Gazze’de aileler ‘sessiz tehlike’yle karşı karşıya

img
Gazze’de aileler ‘sessiz tehlike’yle karşı karşıya YDH

Gazze Şeridi’nde binlerce aile, bombardımanlarda hasar gören ve her an çökme riski taşıyan evlerde yaşamaya zorlanırken, kış koşulları ve barınma alternatiflerinin yokluğu “sessiz bir tehlike”yi derinleştiriyor.




YDH- The New Arab’ın bildirdiğine göre, Gazze’de yaşayan 48 yaşındaki Hamis et-Türk, yedi kişilik ailesini barındırmak için “çökmenin eşiğindeki” evine sığınmak zorunda kaldı. Evin doğu duvarının belirgin biçimde eğildiği, çatlamış tavanın ise ilkel ahşap kirişlerle ayakta tutulmaya çalışıldığı aktarıldı.

Et-Türk, her rüzgâr estiğinde ve yağmur başladığında evin içinde “çatlama ve yarılma sesleri” duyulduğunu belirterek, “Geceleri duvarlar hareket ediyormuş gibi sesler duyuyoruz. Bazen evin bir sonraki anda çökeceğini sanarak uyanıyoruz.” dedi.

Haberde, dar odanın bir köşesinde et-Türk’ün küçük çocuğunun, top mermilerinin açtığı siyah izlerle dolu çatlak bir duvarın yanında uyuduğu kaydedildi. Et-Türk, evin her köşesinin aynı derecede tehlikeli olduğunu, bu nedenle çocuğunun yatağını daha güvenli bir yere taşıma imkânı bulunmadığını ifade etti.

“Bütün gece onu izliyorum. Duvarın uykusunda üzerine düşmesinden korkuyorum. Biz uyumuyoruz, sadece bekliyoruz.” diye konuştu.

“Bu bir tercih değil, zorunluluk”

The New Arab’a konuşan et-Türk, kısmen yıkılmış eve dönmenin bir tercih olmadığını, koşulların dayattığı bir zorunluluk olduğunu söyledi.

Savaşın başında Gazze kentinden yerinden edildikten sonra aylarca çadırlarda yaşadıklarını anlatan et-Türk, “Soğuk çocukları kemirdi, yağmur her yeri bastı, hastalık peşimizi bırakmadı. Dayanamadık. Bir çadır seni hiçbir şeyden korumuyor; ne soğuktan ne de korkudan.” dedi.

Geçen yıl ekim ayı sonunda evine döndüğünde birçok yakınının yapının yaşanamaz olduğunu söylediğini aktaran et-Türk, “Bunu biliyorum ama nereye gidebiliriz? Barınaklar aşırı kalabalık, çadırlar ise yavaş mezarlara dönüştü. Her gün yaşadığımız başka bir tehlike yerine, gözümüzle gördüğümüz bir tehlikeyi seçtik.” ifadelerini kullandı.

Et-Türk, enkazdan topladığı tahta parçaları ve eski demir tellerle duvarları güçlendirmeye çalıştığını belirterek, “Bu bir onarım değil. Sadece ölümü ertelemek” dedi. “Tavan çökmeden bir gün daha geçmesini umut ederek yaşıyoruz.” diye ekledi.

Barınaklar hedef alındı, risk evlerin içine taşındı

The New Arab’ın aktardığına göre, Gazze Şeridi’nde barınakların da savaş sırasında bombalanması ve tahrip edilmesi nedeniyle binlerce Filistinli, kısmen hasar görmüş ve yapısal olarak güvensiz evlerde yaşamaya zorlanıyor.

Filistinli kaynaklara dayandırılan haberde, en az 87 barınağın doğrudan hedef alındığı ya da hizmet dışı kaldığı belirtildi. Bu durumun yüz binlerce yerinden edilmiş kişiyi, “her an çökecek durumda” olan yapılar da dahil olmak üzere, bulabildikleri her türlü sığınağa yönelttiği kaydedildi. Olası bina çökmelerine müdahale edebilecek kaynak ve kapasitenin ise neredeyse tamamen bulunmadığı vurgulandı.

Mühendislik ve kamu güvenliği uzmanlarının, Gazze kentinin tüm mahallelerine yayılan eğilmiş ve çatlamış binaların ciddi tehlike oluşturduğu uyarısında bulunduğu aktarıldı. Uzmanlar, “hafif titreşimlerin, güçlü rüzgârların ya da sıradan doğal etkenlerin bile ani çöküşlere yol açabileceğini” belirtti.

Haberde, bu risklerin yoğun nüfuslu bölgelerde daha da arttığı, hasarlı binaların yanından geçen araçlar, yerinden edilmiş kişiler, seyyar satıcılar ve pazar alanları nedeniyle yüzlerce kişinin hayatının sürekli tehlike altında olduğu ifade edildi.

“Bu bombardıman değil, yavaş bir ölüm”

Gazze kentinde yaşayan Enver Abdil Hadi’nin ailesine ait evin de benzer bir tehlike altında olduğu aktarıldı. 13 Ocak’ta Gazze’yi vuran şiddetli bir kış fırtınası sırasında evin tavanının kısmen çöktüğü bildirildi.

Abdil Hadi, The New Arab’a, “Tavanın hasarlı olduğunu biliyorduk ama bu kadar çabuk çökeceğini beklemiyorduk. Birden patlama gibi bir ses duyduk ve çocukların uyuduğu odaya beton parçaları düştü.” dedi.

Kısmi çökme sonucu üç çocuğunun farklı derecelerde yaralandığını belirten Abdil Hadi, yaşananları “kimi önce kurtaracağını bilemediğin tam bir donakalma hali” olarak tanımladı. “Bu bombardıman değil; her yağmurlu gecede bizi bekleyen yavaş bir ölüm” ifadelerini kullandı.

Olayın ardından aile evi terk etmek zorunda kaldı. Ancak Abdil Hadi, barınakların “katlanılmaz derecede kalabalık” olduğunu söyledi. “Bir sınıfta iki ya da daha fazla aile kalıyor. Ne mahremiyet var ne güvenlik, çocukların uyuyacağı alan bile yok. Bazıları koridorlarda ve tuvaletlerde yatıyor.” dedi.

Yaralı çocuklarını soğuk ve kalabalık bir ortama götürmenin de ayrı bir risk olduğunu belirten Abdil Hadi, “Tehlike orada da var, sadece başka bir biçimde” diye konuştu. “Hazır ev yok, yeterli çadır yok, kiralanacak daire yok. Ya yıkılmış ya da dolu. Çökmek üzere olan duvarlarla, hiç var olmayan seçenekler arasında sıkışıp kaldık.” ifadelerini kullandı.

Onarım imkânsız, seçenek yok

The New Arab’a göre, onarım imkânları da neredeyse tamamen ortadan kalkmış durumda. Abdil Hadi, “Tamir edecek param yok, olsa bile inşaat malzemesi yok, alet yok, yardım edecek bir kurum yok. Bir tahta parçası ya da beton destek bile hayal oldu.” dedi.

Ailenin şu anda hasarlı bölümden uzak tek bir odada uyuduğu, çocukların riskleri azaltmak için en az çatlamış duvarın yakınında birbirine sokulduğu aktarıldı.

Abdil Hadi, “Lüks istemiyoruz, sadece başımıza düşmeyecek bir çatı istiyoruz. Ölüm burada sadece gökten gelmiyor; bazen evin kendisinden geliyor.” ifadelerini kullandı.

“Sessiz ve önlenebilir bir felaket”

Uluslararası Göç Örgütü’nün, Gazze’deki evlerin yüzde 90’ından fazlasının yıllar süren savaşlar sonucu yıkıldığını ya da hasar gördüğünü bildirdiği aktarıldı. Kuruluşun açıklamasında, “Gidecek güvenli bir yer olmadığı için aileler, yıkılmış ve yaşanamaz evlerin enkazına sığınmak zorunda kalıyor.” denildi.

Gazze Sivil Savunma Sözcüsü Mahmud Basel ise The New Arab’a yaptığı açıklamada, aralık ayı başından bu yana kış koşulları nedeniyle Gazze genelinde 50’den fazla ev ve binanın çöktüğünü, bunun sonucunda 24 Filistinlinin hayatını kaybettiğini söyledi.

Basel, yüzlerce çok katlı binanın hâlâ “her an çökme riski altında” sınıfında yer aldığını belirtti.

Basel, “Binlerce Filistinli artık yaşanamaz ve en temel yapısal güvenlik standartlarından yoksun evlerde yaşıyor. Kadınlar ve çocuklar dahil olmak üzere aileler, çatlamış tavanların ve eğilmiş duvarların altında uyuyor.” dedi.

Barınma alternatiflerinin yokluğu ve çadır eksikliğinin insanları çökmek üzere olan evlere dönmeye zorladığını belirten Basel, “Bunlar gönüllü tercihler değil, savaş ve yıkımın dayattığı zoraki kararlar” ifadelerini kullandı.

Basel ayrıca, ağır iş makineleri, yakıt ve teknik ekipman eksikliği nedeniyle sivil savunma ekiplerinin müdahale kapasitesinin son derece sınırlı olduğunu, bunun da her yeni kış fırtınasında riskleri daha da artırdığını vurguladı.

Uluslararası topluma çağrıda bulunan Basel, “Binalar artık güvenli sığınaklar değil. Yeni kurbanları saymadan önce acil müdahale gerekiyor.” dedi.



Makaleler

Güncel