Aşırı sağcı yerleşimci örgütlerinden Uri Tzafon'a bağlı bir grup, Lübnan’ın Yarun bölgesinde sınır çitini aşarak ağaç dikti ve yeni yerleşim birimleri talebinde bulundu.
YDH- Lübnan sınır hattında faaliyet gösteren Uri Tzafon yerleşimci örgütüne bağlı onlarca yerleşimci, Perşembe günü işgal altındaki Filistin ile Lübnan arasındaki sınır çitinde bir araya gelerek provokatif bir eylem gerçekleştirdi.
İsrail medyasında yer bulan gelişmede, gruptan iki kişinin sınır çitini aşarak Lübnan topraklarına geçtiği ve Yarun bölgesinde sembolik olarak ağaç diktiği bildirildi.
İsrail merkezli Kanal 7’nin aktardığı bilgilere göre, "Kök salıyoruz - güvenlik ekiyoruz" yazılı pankartlar açan yerleşimciler, bu adımı Güney Lübnan’da Yahudi varlığını tesis etmeyi amaçlayan geniş kapsamlı bir projenin parçası olarak tanımlıyor.
Söz konusu grup, eylemlerini "tarihsel bir düzeltme" ve Celile bölgesindeki sakinlerin güvenliğini sağlamak için "stratejik bir zorunluluk" şeklinde nitelendirerek, Lübnan topraklarında yeniden yerleşim birimleri kurulması talebinde bulundu.
İsrail işgal ordusu ise yaptığı açıklamada, gözlem birimlerinin Yarun bölgesinde yaklaşık 20 kişilik bir grubun toplandığını tespit ettiğini ve bu süreçte iki şüphelinin sınırı geçtiğini teyit etti.
Sınırda yaşanan bu ihlal, bölgedeki uluslararası gözlem mekanizmalarının uyarılarını tekrar gündeme getirdi.
Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü (UNIFIL), bu ayın başlarında İsrail ordusunun Mavi Hat yakınlarına "zehirsiz kimyasal madde" olarak tanımlanan şüpheli unsurlar bıraktığına dair hava faaliyetleri yürüttüğünü rapor etmişti.
UNIFIL, bu tür girişimlerin kabul edilemez olduğunu, BM Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararını açıkça ihlal ettiğini ve hem sivil halkın hem de barış gücü personelinin sağlığını tehlikeye attığını duyurmuştu.
╰┈➤ İsrailli yerleşimcilerin gözü Suriye ve Lübnan topraklarında
İsrail’in Lübnan’ın güney bölgelerine odaklanan bu saldırgan eylemleri ve yerleşimci provokasyonları, 27 Kasım 2024’te yürürlüğe giren ateşkes deklarasyonu ile 2006 tarihli 1701 sayılı BM kararının sistematik bir şekilde aşındırılması anlamına geliyor.
Bölgedeki yerel kaynaklar, bu tür sınır ihlallerinin, işgal ordusunun askeri faaliyetleri için bir öncü hamle niteliği taşıdığına dikkat çekiyor.

