Hizbullah, İran İslam Devrimi’nin 47. zafer yıldönümü vesilesiyle yayımladığı mesajda; İran’ın askeri, siyasi ve medeniyet birikimiyle küresel hegemonya karşısında sarsılmaz bir denge unsuru olduğunu vurguladı.
YDH- Hizbullah, İran İslam Devrimi'nin 47. zafer yıldönümü münasebetiyle başta İslam Devrimi Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamenei olmak üzere, İranlı yetkilileri ve İran halkını kutlayan resmi bir tebrik mesajı yayımladı.
Açıklamada, devrimin bugünkü kazanımlarının bölgesel ve küresel dengeler üzerindeki belirleyici rolüne dikkat çekildi.
Hizbullah tarafından yapılan açıklamada, son dönemde İran'a yönelik artan saldırgan söylemlerin tesadüf olmadığı vurgulandı.
Parti, gerek ABD yönetiminin gerekse "haydut ve dengesiz" olarak nitelendirilen Siyonist oluşumun savaş çığlıklarını; İran İslam Cumhuriyeti'nin artan kapasitesine, yayılan siyasi kurtuluş modeline ve küresel hegemonyayı sarsan etkisine karşı duyulan derin bir endişenin tezahürü olarak yorumladı.
11 Şubat 1979’da gerçekleşen zaferden bugüne, İslam Devrimi’ni tasfiye etmeyi amaçlayan tüm uluslararası komploların boşa çıktığı ifade edildi.
Metinde, Batı ve Siyonist blok arasındaki koordineli kuşatma çabalarına rağmen İran’ın sergilediği sağlam duruşun, düşmanca politikaların mutlak başarısızlığının bir kanıtı olduğu belirtildi.
Hizbullah, bu süreçte İslam Devrimi’nin; halkların kendi kaderini tayin etme hakkını gasp etmeye çalışan acımasız siyasi modelleri tüm dünya nezdinde ifşa ettiğini kaydetti.
Açıklamada, İran’ın tek başına saldırgan kampa karşı gerçek bir denge unsuru olduğu altı çizilerek şu ifadelere yer verildi:
"İran’ın barışçıl nükleer enerji ve zenginleştirme haklarından, egemenliğini savunan füze kapasitesine kadar her alandaki başarısı, bölgedeki direniş güçlerine büyük bir güven aşılamaktadır."
Hizbullah, meşru bir hakka dayanmayan gücün "zulüm ve çöküş" getireceğini, ancak güçle desteklenen meşru hakların güvenlik ve adalet arayan halklar için en somut model olduğunu belirtti.
Mesajın son bölümünde, İran İslam Cumhuriyeti’nin Filistin davasına olan sarsılmaz bağlılığı ve Siyonist işgalin Gazze, Lübnan ve Suriye’deki saldırganlığına karşı koyan cesur tutumu takdirle karşılandı.
Hizbullah, İran'ın kaynaklarını yağmalamak isteyen emperyalist güçlere ve "kibirli şantaj" mekanizmalarına karşı sergilediği duruşun, ülkelerin tam egemenliğini koruma mücadelesinde bir ilham kaynağı olduğunu vurgulayarak; Lübnan halkının topraklarını özgürleştirme ve güvenliklerini sağlama hakkına verilen desteğin önemini yineledi.