Prof. Dr. Hasan Ünal ve araştırmacı yazar Alptekin Dursunoğlu, Umman’daki İran-ABD müzakerelerini merkeze alarak ABD’nin askeri yığınakla sonuç alamayan caydırıcılık stratejisini ve nükleer diplomasi süreçlerindeki tarihsel aldatmacaları ele aldı.
YDH- Prof. Dr. Hasan Ünal ile araştırmacı yazar Alptekin Dursunoğlu, Umman’da yürütülen dolaylı müzakereler bağlamında ABD’nin bölgedeki askeri varlığının caydırıcılık üretmekteki yetersizliğini ve İran’ın egemenlik haklarını hedef alan diplomatik dayatmaları ele aldılar.
ABD’nin bölgeye yaptığı devasa yığınağa rağmen İran’ı geri adım atmaya zorlayamadığını vurgulayan Ünal ve Dursunoğlu, mevcut müzakere trafiğinin bir çözüm arayışından ziyade Washington-Tel Aviv hattında gelişebilecek "oldu-bitti" senaryolarını perdeleyen bir tansiyon düşürme hamlesi olduğunu tartıştılar.
İran iç siyasetindeki dinamikleri ve geçmiş nükleer anlaşma tecrübelerini analiz eden uzmanlar, diplomatik süreçlerdeki terminolojik tuzaklara dikkat çekerek Batılı güçlerin uluslararası hukuku anti-emperyalist direnç odaklarını zayıflatmak için bir araç olarak kullandığının altını çizdiler.
Ayrıca İsrail’in ABD’yi doğrudan bir çatışmaya çekme potansiyeli ve bölgedeki askeri mobilizasyonun niyet-kapasite dengesini inceleyerek, müzakere masasının arka planında yatan asimetrik savaş doktrinleri ile stratejik güç mücadelelerini bütüncül bir jeopolitik perspektifle değerlendirdiler.