ABD hava savunma doktrininin çöküşü: THAAD stratejik iflasın eşiğinde

img
ABD hava savunma doktrininin çöküşü: THAAD stratejik iflasın eşiğinde YDH

Haziran 2025’teki 12 Gün Savaşı'nda mühimmat stokları tükenme noktasına gelen THAAD sistemi, İran’ın asimetrik füze doktrini karşısında stratejik bir zafiyete dönüştü.




YDH- ABD merkezli stratejik analiz platformlarından sızan veriler, Washington’ın füze savunma mimarisinin kalbi sayılan THAAD (Bölge Yüksek İrtifa Hava Savunması) sisteminin, İran ile olası bir çatışmada sürdürülebilir olmadığını ve "envanterin dibine vurulduğunu" ortaya koyuyor.

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) Aralık 2025 tarihli raporuna dayanan veriler; sömürgeci güçlerin bölgedeki ileri karakolu olan İsrail'i korumak adına harcadığı mühimmatın, küresel ölçekte bir savunma zafiyeti yarattığını belgeliyor.

ABD'nin elindeki THAAD envanteri, Haziran 2025’te yaşanan "12 Gün Savaşı" öncesinde teknik olarak yaklaşık 434 önleyici füzeden oluşmaktaydı.

Ancak bu süreçte işgal rejimini korumak üzere bölgeye kaydırılan iki THAAD bataryası, yalnızca 12 gün içerisinde en az 150 füze tüketti.

Mevcut operasyonel tablo, emperyalist askeri kapasitenin kağıt üzerindeki verilerle saha gerçekliği arasındaki derin uçurumu gösteriyor:

Savaş öncesi stok: ~434 füze (Suudi Arabistan ve BAE'ye yapılan teslimatlar düşüldükten sonra).

Savaş sonrası mevcut: ~284 füze.

Operasyonel ihtiyaç: Mevcut 7,5 THAAD bataryasının tam kapasiteyle (batarya başına 48 füze) doldurulması için gereken mühimmat miktarı, elde kalan toplam stokun çok üzerinde.

İran’ın asimetrik ve çok katmanlı füze doktrini karşısında Batı Asya’ya yeniden konuşlandırılan iki THAAD bataryası, halihazırda dünyadaki toplam envanterin %60’ından fazlasını rezerve etmiş durumda.

Bu durum, Pasifik’ten Avrupa’ya kadar diğer stratejik noktalardaki bataryaların %35 gibi kritik bir doluluk oranıyla "işlevsiz" kalması anlamına geliyor.

╰┈➤ Amerikan medyası: F-35, pahalı ve verimsiz bir yatırım

Uzmanlar, tarihsel süreçte pek çok başarısız testin ardından siyasi zorlamalarla operasyonel hale getirilen THAAD sisteminin, bugün askeri bir çözümden ziyade lojistik bir yük hükmünde olduğunun altını çiziyor.

Daha da vahimi, THAAD üretim hattının hantal yapısı. Yıllık üretim kapasitesinin yok denecek kadar az olması ve 2027 ortasına kadar yeni bir teslimat planlanmaması, Washington’ın savunma sanayii kompleksinin "uzun süreli, yüksek yoğunluklu" bir çatışmayı göğüsleyemeyeceğini kanıtlıyor.

Gözlemcilere göre, eldeki veriler net bir gerçeğe işaret ediyor: İran ile başlayacak yeni bir çatışma döngüsü, ABD'nin bölgedeki hava savunma şemsiyesinin nihai ve kalıcı çöküşüyle sonuçlanacak.



Makaleler

Güncel