ABD Kongresi’nde İran çatlağı

img
ABD Kongresi’nde İran çatlağı YDH

Cumhuriyetçi vekil Warren Davidson, Trump’ın İran’a yönelik askeri hamlesine anayasal ve hukuki gerekçelerle karşı çıktı.




YDH- Politico'nun haberine göre, Temsilciler Meclisi'nde çoğunluk parti olan Cumhuriyetçilerin tamamına yakını Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri saldırı kararının arkasında sıralanırken, az sayıdaki muhalif isimden biri Temsilci Warren Davidson oldu.

Eski Ordu mensubu ve altı dönemdir Ohio'yu temsil eden Davidson, Beyaz Saray yetkilileri ile Temsilciler Meclisi'ndeki parti liderliğinin yoğun ikna çabalarına rağmen, İran ile düşmanlıkların sonlandırılması çağrısı yapan yasa tasarısına destek verdi.

Davidson, oylama öncesinde Meclis kürsüsünde yaptığı konuşmada, kararının gerekçesini anayasal vurguyla açıkladı.

Eski Başkan John Boehner'in koltuğunu devralan isim, daha önce “nadiren” Trump'a karşı oy kullanmıştı. Ancak geçtiğimiz cumartesi günü ABD ve İsrail'in ortak saldırılarının hemen ardından savaşın yasal dayanağı konusunda endişeleri olduğunu belirten Davidson, salı günü yapılan bir üst düzey yetkili brifinginin ardından ikna olmadı.

Johnson ile kapalı kapı ardında gergin anlar

Edinilen bilgiye göre Davidson, ertesi sabah kapalı kapılar ardında gerçekleştirilen Meclis Cumhuriyetçi grup toplantısında sert eleştiriler yöneltti. Görüşmelere aşina dört kaynağın aktardığına göre Davidson, Meclis Başkanı Mike Johnson ile savaş konusunda oylama yapılması gerektiği hususunda gergin bir diyaloğa girdi.

Davidson'ın özellikle Johnson'ın bir gece önce gazetecilere yaptığı, savaş yetkileri karar tasarısına oy verecek herhangi bir milletvekilinin "düşmanla" taraf olacağı yönündeki açıklamasını hedef aldığı belirtildi.

Toplantıda anlatılanlara göre, anayasal endişeleri dile getiren Davidson, Kongre'nin bu aşamada devreye girmesine gerek olmadığı yönündeki Johnson argümanına karşı çıkarak, lehte veya aleyhte net bir oylama yapılması gerektiğini savundu.

Toplantıdaki bir Cumhuriyetçi milletvekili, "Warren pes etmiyordu" ifadelerini kullandı. Davidson olayla ilgili yorum yapmaktan kaçınarak, düşüncelerini kamuoyu önünde açıkladığını belirtti.

Massie ile anayasal itifak

Davidson, perşembe günkü İran oylamasında yeniden Thomas Massie ile aynı safta yer aldı. Habere göre, iki isim de yönetimin Kongre'ye danışmaması ve askeri harekat için kamuoyu önünde gerekçe sunmaması konusunda anayasal endişelerin yanı sıra yeni bir dış savaşa girilmesine yönelik daha esaslı itirazlar dile getiriyor.

Davidson, salı günü gazetecilere yaptığı açıklamada, "Anayasal sıra, bir saldırı yakın olmadıkça halkı savaştan önce bilgilendirmendir. Yakınlık da, 47 yıllık bir süreçte olan bir şey değil, anlık bir tehdit anlamına gelir" dedi.

Politico'ya göre, bu yaklaşım, Johnson'ın söylemiyle tam bir tezat oluşturuyor. Johnson, saldırılar devam ederken Trump'ın savaş yetkilerinin sınırlandırılmaya çalışılmasını "tehlikeli" olarak nitelendirirken, Trump'ın Kongre onayı olmaksızın Ortadoğu'da genişleyen bir savaşı yürütme konusunda "yasal yetkisi dahilinde" olduğunu savunuyor.

Davidson ayrıca, yönetim yetkililerinin savaşın gerekçesine dair kamuoyu önündeki açıklamalarını da eleştirdi. Özellikle Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun, ABD'nin, İsrail'in planladığı bir saldırıya karşılık İran'ın Amerikan varlıklarına misilleme yapacağını öngörerek önleyici harekat düzenlediği yönündeki argümanını "endişe verici" olarak nitelendirdi.

Salı günkü brifing öncesinde Başkan Trump'a şans tanıdığını belirten Davidson, "Başkan Trump, aday bile olmadığı dönemden beri İran savaşına şüpheyle yaklaşan biriydi. Onu ikna eden bir şeyler olmuştur. Ben de brifinge ikna edici bir şey bulacağım varsayımıyla gidiyorum" demişti. Ancak bir gün sonra Trump'ı sınırlandırma yönünde oy kullanacağını açıkladı ve bu kararını kişisel değil, “ilkesel” terimlerle ifade etti.

Davidson, çarşamba günü Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:

"Bu tartışma bazıları için İran'da savaşıp savaşmamamız gerektiğiyle ilgili olacak. Benim için tartışma daha temel: Birleşik Devletler başkanı, makamı kim işgal ederse etsin, istediğini yapma yetkisine sahip midir? Anayasamız bunu söylemiyor."

 



Makaleler

Güncel