İsrail ordusu, Güney Suriye’nin stratejik öneme sahip Deraa ve Kuneytra kırsallarında zırhlı birlikler ve yoğun hava desteğiyle yeni bir sızma operasyonu gerçekleştirdi.
YDH- Güney Suriye’nin Deraa ve Kuneytra bölgelerinden gelen saha raporları, İsrail ordusuna ait zırhlı birliklerin sınır hattını ihlal ederek Suriye topraklarında operasyonel faaliyetlerini artırdığını teyit ediyor.
Yerel kaynakların aktardığı bilgilere göre, dün gece geç saatlerde Deraa kırsalının batısındaki Yermuk Havzası bölgesinde yer alan Cemle köyü eteklerine giren çok sayıda İsrail askeri aracı ve zırhlısı, bölgedeki varlığını tahkim etti.
Hava sahasında keşif İHA'larının yoğun desteği altında hareket eden İsrail güçlerinin, Cemle köyü çevresindeki tarım arazilerine girerek "Vadi Şirketi" olarak da bilinen Cemle Şirketi sahasında mevzilendiği bildirildi.
Operasyon sırasında bölgedeki herhangi bir resmi veya sivil kurumdan askeri bir direnişle karşılaşılmadığı kaydedildi.
İsrail ordusunun son dönemde Yermuk Havzası’na yönelik sıklaşan bu askeri müdahaleleri, bölge sakinleri arasında büyük bir huzursuzluk yaratıyor. Yerel halk, işgal güçlerinin bölgede "kendisine düşman unsurların varlığı" iddiasını öne sürerek kapsamlı tutuklama operasyonlarına girişmesinden endişe ediyor.
Eş zamanlı olarak Kuneytra hattında da benzer bir askeri hareketlilik gözlemlendi. İki gün önce Cabata el-Haşhab ve Ufaniya kasabaları arasındaki taş ocakları bölgesine 13 zırhlı araçtan oluşan bir askeri devriye ile giren İsrail birlikleri, bölgeden geçen sivilleri denetlemek amacıyla geçici bir kontrol noktası tesis etti. Söz konusu devriyenin, kontrollerin ardından Kuneytra’nın kuzeyindeki Cabata el-Haşhab ormanlık alanına doğru ilerleyerek keşif faaliyetlerini sürdürdüğü belirtildi.
Gözlemciler, Suriye'deki yönetime getirilen Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) örgütünün bu açık sınır ihlalleri karşısındaki sessizliğinin artık sıradan bir diplomatik temkin değil, fiili bir pasiflik anlamına geldiğini vurguluyor.
Egemenlik iddiasında bulunan bir yapının, yabancı bir ordunun zırhlı birliklerle topraklarında mevzilenmesine karşı tek bir caydırıcı adım atmamasının siyasi bir tercih olduğunu belirten uzmanlara göre, sınır hattındaki fiili durumun kalıcılaşmasının önünü açan her sessizlik, gelecekte daha derin toprak ve güvenlik kayıplarına zemin hazırlayabilir.