İran hava savunmasının İsrail’e ait Hermes İHA’larını düşürdüğü açıklanırken, e-Cezire’ye konuşan askeri uzman bunun “elektronik harpte yeni bir aşamaya” işaret ettiğini belirtti.
YDH- İran Devrim Muhafızları, İsrail’e ait Hermes sınıfı insansız hava araçlarının düşürüldüğünü duyurdu. Açıklamalarda söz konusu İHA’ların İsfahan, Humeyn ve Hürremabad şehirlerinde hedef alındığı bildirildi.
İran hava savunmasının İsrail’e ait bu tür insansız hava araçlarını düşürdüğüne ilişkin açıklamaların art arda gelmesi, Tahran ile Tel Aviv arasındaki tırmanan gerilim sırasında İran’ın karşı hava operasyonlarının kapsamının genişlediğine işaret ediyor.
El-Cezire’ye açıklama yapan ulusal güvenlik uzmanı ve askeri analist Tümgeneral Muhammed Abdülvahid, gelişmelerin yalnızca hava savunma faaliyeti olmadığını, aynı zamanda elektronik harp boyutu bulunduğunu söyledi.
Abdülvahid, İran’ın bazı durumlarda İHA ile operatör arasındaki iletişim sistemine müdahale edebildiğini belirterek bunun Tahran’a “bu gelişmiş teknolojilerden yararlanmak için geniş bir alan açtığını” ifade etti.
Hermes 900’ün teknik özellikleri
Abdülvahid, Hermes 900 modelinin İsrail’in en gelişmiş insansız hava araçlarından biri olduğunu söyledi. Bu İHA’nın 2017 yılında resmen hizmete girdiğini, ancak ilk kez 2014’te Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılar sırasında kullanıldığını belirtti.
Söz konusu İHA’nın İsrail merkezli Elbit Systems şirketi tarafından üretildiğini belirten askeri uzman, İsrail Hava Kuvvetleri’nde bu sistemin “Kochav” adıyla bilindiğini ve bu kelimenin İbranice’de “yıldız” anlamına geldiğini kaydetti.
Hermes 900’ün 36 saate kadar havada kalabildiğini ve farklı sensörler ile yükler taşıyabildiğini ifade eden Abdülvahid, buna rağmen sistemin bazı teknik zayıflıkları bulunduğunu söyledi.
Abdülvahid, İHA’nın “orta irtifada uçması ve hızının 200 ila 250 kilometre arasında değişmesi” nedeniyle radarlar tarafından kolay tespit edilebildiğini belirtti. Kanat açıklığının yaklaşık 15 metre olduğunu ifade eden askeri uzman, bu büyüklüğün de hedef alınmasını kolaylaştırdığını söyledi.
Uzman, son dönemde İran hava savunma sistemlerinde önemli bir gelişim yaşandığını ve bunun bu tür İHA’ların düşürülmesini mümkün kıldığını dile getirdi.
İletişim sistemine müdahale
Abdülvahid, Hermes İHA’larının karmaşık bir iletişim sistemi üzerinden kontrol edildiğini belirtti. Bu sistemlerin uydu bağlantıları ve Tel Aviv’de bulunan yer kontrol istasyonları üzerinden yönetildiğini söyledi.
Askeri uzman, İran’ın bu iletişim sistemlerine müdahale edebildiğini belirterek Tahran’ın “operatör ile İHA arasındaki şifreli iletişimi kırmayı başardığını” ifade etti.
Bu müdahalenin İran’a “İHA’yı yönlendirme veya kendi topraklarına indirme imkânı” sağlayabildiğini belirten Abdülvahid, bazı İHA’ların bu şekilde “neredeyse sağlam durumda ele geçirildiğini” bildirdi.
Abdülvahid, ele geçirilen İHA’ların İran’daki araştırma merkezlerinde incelendiğini belirterek bu sürecin “tersine mühendislik açısından önemli bir fırsat” oluşturduğunu söyledi.
Elektronik savaşın yükselen rolü
Askeri uzman, modern çatışmalarda yalnızca füze ve bombaların değil, elektronik harp kapasitesinin de belirleyici hale geldiğini vurguladı.
Abdülvahid, İran’ın bu alandaki başarısının “bölgedeki güç dengelerinde önemli bir değişime işaret edebileceğini” belirtti.
Uzman, ele geçirilen sistemlerin analiz edilmesinin İran’a gelişmiş sensörler, radar sistemleri ve yazılım teknolojileri konusunda önemli bir avantaj sağlayabileceğini söyledi.
Çatışmada yeni bir aşama
Abdülvahid, gelişmelerin İsrail’in hava üstünlüğüne dayanan askeri stratejisini etkileyebileceğini ifade etti.
Askeri uzman, İran’ın elektronik harp alanında elde ettiği kazanımların “İsrail’in insansız hava araçları konusundaki teknolojik üstünlüğüne yönelik ciddi bir meydan okuma” anlamına geldiğini söyledi.
Abdülvahid ayrıca, bu gelişmelerin İsrail’in insansız hava aracı ihracatının uluslararası alandaki itibarını da etkileyebileceğini dile getirdi.
Uzman, bölgedeki çatışmanın giderek daha fazla teknoloji ve elektronik sistemler üzerinden yürütülen bir rekabete dönüştüğünü belirterek bunun “bölgede yeni ve tehlikeli bir teknolojik silahlanma yarışını hızlandırabileceğini” ifade etti.