Yemen, "Batılı deniz doktrini"ni alt üst etti

img
Yemen, "Batılı deniz doktrini"ni alt üst etti YDH

Yemen Silahlı Kuvvetleri’nin Kızıl Deniz’deki operasyonları, Batılı donanmaların uzun süredir güvenli kabul ettiği deniz hakimiyetini sarsarken, Paris Deniz Konferansı’nda tartışılan sonuçlar, Batı’nın deniz doktrininde köklü bir değişimin sinyallerini verdi.




YDH- Yemen direniş hareketi Ensarullah’ın resmi web sitesindeki makaleye göre, denizin “artık, Batılı güçlerin onlarca yıldır varsaydığı gibi, güvenli bir üstünlük alanı veya yalnızca teknolojik üstünlüğe dayalı bir alan olmadığı” belirtildi.

Makalede, Kızıl Deniz’deki çatışmaların artmasıyla birlikte beklenmedik saha denklemlerinin ortaya çıktığı ve bunun, geleneksel deniz gücünün sınırlamalarını ortaya koyarak deniz ortamlarında kontrol kavramını yeniden tanımladığı aktarıldı.

Makaleye göre, bu bağlamda dördüncü Paris Deniz Konferansı, Batılı askeri düşüncede “derin bir değişimi” yansıttı. Konferanstaki tartışmaların, “öncekilerden farklı olarak, etki alanını genişletmeye veya güç projeksiyonu yapmaya değil, Yemen Silahlı Kuvvetleri’nin verdiği operasyonel şokları ve Batılı deniz doktrinindeki uzun süredir geçerli varsayımların çöküşünü absorbe etmeye odaklandığı” kaydedildi.

Kızıl Deniz’in yeni stratejik rolü

Makalede, “Kızıl Deniz’in artık stratejik bir deniz yolu olmaktan çıkarak, güç dengesi, irade ve taktiklerin test edildiği bir laboratuvar haline geldiği” belirtildi.

Ayrıca, “Konferans, tartışmasız üstünlük döneminin sona erdiğinin açık bir kabulüdür” ifadesine yer verildi.

Berlin Duvarı’nın yıkılışından bu yana Batılı donanmaların, özellikle ABD Donanması’nın, denizde tam hareket özgürlüğüne sahip olduğu ve ciddi bir karşı koyma ile karşılaşmadığı aktarılırken, bu durumun Batılı güçlerin küresel çapta etkilerini yaymalarını, yapılarını, organizasyonlarını ve lojistiklerini bu hedefe ulaşmak için şekillendirmelerini sağladığı kaydedildi.

Yemen Silahlı Kuvvetleri’nin gelişmiş silahlar ve sarsılmaz kararlılık ile ortaya çıkmasının yeni bir meydan okuma oluşturduğu vurgulandı. “Okyanus artık bir sığınak değil” denilen makalede, Yemen Donanması’nın Gazze’ye destek sağlarken elde ettiği başarıların, kuvvetlerin konuşlandırılması, personel büyüklüğü ve arka üslerin organizasyonu ile savunması üzerinde operasyonel ve lojistik etkiler yarattığı belirtildi.

Paris Konferansı ve Batılı liderlerin tepkisi

Makalede, Şubat başında ABD, İngiltere, Hollanda, İtalya ve Fransa’dan denizcilik liderlerini bir araya getiren dördüncü Paris Konferansı’nda, “Batılı üstünlüğü güçlendirme yolları tartışılmak yerine, Yemen Donanması’nın oluşturduğu risklerin” ana gündemi oluşturduğu bildirildi.

Ayrıca, Batılı liderlerin Kızıl Deniz’deki operasyonların deniz savaş konseptlerini değiştirdiği ve Batılı güçleri askeri doktrinlerini yeniden değerlendirmeye zorladığı aktarıldı.

ABD Deniz Kuvvetleri Operasyonları Şefi Amiral Darrell Cuddle’in açıklamalarına yer verilen makalede, “Altın Filo” projesinin yalnızca yeni gemiler inşa etmekle sınırlı olmadığı, dünya genelinde hızla değişen “deniz tehditleri” ışığında ABD Donanması’nın geleceğini yeniden tasarlamak anlamına geldiği belirtildi.

Cuddle, yeni savunma stratejisinin “ana vatan koruması” ve Batı Yarımküre’yi önceliklendirdiğini, yeni gemi inşa programlarının ABD deniz gücünü “büyüyen küresel tehditlere” karşı müttefiklerle iş birliği içinde adapte etmeyi hedeflediğini bildirdi.

Amiral Cuddle, Kızıl Deniz operasyonlarını “en karmaşık deniz görevlerinden birini ele almak için hayati bir fırsat” olarak değerlendirdi.

Ayrıca, Kızıl Deniz’de ABD saldırı grupları ve muhriplere yapılan füze ve drone saldırılarının İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana “eşi görülmemiş olduğu” aktarıldı. Bu çatışmaların sonucunda geliştirilen operasyonel sistemin artık ABD’deki savaş geliştirme merkezlerinin bir parçası haline geldiğini ve elde edilen “önemli dersleri” yansıttığı belirtildi.

Fransa Deniz Kuvvetleri Şefi Amiral Nicolas Faugour, “Batılı donanma güçleri, eğitim yöntemlerinin ve savaş yetenek test tekniklerinin yeniden değerlendirilmesini gerektiren bir aşamadan geçiyor” dedi. Faugour, Kızıl Deniz’de gözlemlenenlerin “çok geniş bir tehdit yelpazesini” ortaya koyduğunu ifade etti.

Yeni eğitim ve savaş hazırlıkları

Fransız Deniz Kuvvetleri personel eğitimi sorumlusu Kaptan Jerome Henry, Fransız donanmasının personeli giderek daha stresli durumlara sokmak için yeni simülasyon egzersizleri yürüttüğünü bildirdi.

Henry, daha önce Alsace fırkateynine komuta ettiğini ve Kızıl Deniz’de tekrar tekrar saldırılara maruz kaldığını aktararak, “Sahadaki deneyimimi, personeli güçlendirmek ve yoğun çatışmaya hazırlamak için kullanıyorum.” dedi.

Henry, Defense News’e yaptığı açıklamada, aşırı stresin bireylerin soğukkanlılıklarını kaybetmelerine ve perspektif daralmasına yol açabileceğini belirtti. Eğitim değişiklikleri arasında, simülatörlere girmeden önce kalp atış hızını artıracak koşu ve şınav, gürültü, duman ve drone sürüleri dahil etme ile silahları kasten arızalandırarak duyusal yüklemeyi artırma yer aldığı bildirildi.

Henry, bu yöntemler için Fransız deniz komandoları eğitiminden ilham aldığını ve ABD ile İsrail kuvvetlerinin deneyimlerinden faydalanmayı hedeflediğini belirtti. Amaçlarının “yerinde doğru yanıtları sağlamak için gerilimi en yüksek seviyeye çıkarmak” olduğunu kaydetti. Kızıl Deniz deneyiminin baskı altında kontrol kaybetmenin tehlikesini gösterdiği aktarıldı.

Hollanda Kraliyet Donanması Komutanı Amiral Harold Liebreijs, Kızıl Deniz’den çıkarılan en önemli dersin “sürekli hazırlık” gerekliliği olduğunu bildirdi. “Limanı terk ettikten sonra hazırlık zamanı sona erdi; her şey baştan gerçekçi olmalı” dedi.

İngiliz Kraliyet Donanması Bilgi Savaşları Yardımcı Şefi Kaptan Brian McIvor, Batılı donanmaların yüksek yoğunluklu çatışma deneyiminden “yoksun olduğunu” kabul etti. McIvor, gemi sayılarının azaltılması ve bakım sorunlarının eğitim seviyelerini etkilediğini ve “savaş ruhunu” korumak için savaş eğitiminin artırılması gerektiğini belirtti.

Kaptan Brian McIvor, bu duruma örnek olarak Falkland Savaşları ile İkinci Dünya Savaşı arasındaki uzun süreyi gösterdi ve bunun Batılı güçleri “daha az hazırlıklı” bıraktığını belirtti.

McIvor, Kızıl Deniz’in, küçük silahlar ve çok katmanlı savunmalar, elektronik karıştırma, hafif füzeler ve lazer güdümlü füzeler gibi unsurlara odaklanarak, düşük seviyeli tehditlerin “yeniden keşfi” anlamına geldiğini ifade etti.

McIvor, yıllık düzenlenen “Wildfire” drone tatbikatının, ateş doygunluğu riski ve kalabalık bir ortamda hata yapma olasılığı üzerine odaklandığını ifade etti.

Fransız Donanması’nın, eğitimler sırasında radyo sinyallerini azaltarak düşman sinyallerine dayalı durum farkındalığı geliştirmeyi ve GPS’e bağımlılığı azaltmayı amaçladığı kaydedildi. Henry, 1980’lere dönüş egzersizlerini anlatarak, uydu iletişimini terk edip yalnızca HF ve UHF radyo kullandıklarını bildirdi.

Fransız fırkateyn komutanı Kaptan Florian El-Ahdab, siber savaşın “en kötü anda” donanma güçlerini felç edebileceğini belirtti. Böyle durumlar için iletişim kesintilerini simüle eden tatbikatlar yapılması gerektiğini vurguladı ve günümüz denizcilerinin modern araçlar olmadan çalışmakta zorlanabileceğini kaydetti.

Batılı güçlerin Kızıl Deniz’deki gerçekleri kabullenmesi

Makalede, Kızıl Deniz’deki savaşın ölçeği ve sonuçları göz önüne alındığında, Batılı güçlerin itiraflarının şaşırtıcı olmadığı vurgulandı. “ABD’nin liderliğindeki akılsız güçler, Yemen ordusunun dayattığı karmaşık saha gerçekliği karşısında hazırlıksız yakalandı” denildi.

Ayrıca, Batılı güçlerin teknolojik üstünlük ve psikolojik savaş temelli hesaplamalarının bu sahada başarısız olduğu belirtildi. Yemen Silahlı Kuvvetleri’nin teknolojiye dayanarak değil, “iradeye dayalı” savaşta üstünlük sağladığı, Batı ve ABD’nin tüm seviyelerde askeri doktrinlerini yeniden gözden geçirmeye zorlandığı aktarıldı.

İngiliz Kraliyet Donanması Kaptan Brian McIvor’un uydu iletişimine tamamen güvenmenin yetersiz olduğunu itiraf ettiği ve bu durumun Batılı güçleri Yemen’in yeteneklerine açık hale getirdiği bildirildi.

Sürpriz unsuru ve taktik başarılar

Makaleye göre, Yemen Silahlı Kuvvetleri, tarihte ilk kez deniz savaşlarına drone ve balistik füzeleri dahil ederek sürpriz unsurunu ustaca kullandı. Makalede, “Yemen’in yöntemleri ve taktikleri, Batılı hesaplamaları bozdu ve teknolojik üstünlüğe dayalı hızlı zafer beklentilerini alt üst etti” denildi.

Batılı güçlerin Kızıl Deniz’den herhangi bir kazanım elde etmeden çekildiği, Yemen Silahlı Kuvvetleri’nin başarılarının Batılı askeri zihniyette yenilgi algısını güçlendirdiği belirtildi. Yemen’in her operasyonla önceki operasyonlara kıyasla kayda değer ilerleme kaydettiği, ABD Donanması tarafından da kabul edildi.

Ayrıca, Kızıl Deniz savaşının coğrafyanın jeopolitik ve askeri stratejilerdeki önemini yeniden teyit ettiği, teknolojik kontrolün hegemonyayı dayatmak için yeterli olmadığını ve coğrafyanın güç dengesi açısından belirleyici bir faktör olmaya devam ettiğini vurgulandı.

Yemen’in teknik ve teknolojik başarılarına ek olarak, ABD’nin uçak gemileri ve büyük deniz kuvvetleri kendi itiraflarına göre, “güç kaynağından zayıflık kaynağına” dönüştü. Yemen taktikleri ve düşük maliyetli savaş yöntemleri, Batılı teknolojiyi şaşırtarak yeni bir gerçeklik dayattı ve kara üzerinden deniz ablukası bile uygulanabildi.

Kızıl Deniz çatışmasının Batılı doktrinlere etkisi

Makalede, Paris Deniz Konferansı sonuçlarının doğrudan ve dolaylı olarak, Kızıl Deniz çatışmasının Batılı askeri düşüncede “köklü bir değişimi” temsil ettiği belirtildi.

“Teknolojik üstünlüğün tek başına çatışmaları çözmek için yetersiz olduğu, irade, coğrafya ve düşük maliyetli araçların akıllıca ve cesurca kullanımıyla en karmaşık deniz sistemlerinin bile altüst edilebileceği” aktarıldı.

Yemen operasyonlarının, Batılı liderler arasında “denizlerin kontrolünün artık üstün silah meselesi değil, dayanıklılık, sürekli hazırlık ve sürpriz unsuruna dayalı karmaşık bir denklem olduğuna” dair inancı pekiştirdiği ifade edildi.

Kızıl Deniz çatışmasının, deniz gücünün sınırlarını yeniden çizdiği ve Batılıların deniz doktrinlerini ve prestijini yeniden değerlendirmeye zorladığı bildirildi.



Makaleler

Güncel