İsrail güvenlik kaynaklarından sızan verilere göre, ABD’nin İran’a yönelik muhtemel operasyonunda Tel Aviv’in hareket alanı "Amerikan vetosu" gölgesinde kalıyor.
YDH- İsrail Kanal 11 muhabiri Itay Blumenthal, İsrail güvenlik koridorlarında son günlerde yoğunlaşan "Amerikan kısıtlamaları" tartışmasını gündeme taşıdı.
Blumenthal’ın aktardığı bilgilere göre, İsrail askeri ve siyasi kanadı, ABD’nin İran’a yönelik gerçekleştirmeyi planladığı saldırı sırasında İsrail’in bağımsız hareket etmesini engelleyecek bir "veto" mekanizmasına karşı hazırlık yapıyor.
Bu kısıtlamanın, özellikle harekatın "açılış darbesi" olarak nitelendirilen ilk saatlerinde uygulanması bekleniyor.
Haberde paylaşılan analizlere göre, İsrail tarafında bu kısıtlamanın bir istisnası bulunuyor. Eğer İran, İsrail topraklarına yönelik balistik füze saldırısı gerçekleştirirse veya bu yönde somut bir hazırlık tespit edilirse, İsrail Hava Kuvvetleri'nin egemenliğini koruma hakkı devreye girecek.
Bu özgün senaryoda, Amerikalıların İsrail’e İran’ı derhal vurması için "yeşil ışık" yakacağı ve herhangi bir engelleme çıkarmayacağı değerlendiriliyor.
Itay Blumenthal, İsrail ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki koordinasyonun sadece taarruz planlarıyla sınırlı olmadığını, İsrail'in güvenliği için hayati önem taşıyan balistik füze savunması gibi kritik konularda da devam ettiğini belirtti.
Ancak operasyonun doğasına dair belirsizlik sürüyor; açılış darbesinin %100 oranında bağımsız bir Amerikan saldırısı mı olacağı yoksa başka aktörlerin de sürece dahil edilip edilmeyeceği konusunda Washington henüz son kararını vermiş değil.
Haberin en dikkat çekici kısımlarından birini ise operasyonel sürecin belirsizliği ve bunun getireceği ağır fatura oluşturuyor.
Blumenthal’a göre, İsrail güvenlik bürokrasisi, saldırının tam olarak nasıl gerçekleşeceğine dair net bir tabloya sahip olmadığı gibi, henüz başlamamış olan bu savaşın ekonomik ve askeri bedelinin nasıl ödeneceği konusunda da büyük bir belirsizlik içinde bulunuyor.
Blumenthal’ın aktardığına göre, İsrail tarafı şu an için hem operasyonun şekli hem de sonuçları bakımından bir "bilinmezlik" denklemiyle karşı karşıya.