, aynı zamanda ABD ve Kazakistan'a yapılmış bir saldırı olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunarak, bu eylemleri "enerji terörizmi" olarak nitelendirmişti.
Bloomberg de daha önce ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde, Ukrayna'nın Kazakistan petrolünün ihracatı açısından kritik önem taşıyan Karadeniz'deki petrol tankerlerine ve altyapı tesislerine saldırmama konusunda uzlaştığını bildirmişti.
Ajansın aktardığına göre Kiev, gemi sahiplerinin bilgi paylaşımında bulunarak Karadeniz'den güvenle geçebilmelerini sağlamak amacıyla irtibat noktaları oluşturdu.
Temmuz ayında, Kazakistan petrolünü de taşıyan birkaç tanker, CPC'nin Karadeniz'deki deniz terminalinde İHA saldırılarına maruz kalmıştı.
Saldırılar nedeniyle 19 Temmuz'da terminalde yükleme işlemleri geçici olarak durdurulmuş, Kazakistan Enerji Bakanlığı ise CPC'nin faaliyetlerinin kesintiye uğraması sebebiyle petrol üretiminde düşüş yaşandığını açıklamıştı.
Kazakistan Dışişleri Bakanlığı, bu saldırıları ülkenin çıkarlarına yönelik bir tecavüz olarak nitelendirmişti.